Demokratik bir seçim sistemimiz yok maalesef. İçinde yaşadığımız nahoş hadiseler, hep millet iradesine uygun olmayan bu seçim sistemlerinden kaynaklıdır.
200'e yakın parti varmış ülkemizde. Tamamı da lider eksenli partiler...
Partilerin hepsi de hep alışılagelmiş konularda yani ekonomi, dış politika, din, vatan, bayrak, etnik köken v.s konularında politika yapıyorlar. Sorsanız, "Allah'ın yeryüzüne indirdiği en yetenekli politikacılardır." kendileri... Kimse kendi üzerine toz kondurmuyor. Bırakın liderlerin kendilerini, etrafındakiler de onlara bedavadan askerlik yapıyorlar...
Slogan; "En iyisi bizimki!"
Demokratik, adaletli bir seçim sisteminden bahsetmiyor hiçbirisi. Karşılarına genel başkan adayı çıkmasına bile tahammülleri yok. Cesaretlenip birisi çıkacak olsa bile kendisini anında merkezin 60 arşın uzağında buluyor, olmadı partiden atılıyor. Bu zatlar arkalarında hep bir koruma ordusu bulabiliyor. Dedim ya "En iyisi kendilerininki..." Etrafındakiler de bir kelime ile de olsa liderlerini kötülettirmiyorlar kimseye...
Bu ülkede ahlaklı, namuslu, çalışkan, vicdanlı, merhametli, bu değerlerin hepsini üzerinde barındıran insan gibi insanlar varken, (elan görev yapanların içinde de bu kriterlere uyan kimseler mutlaka vardır, konumuz onlar değil zaten.) aday belirleme kriterlerinin; iltimasa, torpile, rüşvete, menfaate, zenginliğe, makama, şöhrete ve v.b. durumlara göre tespit edilmesi, öncelikle bu belirlemeyi yapanın boynuna yüktür.
Bu yükün altından nasıl kalkacaksınız? Bu adaletsiz sistemi uygulama cesaretini nereden alıyorsunuz? Allah'tan korkmuyor musunuz?
"Tüm siyasi liderlerin dikkatine!" diyor ve aynı zamanda çözüm önerimi de sunuyorum.
Gerek belediye ve gerekse milletvekilliği adaylığı, liderlerin iki dudağı arasından alınmalı ve doğrudan milletin iradesine bırakılmalıdır.
Tıpkı muhtarlık seçimleri örneğinde olduğu gibi...
İsteyen her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir tek kuruş ödemeden ve hiç bir şahıstan icazet almadan, mahallesinden başlayarak aday olabilmeli ve her kademede seçilip liste sıralamasına göre adaylığı kesinleşmeli ya da aday olamamalıdır. Onayı, milletin iradesi vermelidir, lider değil...
Hem böyle olsa belki şu an ben milletvekili ya da belediye başkanı olacağım... Olunca da TBBM'de ya da belediye meclisinde kürsüye çıktığımda parti liderinin gözlerinin içine değil, milletin yüreğinin derinliklerine bakarak konuşacağım. Çünkü beni milletvekili ya da belediye başkanı yapan lider değil millettir. Ben milletin önünde ceketimi ilikleyeceğim o zaman, liderin önünde değil... Zaten hırsızı, ahlâksızı, sahtekârı millet aday yapmaz. Yaparsa da kendi düşen ağlamaz.
Mevcut seçim sistemi demokratik değildir. Adayların millet tarafından değil, parti liderleri tarafından belirlendiği bir sistem demokratik olamaz.
Adayları millet belirlerse eğer, o partiden bu partiye fırıldak gibi geçişlerin de önü kesilmiş olur. Zira bu sistemde 'lider goygoyculuğu' yapan herkesin aday olma şansı çok yüksektir.
Bu sistem içinde; ara seçim yapsanız ne olur? Genel seçim yapsanız ne olur her gün seçim yapsanız ne olur?
Merhum bir büyüğümüzün dediği gibi, "İki saniye sonrasına garantimizin olmadığı bir hayatımız için fırıldak olmaya da gerek yoktur."
Tavsiyelerime uydunuz uydunuz yok, uymadınız, 201. partiyi kuruyorum, sonrasını da artık siz düşünün...
Nahoş hadiseler ve demokrasi
MANSET_ALTI
Reklam Alanı
ICERIK_ARASI
Reklam Alanı