31 Mart 2026, Salı
00:24
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

İman dil ile ikrar, kalp ile tasdikle başlar. Ancak ameller onun olgunlaşmış meyvesi ve göstergesidir. Namaz selamdan sonra başlar. Kazanımlarının sosyal hayatta korunmasıyla taçlanır. Oruç iftardan sonrabaşlar. Nimete şükür oranında lezzetlenir. Hac bittiktensonra başlar ve ömür boyu devam eder. Zekât ibadeti verdikten sonra başlar. Verilen zekât başa kakılmaz, minnet edilmez, yüze vurulmaz, verilen miktar kendinden bilinmezsezekâtın manevi karı devam eder. Hafızlık bittikten sonra başlar, ahkam korunduğu ölçüde muhafaza edilir. Öğrencilik diplomadan sonra başlar. İlme merak ölçüsünce artar veya eksilir. Evlilik sıkıntı ve yoksunluklardan sonra başlar. Sabır ve iradeye göre devam eder.

İşte Ramazan da böyledir. Bitince başlar Ramazan.

Ramazan’ın kazanımları on bir ay devam ederse Ramazan devam eder.

Kulluk devam ediyor, rükû ile beller bükülüyor, secde ile başlar eğiliyor, mideye haram sokulmuyor, Kur’an’la münasebet devam ediyor, namaz teravih bitimiyleterkedilmiyor, tüm gece deliksiz yatılmıyor, sadaka ve infak devam ediyor, dil ve kalp bütün organlar korunabiliyorsa Ramazan tüm yıla damga vuruyor demektir.

Her Ramazan bir mekteptir… Kalbi incelten, ruhu dirilten, insana kendini hatırlatan bir mektep. Asıl imtihan ise o mektepten mezun olduktan sonra başlar.İşte Ramazan’ın manevi alışkanlıklarını diri tutmak için asla terk etmememiz gereken beş temel şey:

1. Kur’an ile Bağınızı Koparmayın
Ramazan’da her gün elimize aldığımız Kur’an, bayramla birlikte rafa kaldırılmamalı. Mukabelelerde yüreğimize dokunan ilahi nefha bir ömür ruhumuza dokunmalı. Hatimlerde okunan cüzlerin anlam dünyası şerha şerha aylarımıza damga vurmalı. Günlük okuduğumuz bir, iki ve daha çok cüzü artık okuyamıyor olabiliriz. Ancak her gün azbir miktar olsa da evlerimiz ve işyerlerimiz asla Kur’ansızkalmamalı. Çünkü Kur’an, evlerin ve mekanların manevi ruhudur, kalbin gıdasıdır; onsuz kalp zayıflar, kararır.Onun anlamıyla buluşmalı on bir ayımız. Yüz on dört suresi yayılmalı tüm yıla. Ayda on surenin anlamıyla ve ahkamıyla buluşulsa yıl sonunda Kur’an’ın yüz on dört suresi bize iner gibi etki eder hayatımıza.

2. Namazı Cemaatle ve Huşûyla Kılmaya Devam Edin
Ramazan’da artan namaz ve cami hassasiyeti, yıl boyu sürmeli. Namaz sadece bir görev değil, bir buluşma olarak görülmeli. O huzuru kaybetmemek için namazı asla ihmal etmemeliyiz. Teravihle yatsı namazlarına zaten alışmıştık. Sabahı da camide cemaatle ihya ettiğimizde gecenin tamamını ibadet kalitesinde geçirmek az bir kazanç olmasa gerek.

Mümin’un suresinde Namazı huşu ile kılan müminlerin özellikleri sayıldıktan sonra konu bitirilirken bu defa namazı korumaktan bahsedilir. Namazı huşu ile kılmak manevi telezzüzü arttırır ancak bu lezzet korunamadığında elden çıkan lezzete kahredilir.  Bu uhrevi urucun ve yücelişin lezzetini tadan ondan vazgeçemez ona bağımlı ve tiryak olur.

3. Geceyi İhmal Etmeyin


Ramazan gecelerinde kurulan o özel bağ…Sahura kalktığınızda terk edemediğiniz uzun uzun secdeler. Yüreklerden kopanahlarla gözlerden ırmaklar gibi coşup seccade ıslatan yaşlar. Dua dua ruhun Rahmana tazarru ettiği münacatlar serzenişler. İşte onu tamamen terk etmeyin. Ayda birkaç gece bile olsa seher vaktinde Rabbinize yönelin. Çünkü seher, kulun en samimi olduğu andır. Seher nebilerin, Sıddıkların, şehitlerin ve Salihlerin terk edemediği kutlu bir zamandır. Seher medeniyetinin kuşakları zamana ve zemine hükmedebilirler. Ve ancak seheri uyanık geçirenler tehlikelere karşı uyarabilir ve uyandırabilirler.

4. Sadaka ve İnfak Alışkanlığını Sürdürün
Ramazan’da açılan eller, bayramdan sonra kapanmamalı. Zira muhtaçlık ve miskinlik Ramazan ayına has bir olgu değildir. Fakirlik Ramazan geçince biten mevsimlik bir mahrumiyet değildir.  Üstelik İslam’ın paylaşım ahlakı zekât ve fitre ile sınırlı değildir.

Zekât ve fitrenin dışında sadaka, infak ve karz gibi daha birçok paylaşım kalemi vardır. Bunları devam ettirebilmeli miktarı az olsa da düzenli sadaka vermeye alışılmalıdır.  Çünkü sadaka sadece malı değil, kalbi de cimrilikten, bencillikten temizler.

5. Dilinizi ve Kalbinizi Koruyun
Ramazan’da uzak durmaya çalıştığımız gıybet, kırıcı söz ve boş meşguliyetlere bayram sonrasında da uzak kalmak gerekir. Sosyal medya dedikoduları ve iftiraları ile kirlettiğimiz kalbimizi, dilimizi, zihnimizi henüz tam anlamıyla arındıramadıysak buna özel bir ilgi ile eğilmemiz gerekecek. Madem Ramazan sadece midemizi değil, dilimizi ve kalbimizi de terbiye etti. Bu terbiyeyi bozacak tüm davranışlardan uzak kalmak gerekecek.

Unutmayın:
Ramazan geçmedi…

Hayatınızda yaşatılabilir.

Eğer onun ahlakı sizde kaldıysa,

Ramazan hâlâ sizinledir

 

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı