Hiçbir şeyi eskisine döndüremeyecek bir yanlış.. Her şeyi tamamiyle bozar ve bütün güvenini sarsar. Temel kural değil midir zaten yapmanın zor, dağıtmanın ise kolay olması?
Hata yapanda olsanız hata yapılanda olsanız bu değişmez her iki halde insana acı verir ve telafisi bir nebzede olsa bünyeyi rahatlatır.
Eğer hata yapan tarafsanız daha zor tabi öyle acı verir ki keşkelerle yer bitirirsiniz kendinizi.
Hayat oyun değildir. Hata yapıp affedilme şansımız çoğu zaman yoktur ve her şeyi kolayca silemeyiz.
Kaybetmekten korktuğumuz asla vazgeçemediklerimiz olarak gördüğümüz insanlara istemeden de olsa yanlış yaptığımız zaman bu yanlışlar yavaş yavaş onları kendimizden soğutur ve uzaklaştırır.
Bunu telafi etmek istesekte gece-gündüz düzeltmek için çaba harcasakta onun kalbinde açtığımız kırıklığın izini asla tamir edemeyiz. O nedenle birine yanlış yapmadan önce çok iyi düşünelim.
Aslında kesinlikle onun üzmek veya kırmak için yapmamış olsakta onun düşünceleri bu yönde olmayabilir. Bazen sağlıklı düşünemeyip yaptığımızın doğru olduğunu düşünüp yanılabiliriz.
Sevdiklerimize bu şekilde zarar verebiliriz.(Ne kadar tezat bir durum öyle değil mi? Üzülmesini istemediğimiz kişilere yani sevdiklerimize acı çektirmek ve onlara zarar vermek.)
Şartlar bizi hata yapmaya zorlasa da biz hata yapmamaya gayret edelim hata yapmamak için bütün çabamızı harcayalım. Çünkü kaybedilenler geri gelmeyebilir!
Evet insan hata yapar ama hatasında çok pişman olmuşsa ,aslında o hataya istemeden düşmüşse,istediği bu değilse kısacası affedilecek derecede pişmansa affetmek gerekmez mi ?Ne dersiniz?


