Birşeyi yamaktan zevk almak,bazen ona kendimizin bile haberi olmadan bağlanmaya günümüzde tiryakilik adi veriliyor.İnsanların bazıları;kahveye,çaya,sigaraya bağlanıyorlar.Ne çayda ne kahvede ne de sigara tiryakiliğinde geri kaldığımızı görmüyorum ama iş kitap tiryakiğine gelince iç açıcı sonuçlar söyleyemiyorum.
Dinimizde de okuma üzerine ayetler var bilindiği üzre hemde inen ilk ayetler''Ikra bismi rabbikelleziy halak ''(Yaratan Rabbinin adıyla oku!)İlk emirler bile okumanın üstüne verilmiş.
Ülkemizde kitap okuma üstüne anketler yapılıyor bildiğiniz gibi ama biz ülkece kitap okuma konusunda geri kalıyoruz,gelişmiş ülkelere göre.Oysa kitap evrensel medeniyetin bir parçasıdır.Öyle bir özelliktirki bu anında üç bin yıl geri gidebiliriz.Kitap okudukça benliğimizin taa içini keşfederiz,bazen de dış dünyanın keşiflerine çıkarız.Söz verilse kitap hakkında düşüncelerimizin yazılması istense söyleyecek ve konuşacak ağız dolusu laflar buluruz(lafla peynir gemisi yürümez)Saygı değer yazar İbrahim Ünal'ın kitabında rastlamıştım,kitap hakkında bir İngiliz metropolitinin sözlerini katmış bu sözler çok dikkatimi çekmişti sizinle paylaşayım
''İşte değneksiz,acı söz söylemeden,öfkelenmeden,hediye ve para istemeden,bize bilgi veren hocalar:Olara yaklaşırsanız uyumadıklarını görürsünüz,sual sorarsanız sizden birşey saklamazlar,eğer birşey bilmezseniz sizinle alay etmezler.''Ne güzel özetlemiş herşeyi öyle değil mi sizce de?
İlim öğrenme(okuma)Peygamber Efendimizcede büyük bir değere sahiptir.Hadislerinden anlaşılacağı gibi,birkaç hadisinden bahsetmek gerekirse:
- ''Alimin, nafile ibadet edene üstünlüğü benim sizden birinize üstünlüğüm gibidir''
- ''İlim öğrenmek her müslümana farzdır''
- ''Kıyamet günü üç grup şefaat edecektir;peygamberler,
şehitler,bilginler.'' - ''Fıkıh bilen kişi Şeytana karşı nefile ibadet eden bir kişiden daha üstündür''gibi hadisler örnek gösterilebilinir.
Diğer ülkelere göre bakılacak olursa:
ABD'de kişi başına bir yılda düşen kağıt miktarı; 390kg,Avrup'da ; 90kg iken,Türkiye'de sadece 20kg'dır.
ABD'de bir yılda 72 bin 500 çeşit kitap basılmaktadır.Birleşik Devletler Topluluğunu oluşturan eski Sovyetler'de 58 bin,Japonya'da 42 bin,Fransa'da 27 bin kitap ayrı ayrı okuyuculara ulaştırılmaktadır.Türkiye'de (devlet yayınları ile birlikte)bir yılda basılan kitap çeşidi ise sadace 7 bin'dir.
Bin kişiye düşen kitap sayısına gelince;
İspanya'da 170,Almanya'da 2 bin 700,Japonya'da 1000,ABD'de12 bin,Rusya'da18 bin,Türkiyemiz'de isebin kişiye sadece 7 kitap düşmektedir.
Rakamlara bakıyorumda durumumuz ortada galiba, sayıların arasındaki fark önemsenmeyecek gibi de değil.Bizim ülkemiz neden kitap okumuyor?Ben cevabı buldum galiba:
Kitap okuyarak beynimizi meşgul etmek istemiyoruz,dizi filmlerinde ve magazin haberlerindeki ilim bize yetiyor.Biz çok akıllıyız demekki ki kitap okuma gereksinimini duymuyoruz,yeterince bilgi sahibiyiz sanırım.Zaten ne gerek var ki biz ünümüzü diğer ülkelere dolandırıcılıkla,hilecilikle,düzenbazlıkla duyurmuşuz.Çok bilgi sahibiyiz demek o zaman ha kitap okumuşuz ha kitap okumamışız.Yok öyle değil mi diyorsunuz?Peki nasıl sizce?Ben düşündüm düşündüm bundan daha mantıklısını bulamadım sizin düşünceleriniz ne bilemem fakat umarım böyle devam etmeyiz...


