Pek muhterem Mehmet DUMLUPINAR ağabeyimize yazarlık hayatında başarılar dilerim. Aziz milletimizin kendisinin yazılarını ilgi ve hayretle okuyacağını tahmin ediyorum.
YALAN İFTİRA VE İHTİRASLA NEREYE KADAR? (1) başlıklı yazınızda ilginç bir konuya temas etmişsiniz.
Sekiz yıl sonra da olsa bir kısım hakikatlerin siz ve sizin gibi devrik (istifa etmiş, yada ettirilmiş) eski dava dostları tarafından anlaşılması benim içinde bulunduğum camia açısından oldukça umut verici bir durum.
Öncelikle sayın bölgemiz milletvekili ile ilgili söylediğiniz ağır eleştiriler katılmadığımı beyan etmek istiyorum. Seydişehir? de yaşayan iki kişiden birisinin oy vermiş olduğu, kabul etseniz de etmeseniz de seçilmiş bir millet vekilidir kendisi, ki oy verenlerin içerisinde siz ve sizin gibi pek muhterem insanlar da var.. Ben sayın bölgemiz milletvekilin yapmış olduğu icraatların faydalı yada faydasız olduğu tartışmasında değilim. Bunun değerlendirmesini yapacak olan da aziz milletimizdir.
Ancak bu milletin oylarıyla seçilmiş bir milletvekili olduğu için kendisine saygıda kusur etmem. Siyaseten de rakibim olduğunu asla unutmam.
1999 yılında Fazilet Partisi kurulduğu zaman sayın bölgemiz millet vekili bizim ilçe başkanımız bende ilçe teşkilatında tanıtımdan sorumlu yönetim kurulu üyesiydim. Fazilet partisi gayri hukuki nedenlerle anayasa mahkemesi tarafından kapatıldı. Sizler sanki ortada başka bir alternatif yok muş gibi kendinizi malum partinin içerisine attınız. Adını anmaya bile tahammül edemediğiniz sayın bölgemiz milletvekilini de siz seçtiniz. Köy köy, kasaba kasaba sayın vekilin seçilmesi için afaki bir çalışma içerisine girdiniz.
Tabi bizim cenah ta o yıllarda boş hiç boş durmadı. Milli görüş lideri her ortamda ?bunlar çoluk çocuk? diye bas bas bağırmaktan şimdi beli büküldü. Hal böyleyken siz milli görüş liderini dinlemediniz ve hak bildiğiniz yol üzere yolunuza devam ettiniz.
Benim asıl merak ettiğim ve sizin cevap vermenizi istediğim asıl konu şudur muhterem kardeşim
1. Madem ki alavere dalavere ile vekil oldu sayın bölgemiz milletvekili, madem ki ihtiras sahibi demezler mi adama bunları sekiz yıldır neden ifade etmediniz de şimdi ifade ediyorsunuz. Bunu anlamak ve ifade etmek için sekiz yıl geçmesi gerekiyor muydu?
2. Siz ve sizin gibi istifa etmiş yada ettirilmiş, bulunduğu her ortamda malum partinin türküsü çağıran, (Mehmet Dumlupınar, Abdülkadir Aslan,Fahri Kubilay Yusuf balcı, Ali Gül, Mevlüt Güray , Faruk Balıkçı??) pek muhterem arkadaşlar, acaba 2011 genel seçimlerinde sayın bölgemiz milletvekili yeniden milletvekili adayı olmayı başarabilirse; siyasi tercihinizin yönü hangi istikamette olacaktır. Biz sayın vekile rağmen Tayyip Erdoğan ve malum parti için malum partiye oy vereceğiz mi diyeceksiniz yoksa beli bükülmüş milli görüş lideri haklıymış bizim bu malum partide yerimiz yokmuş biz yuvamıza döneceğiz deyip eski partinize mi oy vereceksiniz. Zaten sizlerin terk_i dava sebebiniz, istemediğiniz insanları sizin başınıza milletvekili adayı yada belediye başkan adayı yapmaları değil miydi. ? (örnek :1999 seçimleri) Ben sizin milli selamet partisi gençlik kolları başkanlığı yaptığınızı biliyorum. Milli gençlik vakfında da beraber çalışmıştık. 40 yıllık partinizi bıraktınız malum partiye geçebildiğinize göre daha sekiz yıllık maziniz olan malum partiyi de bırakıp eski partinize geliverin gitsin. Eski partinizi bırakma sebeplerinizin kat kat daha fazlasının malum parti de mevcut olduğunu siz gayet iyi biliyorsunuz.


