2 Şubat 2026, Pazartesi
16:44
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Egletons şehrindeki ilk günlerim,benim için şehri ve şehrin sosyal yaşantısını tam bir gözlemleme fırsatı verdi.Çünkü göreve başlamam için Fransız milli eğitiminden atama kararnamem henüz gelmedi. Bu boşlukta ben de şehri geziyorum ve gözlemliyorum.  Gezip gördükçe de Türkiye ile kıyaslamalar yapıyorum.

 

                 Egletons küçük bir yerleşim birimi ama yine de ortaçağdan kalma bir çekirdek şehir var ve buraları daha çok dolaşıyorum.Bu merkez tamamen tarihi taş yapılardan oluşuyor.Kiliseler.yönetim binaları,evler,askeri yapılar,2.dünya savaşında hasara uğramış ama ibret olsun diye onarmadıkları bir kale?Fotoğraflarda veya bazı filmler gördüğümüz dik çatılı,çatıları pencereli,siyah kiremitli evler ve diğer binalar?Gotik ve Barok mimarinin karışımı bu yapılar dar ve eğri büğrü sokaklar boyunca uzanıyor.İşte bu sokakları arşınladım birkaç gün boyunca.

 

                Belki çok kişi tarafından beğenilen,imrenilen,çok güzel bulunan  bu binalar bana o kadar soğuk ve sevimsiz geldi ki anlatamam.Hele üst üste yığılmış kocaman

 taşlarla inşa edilmiş bir merkezi kilise var ki çok itici geldi bana.Bende hiçbir beğenme duygusu oluşturmadı.Binalardaki keskin çizgiler,gereksiz büyüklük ve yükseklik inanın insanda bir hayranlık duygusu oluşturmuyor bilakis sizi de itiyor.Bizim Selçuklu ve Osmanlı mimarisi ile inşa edilmiş camilerimiz ve diğer tarihi eserlerimiz ne kadar zarif ve ince,yuvarlak çizgilerle yapılmış ki insanı içine alıp bir tarihi yolculuğa çıkarır.Bu binaların cazibesi.                                                                                                                                         

              Yıllar önce bir okul gezisine götürdüğüm kız öğrenciler Bursa?da ilk defa gördükleri  Emir Sultan  külliyesinde hayranlıktan ve biraz da dini ve milli duygulardan ötürü göz yaşı dökmüşlerdi.Yine Edirne?de  Selimiye Camii?ni gezerken Ana kubbenin tam altına sırtüstü boylu boyunca uzanarak yatan bir turisti görmüştüm.Sonra yarım İngilizcemle neden böyle yattığını sorduğumdu şuna yakın bir cevap vermişti:Böyle yapınca caminin ihtişamını ve güzelliğini daha iyi izliyorsunuz ve hayranlığınız bir kat daha artıyor.Muhteşem,muhteşem?demişti.

                

                Bizim Amasya?da ,Safranbolu?da, İstanbul?da gördüğümüz o ahşap evlerde gördüğümüz zarafet ve incelikten eser yok bu evlerde.Velhasıl sevgili okurlar batının insanı gibi mimarisi de bana çok soğuk geldi.

     

                Bir dahaki yazıda görüşmek üzere hoşça kalın.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı