2011 seçimlerine az bir zaman kala ilçemizin bundan sonraki dönemde nasıl temsil edileceği konuşulmakta. Son 8 yılda nasıl temsil edildiğimiz herkesin bakış açısına göre değişen göreceli bir durum. İyi temsil edilmiştir ya da kötü temsil edilmiştir tartışması faydası olmayan kısır bir polemikten öteye gitmez.
Sorunlarımızı iyi tespit edip en uygun çözüm yolundan yana milletimiz mutlaka tavrını belli edecektir.
Sorunların ne olduğuna gelince bu konuda söylenecek çok şey var.
Çiftçilerden başlayalım. IMF nin talimatları şeker pancarına uygulanan kota sebebiyle 4 yılda bir sırası gelen çiftçiye ne mutlu. Buğday fiyatları neredeyse bir bardak çay fiyatına satıldığı bu dönemde tarladan mahsulünü kaldırmayan ya da çiftçilik yapmayan çiftçilerimiz daha çok para kazanıyor. Kısmen seracılık faaliyeti yapanlar, bir nebze de olsa hareketlilik olsa da Perşembe günleri pazarda 200 TL ciro yaptı mı kendini mutlu hissediyor.
Bir tarım ülkesi olmamıza rağmen tarım ürünlerimizin önemli bir kısmını dışarıda alıyor olmamız ne kadar acı bir durum.
Esnafın durumu malum. Kiminle konuşsan herkes ağlıyor. Siftah yapmadan dükkânlarını kapatanların sayısı azımsanamayacak kadar çok. Sebep: ağır vergi yükü ve ülkede üretim olmadığından dolayı ülke kaynaklarında küçük işletmeci tam manasıyla nasiplenemiyor olması.
Belediyelerin durumunu anlatmaya hiç gerek yok. Merkezi hükümetten gelen yardımın personel maaşının yarısına bile yetmediği kasaba belediyelerimiz mevcut.
İlçemizin bir tane değil üç tane vekili olsa ilçemiz açısında ne değişecek?
800 TL emekli maaşını 1800 TL ye çıkartabilecekler mi?
Pancara uygulanan kotayı kaldırabilecekler mi?
Buğday a % 300 zam yaptırabilecekler mi mensubu bulunduğu iktidar partisine?
Memur maaşlarına son on yıldır olduğu gibi IMF nin talimatıyla % 5 değil de % 100 zam yaptırabilecekler mi?
Kemal Derviş?in ekonomik politikalarının halen uygulandığı bu ülkede yerli ve milli bir ekonomi modeline yani üretim ekonomisine geçmesine ne kadar katkıları olabilecek seçmeyi düşündüğümüz 3 tane Seydişehirli vekilin?
Bu soruların hepsine istisnasız herkes olumsuz cevap verecektir.
O zaman ilçemiz halkı seçilebilecek bir milletvekili adayına oy vermekten daha ziyade zihniyete ve anlayışa oy vermesi lazım?
IMF ye hayır diyebilen, AB yi kökten reddedebilen partilere oy vermesi lazım.
Kusura bakmayın, dünya küresel, IMF bir dünya gerçeği diyorsa aziz milletimiz işte o zaman durum vahim demektir.
