Geçen akşam bir tv kanalında bir yarışma programı izledim.Birkaç kez de tesadüf etmiş hem kızıp hem izlemiştim.Adı “Güven Bana” ama; temel mantığı karşıdakine güvenen dürüst olanın kaybettiği ; aldatanın yalan söyleyenin kazandığı bir program.Bu RTÜK ne iş yapar,topluma sahtekarlığın güzel olduğunu anlatan bu programa neden mudahale etmez bunu izleyen herkesin aklına sahtekar,güvenilmez olanların hep kazandığı düşüncesi yerleşmez mi diye diye izledim.
Son programda bir ilk yaşandı.Program tarihinde bir ilk.Yarışmacılardan her ikisi de hiçbir tedbir almadan karşısındakinin “sonuna kadar butona basmayalım”sözüne inandı ve sonuna kadar da devam ettiler ve yüksek miktarda ödül paylaştılar.Ne kadar güzel değil mi?
Yarışmanın başında birbirlerine verdikleri sözlere sonuna kadar sadık kaldılar.Bir bey;bir bayan.Takdire şayan bir davranış.Erkek yarışmacı motor tutkunu,dünyayı gezen turizmci bir Türk,diğeri, Türkiye’ye tatile gelmiş Yunanistan vatandaşı Vieoleta isimli bir bayan.Son anda butona basıp 123,500TL yi almak varken her ikiside sözlerinde durup basmadılar butona ve yarı yarıya paylaştılar parayı.
Buraya kadar normal bir yarışma.Ama son davranış bir ilk.Bunlardan sonra yarışmaya katılan TC.vatandaşları 10,000 TL de butona basıp karşı tarafı aldatan bir bayan.
İki yarışmacının bu tavrını görünce utandım.Neden mi?
Bugüne kadar ki yarışmacıların hepsinin Müslüman olup birbirini aldattığını görünce utandım.
İslami kisveyle insanların parasını toplayıp sonra da bunları hoyratça harcayarak milleti perişan eden Holdingleri hatırlayıp utandım.
Kıt imkanları bir araya getirip kurulan şirketleri dolandırarak Müslümanların umutlarını kıran şirket yöneticilerini hatırlayıp utandım.
Şirket evraklarını çalıp diğer ortaklarına şantaj yapan aşağılık insanların Müslüman kisvesiyle dolaştığını görüp utandım.
Cemaat veya tarikatın parasını,o cemaate veya tarikata gelir getirecek gerekçesiyle üstüne alıp ticarete başlayıp kanı bitlenince o paraların üstüne oturan üstadların varlığından utandım.
Zaman zaman bir araya gelip ortak hareket etme kararı alıp,bu konuda Hz.Peygamberin“Münafığın alameti üçtür.1.Yalan söyleyen.2.Emanete ihanet eden.3.Verdiği sözde durmayan”hadisi şerifini ölçü olarak ortaya koyan ama daha attığı imza kurumadan muhataplarını aldatmaya çalışan insanların var olduğunu bildiğim için utandım.
Müşterisini aldatmak için yalan söyleyen esnaftan,verdiği sözde durmayan müşteriden utandım.
“Allah’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar.Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar”
“Ey iman edenler!Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olunuz”Ayet-i kerimelerinin ve “Bizi aldatan bizden değildir.” “Kim ki yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa,Cenab-ı Hak o kimsenin yemesini,içmesini,bırakmasına hiç kıymet vermez,iltifat buyurmaz” .Hadis-i Şeriflerinin Müslümanlara hitap ettiğini bile bile insanları aldatan Müslümanların varlığından utandım.
Utandım kardeş utandım.Daha ne diyeyim utandım.Sevgili Kardeşim Hakkı Balcı’nın,mazlum Müslümanların dramını anlatan“Gazze’den İzlenimler”yazısını yazdığı bir köşenin yanında kendimi böyle lânet bir konuda yazmak zorunda hissettiğim için utandım.Allah’a emanet olun.


