Her mesleğin kendine has özellikleri, incelikleri vardır. Bazı mesleklerde yapılan hataların tamiri çok kolaydır. Kırarsın çamurda yapılmış kerpici yeniden çamur karar bir kalıp daha dökersin. Kısa kesilmiş bir keresteyi başka bir üründe kullanırsın veya odun yapar yakarsın. Bazı mesleklerde ise tamir çok zor olır. Namazda hata yapan ve bu hatayı sonradan fark eden imamın yapacağı bir şeyi kalmaz. Öğrenciye yanlış örnek olan, yanlış bilge veren öğretmenin hatasının telafisi olmaz. Onun için her meslek erbabının o mesleğe yönelik yetiştirilmesi gerekir. O mesleği icra edebilecek yetenekte ve ahlakta olmayan insanların o mesleği icra etmemesi gerekir. Bir uzman şöyle demişti: “Bir öğretmen köy okulunda birinci sınıf öğrencisinin akan burnunu iğrenmeden cebinden çıkardığı mendiline silebildiği gün öğretmendir.” Şu an emekli olan ve Seydişehir’de yıllarca öğretmenlik yapan bir bayan öğretmenimiz: “Birinci sınıfları okuttuğum yıl çantamda hep kilot taşıdım, altını ıslatan çocukları diğerlerinin yanında rencide etmeden ve o halde durmasına fırsat vermeden değiştireyim diye.” Demişti.
Öğretmenlikle ilgili görüşlerimizi, iyi bir öğretmenin nasıl olması gerektiğini Seydişehir Haber sitesinde “İyi İnsan İyi Öğretmen “ başlıklı yazımızda daha önce 15 maddede yayınlamış ve bu yazının okullarda öğretmenler kurullarında tartışılması gerekir diye de mizacımıza uymayacak kadar iddialı bir söz de sarf etmiştik. Israrla diyorum ki öğretmen olacak kişi bu yazıyı okumalı ve oturup bu kriterlere uyan bir kişi miyim ,ben bu işi yapabilir miyim diye düşünmeli.
Nereden çıktı şimdi bu yazı. Malum son günlerde gazetelerde “Dershanelerle ”ilgili çok yorum, yazı vs var. Tabi bu yazılara yapılan yorumlar da var. Bu konuda gerçekten uzman ,işi bilen kişilerin yorumları olduğu gibi , daha sınav sistemini bilmeyen hatta yapılan sınavların adını dahi bilmeyen kişilerin yorumlarına da rastlıyoruz.Memurlar Net’te bu konuyla ilgili bir yazıya bakarken altındaki bir yorum dikkatimi çekti ve kanım dondu. Şimdi bu yorumu hiç değiştirmeden aktarıyorum.
“”SON YILLARDA DERSHANE SAHİPLERİ TARAFINDAN EMEK SÖMÜRÜSÜNÜN EN FAZLA YAPILDIĞI BİR ŞEKLE BÜRÜNMÜŞTÜ. ÇALIŞANLARIN %20’LİK BİR ORANI HARİÇ , HER SABAH KÜFÜR EDE EDE İŞİNE GİDER .BEN BU ÜNİVERSİTEYİ BU TİP İNSANLARIN ELİNDE OYUNCAK OLMAK İÇİN Mİ OKUDUM ? DİYE İSYAN EDER. GEÇENLERDE GEÇMİŞTE DERSHANEDE ÇALIŞMIŞ AMA ŞU AN MEB ‘DE ÖĞRETMENLİK YAPAN ARKADAŞIN ŞU CÜMLESİ HER ŞEYİ ÖZETLİYOR.’ ÖNCEDEN KAZANAMAYAN ÖĞRENCİYE TEKRAR BİZE GELSİN DİYE YAĞ ÇEKİYORDUK .(ÇÜNKÜ DERSHANE SAHİPLERİ TARAFINDAN BU İSTENİR, AMAN ÖĞRENCİLERE İYİ GÖZÜKÜN, SAHTE GÜLÜCÜKLER ATIN…)ŞİMDİ İSE KARŞILAŞTIĞIM ZAMAN , NE YAPIYORSUN GERİ ZEKALI HALA KAZANAMADIN MI DİYE SÖYLÜYORUM DİYOR. VE BU CÜMLEYİ SÖYLEYEBİLMENİN MUTLULUĞUNU HİÇBİR ŞEYE DEĞİŞMEM ŞEKLİNDE İFADE EDİYOR. SÖZÜN ÖZÜ ÇALIŞANLARINI DEĞİL , DERSHANE SAHİPLERİNİ MUTLU EDEN BİR SİSTEM. BU ARADA SANKİ MEB’E BAĞLI OLUNCA VERGİLERİNİ FALAN TAM TAMINA DÜZGÜN BİR ŞEKİLDE ÖDÜYORLAR. SAHTEKARLIKLARI DAHA BURADAN BAŞLIYOR .KAPANINCA NE HALT EDECEKSİNİZ DERSHANE SAHİPLERİ MERAK EDİYORUM. HELE BİR DE KAMUYA GEÇEMİYORSANIZ VAY SİZİN HALİNİZE. KLİŞE BİR İFADEYLE ÇOĞUNA 3 KOYUNU GÜTTÜRMEM.””
Bu yorumu aynen aldım. Yorumu yapan kişi istediği gibi düşünebilir. Ama bunu sözlere döktüğü an alacağı cevaba da razı olacak. Doğrudur dershane öğretmenleri eskisi gibi yüksek maaşlar alamıyorlar. Bunun adını “sömürü “ koymuş vatandaş. Kabul , nasıl artacak bu maaşlar, öğrenci ücretlerini artırarak, peki bir kişi buğdaya , una zam yapılsın diye bağıracak sonra ekmeğe zam gelince isyan edecek olabilir mi bu, Dershane öğretmenin yüksek maaş almasını ben de isterim zira ben de dershane öğretmeniyim. İşte o zaman öğrenci ücretlerine de zam gelince kimse feryat etmeyecek. Adam ikinci cümlede dershane öğretmenlerine iftira ediyor. Edepsizlik yapıyor. Hiçbir “öğretmen” işine küfrederek gitmez, hele hele dershane öğretmeni böyle bir edepsizliği hiç yapmaz.
Bir öğretmenden bahsediyor ve o öğretmen (!!!) in sözlerini naklediyor. Eğer bu sözler doğru ise bu adam bırakın öğretmen olmayı adam bile değil. Kaybeden öğrenci ile ağlamayan, kazanan öğrenci ile oynamayan öğretmen adam bile olamaz. Tabi kaybetmiş ikinci defa dershaneye gitmek isteyen öğrenciyi kendi dershanesine davet edecek, bundan daha normal ne olabilir. Ama ona yalakalık yapması onun kişilik bozukluğunun belirtisidir. Hele hele MEB’e öğretmen olduktan sonra kaybeden çocuğa “Ne yaptın geri zekalı hala kazanamadın mı ?” deyip sonra da “Bu cümleyi söyleyebilmenin mutluluğunu hiçbir şeye değişmem “diyebiliyorsa buna ne demek gerektiğine okuyucular karar versin. İşte beni mahveden ,kanımı donduran bu söz. Bir öğretmen öğrencisine bu sözü nasıl söyler ve bundan nasıl zevk alır. Bir şeyi anlarım, kendi çocuğuna bile kızarsın, bir şeyler söylersin ama sen de bilirsin ki bu tavrın yanlış. Hangi normal insan bundan zevk alır ki. İşte burada ben bu öğretmen(!) ve bu anlayıştaki öğretmenlerin dersine girdiği öğrencilere acırım. Öğrencisi ile alay eden, ona hakaret eden “öğretmen” lakaplı bu zavallıların o çocukların psikolojileri üzerindeki yaptıkları tahribatı düşünmek bile istemem. Şu an yaşımız elliyi geçti, ta ilk okulda , lisede eli sopalı öğretmenleri hangimiz hayırla yad ederiz. Adımız Müslüman , belki de yukarıda bahsi geçen öğretmen(!) namaz filan da kılıyordur, ama bu dini vazeden Allah (cc) ayetinde peygamberlerine “Yumuşaklıkla konuşmalarını “ tavsiye ederken , Hz . Peygamber özellikle çocuklar üzerinde titrerken sen hangi dinin mensubusun ki bu milletin geleceğini teslim edeceği çocuklarımıza bu şekilde davranma hakkını elde ediyorsun. Allah tüm çocukları böyle öğretmenlerin (!) şerrinden korusun .
Dershanecilerin çobanlık yapmak gibi bir derdi yok. Ama bu ülke için çalışan vekiller, bürokratlar, hukukçular, sağlıkçılar yetiştirirler. Ve eğer bir öğrenci hedefine ulaşamamışsa - illa üniversite sınavı değil - çocuğun hedefi ne ise -oraya ulaşamamışsa bundan başta aile ve sınıf öğretmeninden başlayarak tüm öğretmenlerinin rahatsız olması gerektiğine inanırlar. Herkesin bundan bir parça sorumluluğu olduğuna inanırlar.
Son olarak: Dershaneler isim değiştirecek. “Dershane “ sözcüğü devlet brokrasisinin lügatinden silinecek . Kurslar devam edecek. Dershaneler kapanacak da öğrencilerin hepsi elimize düşecek diye fırsat kollayan, göbek atan sadist ruhlu bazı kişiler de yorulduğuyla kalacak. Öğrencilerimiz ve öğrenci velilerimiz hiç endişe etmesinler biz işimizi yapmaya devam ediyoruz.
Herkese selam, Allah’a emanet olun.


