22 Nisan 2026, Çarşamba
08:09
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

 

          Anneler gününü kutladık. Eskiden yoktu bizde böyle bir gün şimdi var. Nereden geldi diye baktım. Batı toplumları kaybettiği veya ciddiye almadığı değerleri böyle günlerde kutlayıp kendilerini tatmin ediyor.

          Toplumumuzda zoruma giden bazı kurum ve günler var. İşte o günlerden birileri de anneler-babalar günleri. Benim anam-babam birer günlük mü? Sadece o gün mü hatırlayacağım. Olamaz. Ama o hale geldi ki o günler ben aramasam babam - annem bana güceniyor. Topluma o şekilde yerleşti.

          Zoruma giden ama illaki olması gerektiğine inandığım bir kurum da “Huzur Evleri”. Evinde kuş, kedi, köpek hatta fare, yılan besleyen kişilerin hem de ekonomik durumu iyi olan kişilerin (gariptir huzur evlerinde fakir fukaranın anne-babası olmaz) anne-babalarının huzur evlerinde öldüklerine tanık oluyoruz. Eğer bir toplumda evlatlar anne-babalarına bakamaz, onları huzur evlerine gönderir hale gelmişlerse o toplum çökmeyi çoktan hak etmiştir demektir.

          Anneler günü münasebetiyle tarihte diğer toplumların kadına bakışı nasıldı bir de ona baktım.

          İslam öncesi Araplar kızları aşağılık olarak görür, diri diri toprağa gömecek kadar ileri giderlerdi. Babası ölen oğlan, öz annesi hariç, babasının diğer hanımları ile evlenirlerdi. Kadın miras alamaz, hiçbir hakkı olmazdı.

          Yunanlılarda kadın “pislik” olarak anılır. Yunan mitolojisinde “kötülüğün dünyaya yayılma” nedeni kadındı. Mal gibi alınıp satılırdı. Miras hakkı olmadığı gibi evlilikte de söz hakkı yoktu.

           Romalılarda mülkiyet hakkı yoktur. Kadının kazandığı her şey ailelerin sayılırdı. Kadın köle kabul edilirdi. Vatandaşlık hakkı yoktu, eşya gibi alınıp satılırdı.

          Hristiyanlıkta “kadın sadece bir cisimdir. Ateşten kurtulabilecek bir ruha sahip değildir. Kadınlardan sadece Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem ateşten kurtulacaktır.”

          Yahudilikte kadın hizmetçidir. Babası tarafından satılır. Ayrıca kadın lanetlidir.

           Eski Türklerde kadın nasıldı? Bunu  bir yabancının ağzından dinleyelim: Yunan Tarihçisi Priskos anlatıyor. ”Büyük Hun İmparatoru Atilla’nın huzuruna çıkacak olan Doğu Roma elçileri, önce Atilla’nın hanımı Arıkan Hatun’un huzuruna çıkarlar sonra Atilla ile görüşürlerdi. Atilla’nın karısının en az kendisi kadar siyasi nüfuzu vardı. Buyruklar “Han ile Hatun buyuruyor ki…” diye başlardı. Hatunun adının geçmediği buyruk geçerli olmazdı. ”  Çok dikkatimi çeken bir konuyu da nakletmek istiyorum. Bir babanın 3 çocuğu olur biri erkek ikisi kız ise, erkek beldeyi terk eder  ki kız kardeşleri mirası eşit paylaşsınlar (Günümüzde kız kardeşlerine miras bırakmamak için türlü dalevere çeviren erkek kardeşler ve                anne-baba lara ithaf olunur.)

          İslam’ın kadına bakışı nedir?

          Allah buyuruyor ki “Erkek veya kadın, kim mümin olur da güzel amellerden işlerse, işte onlar cennete girerler. Zerre kadar da haksızlığa uğratılmazlar.”(Nisa-124)

          Peygamberimizin hicretin onun yılı, veda haccında: ”Kadınlarınıza eziyet etmeyiniz! Hanımlarınızı üzmeyin Onlar, Allahü Teâlanın size emanetidir Onlara karşı yumuşak olun,iyilik edin” buyurmuştur.(Buhari Müslim)

          Allahü Teâlanın rızası, ana-babanın rızasında ,gadabı da ,ana-babanın gadabındadır.(Tirmizi)

          Bir gün Peygamber Efendimizin hûzürüna bir kimse gelerek dedi ki:

-Yâ Resûlallah İzin verirseniz sizinle beraber gazâya gelip cihâd etmek istiyorum .

-Anan-baban var mı?

-Evet var.

-Onların yanında bulun! Senin cihâdın, onlara hizmet etmektir.(Müslim)

 

  Anasına-babasına âsi olan mel’ûndur.  [Hâkim]

  Ana-babası , yanında ihtiyarladığı halde, [onların rızâlarını alamayıp] Cenneti kazanamayanın burnu sürtülsün.  [Tirmizi]

 Ana-babasına iyilik edene müjdeler olsun! Allah Onun ömrünü uzatır.  [Buhâri]

 

     Cahime dedi:

“Ey Allahın Resûlü! Harbe katılmak istiyorum, sana danışmaya geldim.”

“Annen var mı?”

“Evet”

“Onun yanından ayrılma! Çünkü cennet ,onun ayakları yanındadır.”  Nesei

 

    Esma: Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Selleme sordum:

“Müşrik olan annem yanıma geldi. Ona yardım edeyim mi?”

“Evet. Annene yardım et! buyurdu.  Buhari

 

    Allah Resûlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu:

“Ana babasına iyilik yapana  ne mutlu! Allah onun ömrünü artırsın!”    Taberâni.

  

  Allah Resûlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu:

“En iyiniz,ailesine iyi davranandır.Ben,ailesine en iyi davrananızım

 

 Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allah Teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin! [Müslim]

 Hanımını döven,Allah’a ve Resûlüne asi olur.Kıyamette onun hasmı ben olurum.  [R.Nasıhin]

 Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.  [İ.Asakir]

       Bir anektot: Hz Ömer cahiliye döneminde kızını diri diri toprağa gömenlerden birisi. Kızını gömmek için çöle gidiyor. Kumları kazarken kızı gelip “ babacığım elbisen kirlendi dur temizleyeyim” diyor. O zalim Ömer’in terini siliyor ama bu bile Ömer’in yüreğini yumuşatmıyor.  İşte İslam böyle bir Ömer’den aç çocuklara sırtında yiyecek taşıyan, yamalı elbise giyen Hz Ömer’i meydana getirdi.

           Allah kelamından ve Allah kelamından sonra sözlerin en güzeli Resûlullah kelamından sonra söyleyecek söz kaldı mı ki?

         Allah’a emanet olun.

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı