22 Nisan 2026, Çarşamba
19:25
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

 


Allah selamet versin Bahaddin PASLI üstadın “ Şiir Şiir Seydişehir “ kitabını zaman zaman açar yeniden okurum. Okurken de bazen düşünür bazen de katıla katıla gülerim. Şakir Emmi’nin hikayesini de o kendine has üslubuyla anlatmış .

            Şakir Emmi demlenmiş, zil zurna sarhoş olmuş, paltoya sarınmış, kış günü eve doğru gitmeye çalışıyor. Bunu  gören iki kişi girip koluna yolda belde düşüp kalmasın eve götürelim derler. O zamanlar hala insanların birbirine yardım etmeyi görev bildikleri zamanlarmış. Ama Şakir Emmi sağlamcı adam. Her ihtimale karşı kar yağar, tipi eser yollar kapanır, çarşıya çıkılır çıkılamaz neme lazım deyip paltonun cebine yedek bir şişe atmış. Eee gün görmüş adam kendisine yardım edenlere bir ikramda bulunmasa olmaz tabi . Çıkarmış cebinden yedek şişeyi ısrar etmiş dostlarına birer fırt çekin diye. Biraz nazlandılarsa da  Şakir Emmi’nin ısrarlarına dayanamayıp(!) birer fırt çekmeyi kabul ederler. Bu işten anlayanların dediğine göre bitmez fırtlar, bir daha , bir daha… Nihayet şişenin dibi görününce bizim yardımseverlerin de Şakir Emmi’den farkı kalmaz. Yerde yatan Şakir Emmi’nin paltosunun kollarından tutup güç bela götürürler eve. Kapıyı çalıp yengeye “ Yenge yıkılıp kalmış yolda ,soğukta kalmasın diye getirdik eve şuna mukayyet ol “ deyip içeriye doğru itelerler paltoyu. Bizim yardımseverler çıkınca kapatır kapıyı yenge hanım kaldırır paltoyu , aman Allah’ım yok paltonun içinde Şakir Emmi. Meğer yolda gelirken düşürmüşler paltonun içinden Şakir Emmi’yi.

                     ………………………………………………………………………………………………………………………………………………

               Rahmetli bir dayı vardı bizim.  Can yoldaşını da alır yanına traktöre biner tarlaya giderler. Çalışırlar akşama kadar karınca kararınca. Gün dağa dayanınca  “Hanım gidelim bee yeter bu kadar” Der. Dayı traktörü çalıştırır seslenir yengeye “tak şu römorku da gidelim” , “ hemen” der yenge davranır arabanın okuna yapışır, ama ağırdır mübarek ,ha dedin mi hemen takılmaz ki. Yenge uğraşırken takayım diye Dayı basar gaza nasıl olsa takmış arabaya binmiştir düşüncesiyle. Düşer yola tam gaz. Yenge seslendiyse de duyuramaz sesini. Akşam olmuş hava kararmıştır. Dayı karanlıkta gelir evin önüne durdurur traktörü, seslenir hanıma “sal arabayı” bu arada da döner bakar arkaya ,aman Allah’ım ne araba var ne hanım. Görünmeden çocuklara hemen geldiği yoldan geri döner. Giderken yol kenarlarındaki çukurlara da dikkat etmektedir acaba yolda bir sarsıntıda araba kurtulup traktörden bir yerlere devrilmiş olabilir mi diye. Tarlaya varınca şaşar araba var yenge yok. Meğer yenge  Dayı’ya sesini duyuramayınca yola çıkıp gelen bir vasıta ile eve gelmiş. Dayı takar römorku traktöre etrafı kolaçan ede ede döner eve. Çocuklar kapıya çıkar anne görünmez,sorarlar “ Baba anam nerede?”  Dayı boynunu büker “kaybettim ananızı oğlum “ der.

               ………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

            Zaman zaman basına yansır “belediye otobüsünde unutulan eşyalar” diye. Ama böylesi ne görüldü ne de duyuldu.  Öğrenciliğim döneminde Konya’da Kayalı Park’tan belediye otobüsüne bindim. Mengeneye gidiyorum. Otobüs tıklım tıklım. Muhabbet sıkı olsun diye sanırım saflar çok sık. Ta çocukluğumdan beri belediye otobüslerinde ayakta durmayı özellikle tercih etmişimdir. Bunun iki nedeni var. Birincisi çocuk olunca illa ki büyüklere yer vereceksin, ikincisi de halen de öyle otobüse binince uykum gelir, gözümü açamam desem yalan olmaz. Ortalarda tost vaziyetinde yolculuk sürüyor , şehir merkezinden uzaklaştıkça duraklarda insanlar grup grup inmeye başlıyor. İnenin yerine hemen ayaktakilerden biri kendini atıyor. Yanlarında dikildiğim bay-bayan kalkınca artık bana da oturmak nasip oldu deyip iki kişilik koltuğa tek başıma oturdum. Şöyle etrafı da bir süzdüm “ bakın ben tek başıma nasıl kaplamışım her yeri “ der gibi. Ben şöyle yerleşirken önümde oturan anne fırladı yerinden ve  feryadı bastı. “Amanin benim herif nirde?” En yakın genç olarak ben de kalkıp koştum “Ne herifi yenge?” Kadın “Az önce benim yanımda oturan herif.” Bilmem diyecektim ki kadın şoföre bağırdı “ şifer efendi , dur, bizim herif yok” şoför arabayı kenara çekti durdu. Yenge kıyameti koparıyor “ Nire gitti bu herif? “    Meğer bir durak önce adam inmiş. Yenge uyudu mu, araları limoni idi adam ses etmeden mi indi, bilinmez. Yenge söylene söylene indi arabadan.  Ee aşağıda hangi kıyametler koptu bilemeyiz artık.

                 Bu gün biraz tebessüm edelim dedim. Allah’a emanet olun.                       

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı