banner164

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Merhabalar değerli tarih dostları

Önceki yazımızda Demokrat Parti’nin 1950 yılındaki seçim başarısı ve sebeplerini anlatmıştık. Bu yazımızda da 1954 seçimlerine dair anekdotları anlatmaya devam edeceğiz.

1950 sonrası ülkemizin dış konjonktürü ve buna bağlı olarak DP’nin icraatlarını anlayabilmek için biraz geriye II. Dünya Savaşı yıllarına dönmemiz gerekiyor. Bildiğiniz üzere Türkiye II. Dünya Savaşı’na girmemişti. Bu yüzden Sovyetler Birliği ile ilişkileri bozulmuştu. Savaş sonrası Sovyetler Birliği’nin Boğazlar ve Doğu Anadolu’da hak iddia etmesi sonucu, Batı’ya yaklaşmak zorunda kalmış fakat beklediğimiz desteği de alamamıştık.

İşte bu ortamda 1946 yılı baharında ABD bir kurtarıcı(!) olarak sahneye girdi. İstanbul Boğazı’na giren Amerikan Missouri Zırhlısı artık Türkiye’nin yalnız olmadığını dosta düşmana müjdeliyordu. Şerefine pullar bile bastırdığımız Missouri Zırhlısı’nın ardından 12 Temmuz 1946’da imzalanan antlaşma ile ABD’den 100 milyon dolarlık askeri malzeme aldık. Sonra Marshall planı devreye girdi 10 yılda 3 milyar dolar daha yardım aldık. Yıllar içerisinde ABD ile peyderpey yapılan anlaşmaların tümü askeri veya ekonomi alanında değildi. 27 Aralık 1949’da Türkiye-ABD hükümetleri arasında, başkanlığını ABD’nin yürüttüğü bir eğitim komisyonu bile kurduk…

Tüm bu anlaşmalara rağmen Türkiye siyasal anlamda hala yalnızdı. NATO başvurularımız kibarca reddediliyordu.  Bu yüzden Menderes hükümeti görevi devraldıktan sonra ilk dönemlerdeki tüm stratejisini Batı’ya yakınlaşmak ve NATO’ya üye olabilmek üzerine yaptı. 1950 sonunda Kore’ye 4500 kişilik Türk Tugayı’nı göndermemiz bile tam olarak işe yaramadı. Dünya Kore’de Türk ordusunun başarısını konuştu ama ABD’nin İngiltere ve Fransa’yı ikna(!) etmesiyle Türkiye’nin NATO’ya girmesi için iki yıl daha geçmesi gerekti.

1950 seçimleri sonrası iç politikaya göz atacak olursak, aynı yılın sonbaharında gerçekleşen yerel seçimlerde, DP müthiş bir zaferle CHP’li 600 belediyenin 560 tanesini kazanmıştı. Menderes artık daha da güçlenmiş ve kabinesini yenilemişti.

Hatırlayacağınız üzere önceki yazımda 1950 seçimlerinde DP'yi iktidara taşıyan en önemli iki faktörden birinin ekonomi olduğunu söylemiştim. DP iktidara gelince bunun bilincinde olarak,  ilk aşamada tarımsal üretimi canlandırdı ve tarımda makineleşmeye ağırlık verdi. Prof. Dr Kemal Karpat’ın bu konuda verdiği rakamlara göre 1951 yılında Türkiye’de 10.000 traktör varken bu sayı 1954 yılında 40.000’ne ulaşmıştı. Sonuç olarak Türkiye’de tarımsal üretim patlamış, 1953 yılında buğday üretiminde dünya dördüncüsü olmuştuk. 

Seyhan nehri üzerine kurulacak baraj ile Çukurova şenlenecek ve pamuk üretimimiz de beşe katlayacaktı. Bu baraj için 40 milyon dolara ihtiyaç vardı. Dünya Bankası kredi isteğimize “Hayır” cevabı verirken devreye Başkan Truman girmiş ve ABD Türkiye’ye 25 milyon dolar kredi sağlamıştı. Baraj inşaatının sorumluluğu ise o yıllarda genç bir mühendis olan Süleyman Demirel’e verilmişti.

DP bu hamleleri ile hem ekonomiyi canlandırmış hem de köylünün yüzünü güldürmüştü. Gittikçe güçlenen DP aynı zamanda antidemokratik hatalar yapmaktan da geri durmuyordu Örneğin geçmişte CHP’nin iktidar imkânları ile halktan oy topladığını savunan DP, 1950 seçimleri sonrası aynı hataları kendisi de yapmaya başlamıştı. Radyo’nun devlet tekelinde olmasını eleştirirken, iktidar sonrası radyo’yu kendi tekellerine almakta gecikmemişler, ceza kanununda yapılan değişiklik ile bakanlar hakkında basında küçük düşürücü haberler yayımlanmasını yasaklamışlardı.

DP,  CHP’yi halkın dini inançlarına baskı yaptığı gerekçesi ile sürekli eleştirirken, münferit de olsa DP’lilerin de bu konuda hataları oluyordu. Bu konuda ilginç bir örnek ise Seydişehir’de yaşanmıştı. Mengene Gazetesi’nin 18 Ekim 1952 tarihli haberine göre Seydişehir’in DP’li Belediye Başkanı Osman Erkan, ilçeye gelecek olan vali ve milletvekillerini daha görkemli bir törenle karşılamak için ezanın vaktinde okunmasını engellemişti.

DP 1954 seçimleri öncesi Konya merkez ve birçok ilçede geniş katılımlı mitingler düzenlemiştir. 23 Nisan 195’ de Seydişehir’de gerçekleştirilen açık hava toplantısına Yeni Meram Gazetesi’nin verdiği rakama göre 5 bin kişi katılmıştı.

Dilerseniz biraz da muhalefet partilerinden bahsedelim.

Geçmişten beri gayet ılımlı seyreden DP –CHP ilişkisi Menderes’in Halkevleri’ nin mülkiyetlerini CHP’den alıp devlete devretmek istemesi ile bozuldu. Halkevleri CHP’den alınıp devletin bünyesine geçti.  Ama iş burada kalmadı. 1953 sonlarına doğru DP, CHP’nin tek parti döneminde edindiği tüm mal varlıkları ve gayrimenkulleri haksız kazanım saymış ve hazineye devrini istemişti. Menderes, CHP’nin de diğer partiler gibi her şeye sıfırdan başlamasını istiyordu. Çıkarılan kanun ile CHP Genel Merkez binası hazineye devroldu, bundan sonra DP ve CHP’nin arası hiçbir zaman iyi olmadı…

CHP Konya il teşkilatına dönecek olursak, 1954 seçimleri öncesi partiye yeni üyeler kazandırabilmek için il teşkilatı ilginç yöntemler de denemiştir. Yeni Meram Gazetesi’ nin 9 Mart tarihli haberine göre, seçimler öncesi bir grup CHP’li Kapu Camii eski müezzinini de yanlarına alarak Sille Tat Köy camiinde Kuran-ı Kerim ve Mevlüd okutmuştu. Buraya kadar her şey normalken, cami çıkışı, CHP’lilerin köylüden CHP’ye üye olmalarını istemeleri üzerine ortalık karışmıştı. Köylüler “Baştan sona Demokrat olduklarını” söylemişler ve CHP’ye üye olmamışlardı.

1954 seçimleri yaklaştıkça partiler adaylarını açıklamaya başlamış CHP’den milletvekili aday adaylığına ilk başvuruyu Seydişehirli Prof Dr Sadi Irmak yapmış, fakat  on gün sonra adaylıktan çekildiğini açıklamıştır.  Başvuranlar arasında Seydişehirli tanıdık diğer bir isim Enis Şanlıoğlu’dur. Şanlıoğlu 1954’de Konya’dan CHP Milletvekili adayı gösterilmiş fakat seçilememiştir.

Bir diğer muhalefet partisi Türkiye Köylü Partisi, DP’den ayrılan milletvekilleri tarafından 1952 de kurulmuştur. Partisinden ihraç edilen Ilgın Belediye Başkanı ve Bozkır DP ilçe teşkilatı partilerinden istifa ederek TKP’ ye geçmişlerdir. TKP Konya’da iki miting yapmış ve milletvekili aday adayı bulmakta zorluk çekmiştir.

Millet Partisi; 1948 yılında Mareşal Fevzi Çakmak Paşa tarafından kurulmuştur. Konya il teşkilatı 1950 yılında kurulmuş, il başkanı Bozkır-Ahırlı doğumlu Avukat Galip Bilge olmuştur.

Gürses Gazetesinin 24 Kasım 1950 tarihli haberine göre Seydişehir MP ilçe yönetim kurulu şu isimlerden oluşmuştur. Başkan; Av. Necip Akbaş. Başkanvekili; Kemal Duranoğlu (Çiftçi).Muhasip; Mehmet Kürük (Tüccar) . Sekreter; Kemal Ayhan (Arzuhalci).  Üyeler; Emin Ünan (Tüccar), Hüseyin Özsoy (Kunduracı) , Tevfik Yavuz (Çiftçi) , Hacı Şenaslan (Bakkal),  Ali Ulutaş ( Tüccar)

Partinin 1952 yılı kongresinde bazı partililerin Atatürk’ün kabrine çiçek koymayı reddetmesi ile başlayan anlaşmazlıklar 29 Haziran 1953 tarihli kongrede daha da büyümüş, partinin “Atatürk ve devrimlerine karşı” olduğunu ileri süren kırk kadar üye partiden çekilmiş, bu beyanatları ihbar sayan savcılık parti hakkında soruşturma başlatmış ve 1954’ün başında parti kapatılmıştır. Parti kısa süre sonra Osman Bölükbaşı başkanlığında Cumhuriyetçi Millet Partisi ismi ile yeniden kurulmuştur. Osman Bölükbaşı 1954 seçimlerinde Konya’dan aday olmadığı halde Konyalı seçmenden 4000 oy almıştır.

Seçimler öncesi partilerin durumu kısaca böyleydi. Gelelim seçimlere…

Seçimler ülke genelinde %88’lik bir katılım oranıyla 2 Mayıs 1954 günü gerçekleşmiştir.  DP ülke genelinde oyunu %3 artırarak %56.6 oy oranı ile 503 milletvekilliği, CHP %5 oy kaybı ve %34.7 oy oranı ile 31 milletvekilliği, CMP ise %5 oy oranı ile 5 milletvekilliği kazanmıştır. DP’nin bu oyu çok partili seçim sistemi boyunca alınmış en yüksek oy oranı olarak tarihe geçmiştir.

Konya’da ise seçimler, %90 katılım oranı ile gerçekleşmiş DP %53, CHP %35, CMP %10, KP %2 oranında oy almıştır. Konya’da 19 milletvekilliğinin tamamını DP’li adaylar kazanmıştır.

Milletvekili Saffet Gürol 1977 yılında gazeteci Emin Karakuş’a verdiği bir röportaj da 1954 seçimleri ile ilgili ilginç bir anekdot aktarmıştır. 1950 seçimlerinde Konya’da DP’ye oy vermeyen yerlerden birisi de o tarihlerde bucak statüsünde olan Kulu’dur. DP Konya milletvekilleri, neden oy vermediklerini öğrenmek için Kulu’yu ziyaret ederler.  Ziyaret esnasında bir kahvehanede toplanan halk, milletvekillerinden tohumluk buğday, kredilerde kolaylık sağlanması, eczane yapılması,  yolların asfaltlanması ve son olarak da Kulu’nun ilçe olmasını talep ederler. Bu isteklerin tamamı 4 yıl içerisinde yerine getirilir, hatta Kulu 1954 yılında ilçe de yapılır. Fakat 1954 seçimlerinde Kulu halkı takdirini yine CHP’den yana kullanır.

1954 seçimlerinde bunun tersi örneklerde olmuştur. Seçimlerde Osman Bölükbaşı’na oy verdiği için Kırşehir ilçe statüsüne düşürülmüş ,ilçeleri ile Nevşehir il yapılmıştır. Yine aynı sebeple İsmet İnönü’nün memleketi Malatya ikiye bölünmüş ve topraklarının bir kısmı ile Adıyaman il yapılmıştır.

1954 seçimleri sonrası Konya’dan seçilen DP milletvekilleri ve doğum yerleri şu şekilde sıralamıştı.

1) Tevfik Fikret BARAN;  1912- Seydişehir. Bir çok yerde hakim ve savcılık yapmıştır. 1970 de vefat etmiştir, mezarı Seydişehir’dedir.

2 )Mustafa BAĞRIAÇIK; Çumra.  3) Mehmet Rüştü  ÖZAL; Karatay 4) Mekki Keskin; Beyşehir

5) Ragıp ATADEMİR; Konya 6) Reyhan GÖKMENOĞLU; Beyşehir 7) Ahmet KOYUNCU; Bozkır

8) Remzi BİRAND; Karaman.   9) Ziyad EBUZZİYA; İstanbul.  10) Hidayet AYDINER; Taşkent.

11) Sıtkı BURÇAK; Erzurum 12) Muammer OBUZ; Konya. 13) HimmetÖLÇMEN; Konya- Sille

14) Tarık KOZBEK; Edirne 15)Halil ÖZYÖRÜK; İzmir 16) Fahri AĞAOĞLU; Şarkikaraağaç

17)Muhittin GÜZELKILIÇ; Meram 18) Sebahattin SÖNMEZ; Kastamonu 19) Abdi ÇİLİNGİR; Ermenek

 

1957 seçimleri ile devam edeceğiz. Yeniden görüşmek dileğiyle…

Muhammed Kemal Erdem

Youtube : @mkemalerdem İnstagram /Fbook: @eski_seydişehir&  @eski_konya

 

  • Yararlanılan Kaynaklar;        
  • Prof. Dr Kemal Karpat, Türk Demokrasi Tarihi, Timaş Yayınları, 2010
  • Ömer Akdağ, Konya’da Çok Partili Dönem Genel Seçimleri , Palet Yay, 2011
  • Mehmet Ali Birand, Demirkırat, Can yay 2016
  • Prof. Dr Rıdvan Akın,Türkiyenin Siyasal Gelişmeleri 1923-2018, Nora Kitap 2022

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.