10 Nisan 2026, Cuma
06:35
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

            “Yarabbi,Müslümanlara zulmeden İsrail’i kahhar ismi şerifinle kahreyle.  Yarabbi, Boşnak Müslümanlara zulmeden Sırpları kahreyle.  Doğu Türkistanlı Müslümanları öldüren Kızıl Çini, Müslümanları diri diri yakan Hinduları, Çeçenlere zulmeden Moskofları,  dünyadaki Müslümanları katleden ve birbirine kırdıran Amerika’yı kahreyle Yarabbi.”

            Elli  küsür yaşını geçtim. Bu tür duaları imam olarak cemaatin önünde, cemaat olarak imamların arkasında, son zamanlarda da sosyal medyada çok yaptım veya dinledim. Kabe imamının internette yayınlanan duasından etkilendim.

Yukarıdaki dualara dünyadaki hiçbir müslümanın  amin demeyeceğini zannetmem. Böyle bir duayı yapmayanımız da yoktur.

            Sonuç…   On yıllardır yapılan dualar sonuç vermiyor. Değişen bir şey yok. Dünyada ezilen, hor görülen, sömürülen, insan yerine konulmayan, yine maalesef Müslümanlar.

            Bu işte bir yanlışlık var. Ya bizim dualarımızı Allah kabul etmiyor, ya bizde samimi dua edecek kalp yok, ya dünyada duası kabul edilen Müslüman yok, ya da müslümanların “dua “algısında bir yanlışlık var.

              Dua bizim yaptığımız gibi yapılmaz. Bazılarınızın “Allah iptal etmez erteler” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ama o Allah’ın işi, biz sünnetullaha bakalım, ayrıca Allah Resulü’ne bakalım, hangi dualara Allahın anında cevap verdiğine bakalım.

               Nedir dua?  Dua insanın kibirden vazgeçip Allah’ın mutlak kudretini ve merhametini kavramaktan doğan bir boyun eğmedir. Allah kainat nizamına fert ve toplumların bağlı olduğu zorunlu yasalara (sünnetullaha)  ters düşmeyen duaları kabul edeceğini vaad ediyor. Dua insanın kendi ihmallerini tamamlayan bir ikbal kapısı değildir. İnsan kendi sorumluluğunu yerine getirdikten sonra Allahtan yardım dileyebilir. Kurandaki dua örneklerine bakarsak bunu görürüz(1)

              Biraz açalım bu tanımı. Allah Rasulu zırhını giyip kılıcını taktı savaş meydanına gitti. Orada yardım etmesi için Allah’a yalvardı. Fatih İstanbul’u fethedince Hocası “Allah’ın inayeti dualarımızla birleşti “ deyince Fatih, kılıcını göstererek “ fakat bunun hakkını da inkar etmeyelim hocam “ demiş.

Bosna- Hersek’te Nato güçleri Bosnalıların  ellerindeki silahları “sizi koruyacağız” deyip topladılar. Sonra da Sırp kasaplarına geçit verdiler. Katliam başlayınca A. İzzet Begoviç “Şu an elimizde Sırplara karşı koyacak bir çakı bıçağımız bile yok silaha şiddetle ihtiyacımız var” diye feryat ederken Türkiye’de “haydi bu gece uyumayıp Bosna için duaya kalkın” diye yankı bulmuş ve binlere insan dua etmeye kalkmıştı.  Acaba Sırp kasaplarını bu dualar mı; yoksa daha sonra özellikle Türkiye Müslümanlarının önderliğinde dünya Müslümanlarından toplanan parayla alınan silahlar mı durdurmuştu?

                 Öyleyse dua, bir eylemdir herhangi bir işin  gereğini yapmaktır

                 Emeviler iktidarlarını meşrulaştırmak için “bu çektikleriniz sizin kaderinizdir, takdir eden Allah’tır kaderinize karşı gelerek günaha girmeyin” dediler o dönemden sonra maalesef Müslümanlar başlarına gelen musibetleri dua ederek bertaraff etme yoluna gittiler. Kolaydı her şey. Gereğini yapmak yerine” Allah belasını versin” de geç . Oysa Allah Kuran-ı Kerim’de “ Kaderiniz kendi ellerinizde” (Yasin 36 ), “ Herkesin kaderi kendi boynuna dolanmıştır.” (İsra 13) buyuruyor.                  Öğrenci derse çalışmıyor, annesi kadınları toplayıp pirince salavat çekip üflüyor, zannediyor ki  o pirinci yutunca çocuk sınav kazanacak. Yok öyle beleş.  Öğrenci için en büyük dua oturup adam gibi çalışmak sonrada Allah’tan yardım dilemektir.

              İyi düşünelim dua edilen makam, her şeyi  bizden iyi bilen, gören, insana şah damarından yakın olan Allah’tır. Biz eyleme geçersek Allah bize yardım eder, o bizimle beraberdir. Yoksa sümme haşa dua ettiğimiz makam biz yatırken bizim yapmamız gerekenleri yapacak hizmetli, bizim yerimize savaşacak asker, ilim tahsil edecek öğrenci, işçimiz,dadımız değildir.

               Şimdi dualar daha da kolaylaştı. Yetenekli bazı arkadaşlar güzel güzel yazılar yazıp süslü süslü tablolar yapıp sosyal medyada paylaşıyorlar. Benim gibiler de yumuşacık koltuklarında bunları okuyup beğeniyoruz,  hatta cihat aşkımız kabarıp paylaşıyoruz.

                Dileyelim ki Cenabu Hak Kıyamet gününde bizim sanal alemdeki  dualarımıza karşılık sanal bir cennet vermesin.

  1. Kurandaki dua ayetlerinden bazıları  :  Fatiha  1-4, Felak 1-5, Nas 1-6 ,Araf 155, Furkan 74 , Furkan 77 , Hud 45 , Mü’min 60      ( Özellikle Hud suresi 45-46 VE Hud suresi 74-76. Ayetlerini  okumanızı  öneriyorum. Allah, sünnetullah’a uygun olmayan duaları kim yaparsa yapsın kabul etmiyor.)

          Allah’a emanet olunuz.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı