27 Nisan 2026, Pazartesi
15:36
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

Şu yaşına gelmiş, o konu aklının kıyısından bile geçmemiş, eleştirmemiş ya da övgüler düzmemiş ama ne zaman ki birisi bir söylem ya da eylem geliştirmiş; istemsizce, gayri ihtiyari ona çevirmiş kafasını...

 

Kendi kafasını yani aklını kullanma gereği duymadan, kendisi bir şey üretme zahmetine girmeden, tabiri caiz ise "tapırtıya koşuyor..."

 

Bu halin, senin içine siniyorsa eğer benim için bir mahsur yok zaten... Sorgulamayan beyinler, fonksiyonunu yitirmiş ve mankurtlaşmış beyinlerdir.

 

***

‘Mehter’ konusunu yapay zekâya sordum.

 

Atatürk Mehteri sever miydi?

 

Evet, Atatürk mehter müziğini sever ve takdir ederdi. Milli değerlere ve Türk tarihine büyük önem veren Atatürk, Osmanlı döneminde yasaklanan mehter takımının faaliyetlerine, 110 yıl aradan sonra yeniden başlanması için talimat vermiştir.

 

Tarihi Önemi: Mehter müziğini Türk tarihinin köklü bir parçası olarak görür, "çalındığı zaman yer gök inlerdi" diyerek etkileyiciliğini vurgulardı.

 

Yeniden Kuruluş: Osmanlı Padişahı II. Mahmud tarafından kaldırılan mehterhane, (yerine Muzıka-yıHümâyun’u kurdu), Atatürk'ün döneminde yeniden kurulmuştur.

 

Milli Musiki Anlayışı: Türk musikisinin milli ve ileri bir yapıda olmasını savunan Atatürk, mehterin bu kültürel miras içindeki yerine önem vermiştir.

 

Atatürk, kültürel ve milli değerlerin korunması çerçevesinde mehter kültürünün yaşatılmasını desteklemiştir.

 

Şimdi soruyu protestocuların, protesto gerekçeleri ile protestoculara soruyorum.

"Atatürk de mi saray özentisi içindeydi?

 

***

"Ne harâbî ne harâbâtîyim,

Kökü mâzîde olan âtîyim." Yahya Kemal Beyatlı...

 

(Geçmişin 'mâzi'nin değerlerinden, kültüründen ve köklerinden beslenerek, modern ve güçlü bir geleceği 'âtî'yi inşa eden anlayışı ifade eder.)

 

***

‘Mış’ gibi yapanlar, hırsızlığa, ahlâksızlığa, onursuzluğa meyilli, milletin değerlerini kendine maske edip makam ve memuriyetini kendi menfaatine kullanan, başkalarının haklarını gasp eden, hukuku ve adaleti kendisinin ve ailesinin suçlarını ört bas etmek için bir araç sayan her cenahtan bütün sahtekârlar hariç, herkesin

 

23 Nisan Bayramımız Kutlu Olsun.

 

***

Gerçek şu ki; Yıllardan beridir, İstanbul takımları adına kurulmuş olan bir yapı mevcuttur ve o yapıyı Anadolu takımları yıkmaya karar vermiş gibi görünüyor.

Yapı da budur, inşaat da budur.

 

***

İster belediye başkanı isterse vali olsun... İsterse cumhurbaşkanı isterse çoban olsun...

 

Kanunlar nezdinde hiç kimsenin ayrıcalığı olmamalı. Birisine "Ters Kelepçe" isteyip diğerinin "Hemen salıverilmesini" istemek, ikiyüzlülüktür, mürailiktir, adaletsizliktir.

 

Kanunlar nezdinde her Türk vatandaşı eşittir, eşit muamele görmelidir.

 

*** 

İster iktidar yanlılarından olsun isterse muhalefet yanlılarından olsun, kendi destekledikleri partiden fışkıran ahlâksızlıklara, sahtekârlıklara, hırsızlıklara tek laf etmeyip sürekli karşı mahalleyi mevzu edenlerin hepsini şahsım adına not ediyorum.

 

"Not etsen ne olacak, sen kimsin?" denilebilir. Elbette ben kimim ki not edeyim? Onlardan uzak durmak için not ediyorum. Zira pislik her cenahta aynı tahribatı yapar.

Hâlbuki bu pislikleri temizlemek için uğraşsanız, partiniz de tertemiz olacak siz de tertemiz bir adamlık etmiş olacaksınız.

 

Siz ahlâktan, edepten, insanlıktan yana mısınız yoksa partinizdeki pisliklerden yana mı?

O pislikleri yapan insan benzeri kişileri koruyan tavrınız ve yaptıklarına toz kondurmayan halinizi gördükçe "yere batsın sizin omurganız." diyorum hep.

Partiniz, ahlâksızlıklardan daha mı kıymetli?

Çocuklarınızdan bari utanın.

 

***

Bu ülkede; iltimasın, adam kayırmanın, rüşvetin, torpilin, ahlâksızlığın, sahtekârlığın, yolsuzluğun, hırsızlığın, tecavüzün, cinayetin olmamasını istiyor muyuz?

 

A) İstiyoruz

B) İstemiyoruz.

 

Cevabınız A şıkkı ise eğer, hangi düşünceden hangi partiden hangi şehirden hangi aileden hangi akrabalık bağından olup olmadığını bakmaksızın bunu yapanların, suçu sabit olanların, suçu yüzde yüz kesinleşmiş olanların tamamının hukuk önünde bir daha gün yüzü göremeyecek şekilde cezalandırılmaları, hatta İDAM edilmeleri gerekir.

 

Bakın ondan sonra evlatlarımızın, torunlarınızın dolayısıyla memleketimizin istikbali nasıl da tertemiz, aydınlık ve huzurlu bir şekilde kazanılmış olacaktır.

 

İnsan olanın cevabı zaten B şıkkı olmaz da hani, 'ama'lı 'mama'lı yorumlar yapmalarına 'o da yaptı' bu da yaptı' demelerine de gerek olmasın. Zira ‘BABAMIN OĞLU’ OLSA DA BUNA DÂHİL oldukları için tekrar bunu sormalarına gerek yok. Ben B şıkkına meyilli olanları yakaladığım anda arkadaşlığımdan atıyorum zaten kaçırdıklarım varsa da kendileri efendice çıksınlar.

 

Hepimiz öncelikle kendi içimizde ADALET'i özümseyelim sonra görüşürüz yine...

 

"İdamsız nizam olmaz. "

 

***

1924'ten bu yana ilk kez bir Türk (Türkmen,) Kerkük'e vali oldu.

 

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Kerkük İl Meclisi Sözcüsü Muhammed Samaan Ağa, Kerkük’ün yeni valisi oldu.

 

Sanırım, bu iyi bir şey...

 

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı