16 Nisan 2026, Perşembe
11:29
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı
Ülkemizde gündem o kadar yoğun ve hızlı değişiyor ki bırakın yazmayı okumaya bile insan yetişemiyor.


Geçtiğimiz günlerde, "The Jewish Press" internet sitesinde yayımlanan analizde, İsrail gizli servisi MOSSAD Türkiye'ye karşı "naif" davranmakla eleştirilerek, Fidan'a yönelik bir suikast imasında bulunuldu: "Bir sabah arabasında özel bir sürprizi hak eden varsa o da Türkiye istihbarat şefi Hakan Fidan’dır diyerek,  Dünyada terörü körükleyen ve teşvik eden odakların kimler olduğunu gösteren bir davranış sergilemiş oldu.


Bu güne kadar bağımlı ve uzaktan güdümlü müsteşarlara alıştıkları için, Türkiye Cumhuriyeti menfaatleri için çalışan, ülkesinin başbakan’ına hesap veren, bağımsız müsteşardan haz etmedi hazretler. 


Başbakan Erdoğan, Fidan hakkındaki tartışmaya "Biz bu arkadaşlarımızı kimseye yedirmeyiz" diyerek katıldı.


Allah için, Başbakan R. Tayyip Erdoğan da Hakan Fidan’ın arkasında iyi bir duruş sergiliyor. R. Tayyip Erdoğan’ın kadrosuna bu kadar güveni ve sahiplenmesi de ona oy veren ve onun kadrolarında yer alan insanların hem gönlünü kazanmasına neden oluyor hem de, başbakanı mahcup etmeme adına daha çok gayrete sebep oluyor.


Diğer bir konuda, bilindiği gibi TBMM’ye Milletin vekillerinin başörtülü bir şekil girip girememesi. Ne anayasamızda ne TBMM iç tüzüğünde aksi bir durum olmamasına ra’men bugüne kadar ceberrut bir zihniyetin baskısıyla, maalesef bayan milletvekillerimiz TBMM’ye başörtülü bir şekilde giremediler. Buda cinsiyet ayırımcılığı adına bu ülkenin yüz karası olarak süregeldi. 


Düşünsenize, aynı düşünce yapısında, aynı zihniyette, aynı yaşam biçimindeki erkekler, TBMM’ye girip kendilerine oy verenleri temsil edebiliyorlar, ama başörtülü bayan millet vekilleri temsil edemiyorlar. 


Nasıl bir anlayışın tezahürü ise, bunu da dayatan, sözüm ona özgürlükçü, layik, demokrat CHP. Neyse; ülkemizdeki birçok yasak gibi oda geride kalıyor. Üç Ak-Partili, Milletin vekili meclise başörtülü girme kararı aldı da, bizde yüzkarası uygulamadan kurtulmuş olduk.


Tarih yeniden yazılıyor ve bizde buna tanıklık ediyoruz;


Düşünsenize 150 yıllık bir rüyanın canlı şahitleriyiz. İki kıtanın denizin ve yerin altından bir tüp geçişle birleşmesinin canlı şahitleriyiz. Resmen tarih yazılıyor ve bizde yazılan bu tarihi yaşıyoruz. 

Ülke genelinde ve İstanbul da yapılan o kadar çok hizmetler varki, saymakla bitmez. Yapılan yollar, tüneller, köprülü kavşaklar, havalimanları, demir yolları, metrolar, hava limanları, barajlar, hastaneler, okullar, üniversiteler, kamu binaları, şehirlerimizdeki çevre düzenlemeleri, hak ve özgürlükler adına düzenlemeler, ekonomideki gelişmeler, hiper enflasyonların tarih olması, kişi başına düşen milli gelir artışı, dünyadaki itibarımız, insanımızın her konudaki kendine güvenin artışı. Hangi birini sayabiliriz, saymalıyız bilemiyorum. 

Bütün bunları bu millet görüyor ve takdir ediyor. Bizim milletimiz kadirşinastır kendisine yapılanı unutmaz, iyiliği de kötülüğü de unutmaz, gerektiği yerde gereken reaksiyonu gösterir.


Ve yerel seçimler;


Süreçle birlikte adaylar ortaya çıkmaya başladı, temayüller, kamuoyu yoklamaları derken, sandık başına doğru ilerliyoruz. Bu konuda medeni cesaret gösterip, 
adaylığını açıklayan ve çalışan herkesi, hangi partiden olursa olsun tebrik etmek lazım. Zira bu hem demokrasimize bir katkıdır, hem de kişinin kendisine olan öz güvenin ifadesidir. Bu uğurda yola çıkan herkese başarılar diliyorum.


Yerel seçimlere ve adaylarla ilgili değerlendirmelerimizi önümüzdeki yazılara bırakalım. 


Hepinize sağlık ve mutluluklar diliyorum.
ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı