22 Nisan 2026, Çarşamba
13:20
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

Bizim gençliğimizde Çanakkale , İstanbul’un Fethi gibi anma törenleri sanki “Mücadeleci” ’lerin göreviydi. Çanakkale’nin önemini o seminerlerde ve anma törenlerinde anlamıştık.Daha sonra bazı sivil toplum örgütleri veya siyasi örgütler anma programlarını başlattılar. Allaha hamdolsun ki Türk Milleti Çanakkale destanının anlamını ve bu millete kazandırdıklarını ,  hangi şartlarda o destanın yazıldığını anlamaya başladı.Devlet erkanı , mahalli idareciler bu işe ağırlık verdiler. Ziyaretler ve anma programları  yoğunlaştı.İşte bu günlerde yine Çanakkale ve Akif konulu konferanslar , yazılar ve TV programları yapılıyor. Ben de Akif’i bir başka açıdan dinlemek ve anladıklarımı sizlerle paylaşmak istedim.

Akif sadece bir şair  değil aynı zamanda  Tevhit inancına sıkı sıkı bağlı , Kur’anı anlamış ve Kur’anın anlaşılması için şiirleriyle bir cihat başlatan insandır. O günkü sakat anlayışları dile getirirken sanki günümüz insanının da röntgenini çekmiş. Günümüz Müslümanlarının anlayışlarını ,  davranışlarını sanki daha onlar doğmadan görmüş.

Bakın ne diyor “ Fatih Kürsüsünde”

“Donanma , ordu yürürken muzafferen ileri,

 Üzengi öpmeye hasretti Garb’ın elçileri!

 O ihtişamı elinden niçin bıraktın da ,

                 Bugün yatıp duruyorsun ayaklar altında?

  “Kadermiş !” Öyle mi? Haşa , bu söz değil doğru:

  Belanı istedin , Allah da verdi…Doğrusu bu.

Şiirin devamında Akif ,”Allah çalış dediği halde Müslümanların çalışmadığını , hurafeler uydurarak İslamı bozduklarını , yanlış bir “ Tevekkül “ anlayışıyla dini “maskara” ya çevirdiklerini anlatıyor.

Çok yanlış bir anlayışın içine düştüklerini , maalesef Müslümanların Allah’ ı işlerini takip edecek lala, paralarını temin edecek veznedar , sınırlarını bekleyen asker , emrindeki meleklerle Müslümanlar için savaşan komutan , başları sıkışınca Müslümanlara kendisi gelerek veya “Hızırı “  göndererek yardım eden varlık , hastabakıcı gibi gördüklerini anlatıyor.

Ve devamında diyor ki , şiirinde o büyük insan

Demek ki: Herşeyin Allah …yanaşman , ırgadın O;

Çoluk çocuk ona ait: Lalan, bacın , dadın O;

Vekil-i harcın O ; Kahyan,müdir-i veznen O;

Alış seninse de ,  mes’ul verişten O;

Denizde cenk olacakmış … Gemin O , kaptanın O;

Ya ordu lazım imiş … Askerin kumandanın O;

Köyün yasakçısı   ; şehrin de baş muhassılı O ;

Tabib-i Aile ,eczacı… Hepsi hasılı O ;

Ya sen nesin ? Mütevekkil ! Yutulmaz artık bu !

Biraz da saygı gerektir… Ne saygısızlık bu!

Hüda ’ yı kendine kul yaptı, kendi oldu Hüda !

Utanmadan da tevekkül ediyor bu cür’ete … Ha?

Demek ki Akif sadece “Çanakkale Şehitlerine “ şiirini veya “İstiklal Marşı” nı yazmamış .

Şimdi ; bu milleti seven tevhide inanan  ve günümüz dünya Müslümanlarının itikadi sıkıntılarının olduğunu kabul eden , hayatını Allah’ın davasına adayan tüm iman ehline düşen en büyük görevlerden biri de , bu millete anlata anlata “ Çanakkale “ yi nasıl kabul ettirmişlerse; İstanbul’un Fethinin nasıl bir milat olduğunu göstermişlerse  , bugün de Kur’anı nasıl anlamamız gerektiğini anlatmaktır.

Akif’i magazinleştirmeden okumak, Safahat’ta  nelerden bahsettiğini iyi görmek , Akif’e ve Çanakkale’ye  kaynak olan değerlerin ne olduğunu iyi anlamak ve anlatmak gerekir.

Allaha emanet olunuz.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı