22 Nisan 2026, Çarşamba
10:04
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

 

Öğrenci: Hoca notumu kırmış,aslında daha yüksek olacaktı.

Öğretmen: Çocuk çalışmazsa ben kafasına şırınga ile mi aktaracağım.

Anne: Saçımı süpürge ettim, daha ne yapayım.

Baba: Akşama kadar çalışıyorum, bu evi geçindirmek için bir de onunla mı uğraşayım.

Daire amiri: Bu kadar insanla uğraşıyorum, hepsi ayrı bir dert

Memur: Kardeşim iş bitmiyor ki, adam durup durup son vakit geliyor.

Yazar: Vatandaş okumuyor kardeşim, ne yapalım.

 

         Vekil, bakan, başbakan vs.vs.vs. Herkesin şahadet parmağı karşıyı gösteriyor.Herkes başkasını suçluyor, o zaman suçlu kim?

         Ekonomiye bakıyorsun, yöneticiler işler iyiye gidiyor diye pompalarken vatandaşın anası ağlıyor.

         Dış politikaya bakıyorsun komşularla sıfır husumetten kavgalı olmadığımız komşu kalmamış.

        

         Eğitime bakıyorsun tam bir curcuna.

    

  YGS sınavında

2010’da 14,156 kişinin,  2011’de  38,269 kişinin, 2012’de 50,805 kişinin, 2013‘te 61,036 kişinin puanı hesaplanacak nitelikte olmadı. Yani sıfır çekti. Her yıl neredeyse ikiye katlandı sıfır alanlar. Daha açıkçası 160 sorudan  20 soruyu yapamadı. Bu durumu da kimse üstlenmedi.  Ne Başbakanı ne Milli Eğitim Bakanı ne okul öğretmenleri ne dershaneler ne aileler ne de öğrenciler,  şahadet parmakları yine başkalarını gösterdi.

       

          Toplumda ahlaki erozyon hat safhada.  Ahlak deyince biz hemen cinselliği anlarız,  oysa ki, yalan söylemek, dedikodu yapmak, borcuna sadık olmamak, emanet ihanet etmek, komşuyu rahatsız etmek, görevini yapmamak , anne-babaya saygı duymamak, evinin geçimi için helal yoldan para kazanmaya çalışmamak, boş gezmek, halkı aldatmak (yöneticiler için), müşteriye bozuk mal satmak, dersini dolu dolu anlatmamak (öğretmen için), vaktinde görevli olduğu camiyi açıp gerekli dini irşadı yapmamak, okuyucusuna yalan haber aktarmak, eşine (karı-koca) karşı dürüst olmamaktan tutun da devletin imkanlarını (araba, makam, vs.) kendisi için kullanmaya varana dek bunların hepsi birer ahlaki bozulmadır. Fakat bu değerleri korumak, yerleştirmek ve uygulamakla mükellef herkesin şahadet parmağının yine karşıyı gösterdiğine şahit oluyoruz.

        Bir daire amirinden  bahsetmişti, bir dostum. ”Adam rüşvet almayı alışkanlık haline getirmiş. Bir müddet sonra çocuğu tedavisi çok zor  bir hastalığa yakalanmış. Tedavi için çok yüksek bedelli ilaçlara ihtiyaç duyulmuş ve yurt dışından getirtilmiş. Adam: ”İyi ki rüşvet alıyorum yoksa ben bu kadar parayı nasıl bulacaktım.” diyormuş. Bunun da şahadet parmağı karşıyı gösteriyor. Demiyor ki bu çocuk benim hatalarımın bedelini ödüyor.

        Sonuç olarak unutmayalım ki sıkılmış bir elde , şahadet parmağı karşıyı gösteriyorsa üç parmak da kendimizi gösteriyor. Cenab-u Hak Ayet-i Kerimelerinde  “Bir topluluk kendini değiştirmedikçe  Allah da onları değiştirmeyecektir.(Rad-11)   Başka  bir Ayette ise ”Allah bir kavme verdiği nimeti onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez.(Enfal-53) buyuruyor.

         Demek ki suçu başkalarında aramak yerine ben nerede hata yaptım, görevimi tam yaptım mı, kendime bir çeki düzen vereyim ki huzura ereyim, dünyada ve ahirette mutlu olayım demek gerekiyor.

          Allah’a emanet olun.       

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı