Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay ile ilgili bir iddia yayınlandı dünkü Sabah gazetesinde.
Başkan Atabay’ın beş yıl önce bir kadına tecavüz ettiği öne sürülüyor.
*
İddia sahibi bir kadın...
Didim’deki tecavüz iddiası yenilir yutulur iddia değil
“Başkan Atabay’dan iş istemeye gittim” diyor. “Atabay bana ‘Daha rahat bir ortamda konuşalım’ dedi” diyor. Kendisini bir çiftliğe götürdüklerini söylüyor. “İşin içinde belediye meclis üyeleri de var” diyor. “Bana alkol içirdiler, uyuşturucu verdiler” diyor.
*
Sonrası?
Korkunç!
“Tecavüz ettiler bana” diyor kadın.
Türkiye Cumhuriyeti’nde hiçbir kurumsal yapının başındaki isim, böyle bir iddianın muhatabı olmaz, olamaz, olmamalı.
Bu nedenle...
Kadının beyanının, kadının iddiasının üzerine gidilmeli.
Olay bütün yönleriyle araştırılmalı ve aydınlatılmalı.
*
Belediye başkanının partisiyle zerre kadar ilgilenilmeden yapılmalı bu.
Hakikati ortaya çıkarmak dışında hiçbir motivasyon söz konusu olmamalı.
*
Polise, savcılığa büyük iş düşüyor kısacası...
CÜBBELİ AHMET NOTLARI
CÜBBELİ Ahmet, Tarafsız Bölge’ye katıldı. Konumuz: Din, iman gibi konular değildi. Yani “Aman hocam, bize anlatın hele cennet nasıl bir yer” falan yapmadık. Amacımız netti: Küçücük kız çocuklarını taciz eden sapıkların, tarikat yapılarının içinden nasıl çıktığını anlamaya çalışmak. Cübbeli Ahmet, kendi bakış açısıyla olaylara açıklık getirmeye çalıştı. Ben de program boyunca çaktırmadan kendisini gözlemledim. İzlenimlerimi aktarıyorum:
*
Herkesin sandığından daha geveze Cübbeli... Konuşmayı çok seviyor. Zavallı konular, onun elinde resmen detaylara boğuluyor.
Didim’deki tecavüz iddiası yenilir yutulur iddia değil
Eşiyle geldi programa. Eşi, en büyük yardımcısı ve destekçisi... Kılık kıyafetini eşi belirliyormuş. Telefonlarına eşi cevap veriyor. Stüdyoda reklam aralarında en büyük taktiği eşinden alıyor.
*
Bazıları askerlik hatırası anlatmayı sever ya... Cübbeli de cezaevi hatıraları anlatmaya bayılıyor. Uzun uzun, tadını çıkara çıkara cezaevi hatırası anlatıyor.
*
Bir yastıklama üstadı Cübbeli... Sorularla sıkıştırılamıyor. Sert soruyu önce bir güzel yastıklıyor, ardından sorunun sabun gibi elden kaymasını sağlıyor.
*
Bir anlatısı var Cübbeli’nin... O anlatıyı, kendi çizdiği bir mantığın sistematiğine oturtmuş. O sistematikten milim sapmıyor. Zor bir iştir bunu başarmak. Cübbeli, bunu başaracak denli zeki.