16 Eylül günü uçakla indiğimiz Lyon?da beni Türk derneği görevlisi aldı.Lyon?a
Arabaya binince evrak torbasındaki yazılı belgeleri şöyle bir karıştırdım.
Aralarında 20 şer km. olan üç ayrı yerleşim yerini dolaşarak derslerimi verecektim.Yol boyunca Hem dernek yetkilisi Mustafa Beyle konuşuyor hem de iklim ve tabiatı gözlemliyor, Türkiye ile karşılaştırmalar yapıyordum.İlginçtir nedense her şeyi (ağaçları,arabaları,doğayı,insanları,marketleri,fiyatları?)Türkiye?dekilerle karşılaştırıyordum.Yol boyunca gördüğüm iklim şartları bizim Rize iklimini andırıyordu.Sisler içindeki pek yüksek olmayan dağlar,buraya serpiştirilmiş evler, köyler kasabalar.Yer yer ince hafiften, sicim gibi bir yağmur yağmakta.Bu yağmurların etkisiyle tabiat da inadına yeşil,toprak rengini göremiyorsunuz.İki renk hakim doğada: Yeşil ve koyu gri.Ama bu iki renk sanki beni boğuyor, sıkıyor ve karamsar yapıyor.Çok sevdiğim yeşil rengin güzelliği de diğer renklerin var oluşundan kaynaklanıyormuş meğer.
Beni Lyon?dan alarak Egletons?a getiren Mustafa Çabuk dernek yönetiminde görevli efendi,sakin ve bilinçli bir gençti.Doğruca onun evine indik.İfar da yakındı.Diğer dernk yetkilileri başkan Mikail Gürses ve Hakkı Çabuk da geldiler.Kısa bir tanışmadan sonra misyonumu ve hedeflerimi anlattım onlara.Sonraki günlerde bu geçlerin çok yardımını gördüm. Bunu burada zikretmeliyim ve kendilerine teşekkür ediyorum.
Çoğunluğu Yozgatlı olan 150 kadar Türk ailesi yaşıyor burada.Yaklaşık 700 Türk nüfusu var ki kasabanın % 20 sini oluşturuyorlar. İftar yemeklerinde,teravih namazlarında,bayram namazında ve bayram yemeğinde buluştuk bu insanlarla.Gurbete geldiğimi hissettirmeyen bu insanlar, kendilerine yakın buldular beni yaşam tarzı ve düşünce açısından.Sevindiklerini her fırsatta açıkladılar.İnşallah güzel günler geçireceğiz bu insanlarla ve güzel hizmetler yapacağız.
İbrahim Küçük
Türkçe ve Türk Kültürü Dersleri Öğretmeni
