22 Nisan 2026, Çarşamba
01:44
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

Sıla… Kimileri için en büyük yara. Anadan, babadan, yardan, yarenden, kök saldığı topraktan ayrılma. Özlemlerin en büyüğü… Kimi zaman derin düşüncelere daldıran, kimi zaman göz pınarlarından dökülen yaşlara yoldaşlık yapan derin yara.
Bu hasreti çeken herkes sever vatanını, özler onu. Onun için en güzel yer orasıdır. Değişemez hiçbir yere. Uğruna ayrıldığı şeyler bile onun yerini dolduramaz olur artık. Oraya gideceği zamanı beklemeye koyulur.
Hangimiz çekmedik ki sıla özlemini? Ben hiç çekmedim demeyin. Çekmediğinizi düşünseniz de bu dünyadaki herkesin yarasıdır bu. Asıl vatanından koparılıp getirilmiştir herkes bu dünyaya. Ezelde yaratılmış, bir beden giydirilip ebed için yolculuğa çıkarılmıştır ruhlar. Yolun üstündeki bir ağaçtır aslında bu dünya. İsteyen dinlenir orada. Uyur kimisi, sadece dinlenir. Buraya dinlenmek için geldiğini düşünür sadece. Başka ne içindir ki bu dünya. İnsana hizmet etmeyecekse neden yaratılmıştır ki der kimisi ötelerin ötesini düşünmeden.
Kimisi ise bilir buranın manasını. Dinlenenlere inat çalışır. Uyuyanlara inat uyanık kalır. Oturanlara inat koşar yorulmadan.Yorulduğunda,önüne bir engel çıkıp darmadağın olduğunda bir kelamla güçlenir yeniden:”La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.’O’nun için çabalar.’O’nun karşısına çıktığında mahcup olmamak için çabalar.Çünkü biliyordur bir gün ‘O’na gideceğini.
İşte bu yüzden ağlıyordur dünyadaki insan.Bakın etrafa,pek az gülen insan var.Gülenlerin bile içinin derinliklerinde saklıdır bir damla gözyaşı.Mevlana bu güzel dörtlüğünde insanı ne güzel anlatmıştır aslında.Neyin o acıklı sesini Sazlıktan ayrılışına bağlamış,dünyada ağlayan insanın da asıl vatanından ayrılmasından dem vurmuştur.

“Dinle neyden ki hikayet etmede
Ayrılıklardan şikâyet etmede,
Der, kamışlıktan kopardılar beni
Ağlayışım ağlattı hem kadını hem erkeği
Şerha şerha eylesin de sinemi bu firak
Ta ki şerh edeyim neymiş derd-i iştiyak”
Mevlana Celaleddin Rum-i

Memleketinin insanı çağırması gibi çağırır bizi de bir gün toprak. Topraktan yapılmış bedenlerin rahat edeceği başka neresi olabilir ki?
Kulaklarda bir nida duyulur:”İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.””O’ndan geldik, O’na döneceğiz.” Hakikat apaçık ortaya serilmiştir artık. İnkâr edenlerin gözleri hakikatın ışığıyla kısılır. Şimdi ne söylenecek bir söz, ne yapılacak bir amel, ne dilenecek bir özür kalmıştır. Heybende ne getirdiysen onlardır sana yoldaşlık yapacak. Korku dolu gözler sarmışken etrafı başka bir nida duyulur:”La tahzen””Üzülme Rabbin seni unutmadı.” Yaptığın küçücük bir iyiliğe bile cennet bahçeleri vaat eden Rabbin seni unutmadı.
Biz konuşmak istersek Rabbimin cevapları hep hazır. Yüzyıllar öncesinden bugüne. Yeter ki biz soralım Ona. Bütün sorularımızın cevabını bulacağız. Beraber soralım Yüce Yaratıcıya. Her sorumuza inanılmaz cevaplar alacağız.

Allah im dedim çok yalnızım
dedin; Ben sana çok yakinim (Bakara 186)
dedim; bunca günahım var hangisinin tövbesini yapayım
dedin; Allah bütün günahları bağışlayandır (Zumer 53)
dedim; yine bagişlarmisin
dedin; Allah tan başka günahları bağışlayacak yoktur ( Ali İmran 135)
dedim; Rabbim benim sen den başka kimim var
dedin; Allah kuluna kâfi değil mi (Zumer 36)

Ya Rabbi. Sana geleceğiz biliyoruz. Ayetlerinle gönderdiğin merhamet ışığına güveniyoruz. Biliyoruz ki Sen birsin, Sen teksin, Sen Rabbi Rahimsin. Kadir-i zülcelalsin. Mutlak sahipsin.
Merhamet ve rahmet kapıları hep açık olan Rabbim. Aciz kullarından merhametini esirgeme. Sıla özlemimizi cennet bahçelerinden vereceğin güzel köşelerle bitir Ya Rabbi.
Yasemen POLAT

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı