BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Ayların en güzelidir Eylül, en hüzünlüsü…

Gitmeler biriktirir sinesinde ve habersiz gelmeler. 

Hazan vurur yaprak düşer dalından, dal üzgün, yaprak pişman

Toprağa düşen yaprağın gözyaşı ve ansızın gitmelerin hüznü ondadır. Ayrılığın habercisi Vargit’in burukluğu, güz çiğdemlerinin acısı ondadır.

Sahibini bulmayan güllerin kurusu, bardakta soğumuş çayların acısı ondadır.

Verilmiş sözlerin, yorulan gözlerin yorgunluğu ondadır. Bir kadının ansızın çıkıp gelişinin mutluluğunun hüzünlü tarifi ondadır. 

Sararmış cümlelerin demi ondadır.  Masalara kazınmış kalplerin yalnızlığı, uykusuz gecelerin sabahı ondadır.

Uzun parmaklı narin ellerin sıcaklığı, rüzgarda uçuşan saçların kokusu, bir ağaç altında, eski bir yaylada içilmeyen çayların tadı ondadır.

Biraz acı, biraz hüzün, biraz keder, biraz hasret. Biraz da şiirdir Eylül. Şairler en güzel şiirlerini yazmak için Eylül’ü beklermiş.  Eylül’ü yazarlarmış satırlarında.

“Bir eylül gecesinde, üşümüş gözlerim ve ben

Boş bir bardakla çalarız kapını.

Var mıdır?

Boş bardağı doldurup, gözlerimi ısıtacak koca bir yürek” demiş yalnızlığın eylülündeki şair.

Derler ki en çok çay yakışır Eylül’e . Masa da iki bardak ve ellerin olsun. Çayımın şekeri, ağzımın tadı Eylül.

Her ömrün bir eylülü vardır, benimkisi sen.

Güz çiğdemleri açtı gönlümde bir bilsen.

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.