10 Mart 2026, Salı
14:43
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

 Amerika ve İsrail’in dünya üzerinde estirdiği terör bir türlü bitmek bilmiyor. Kanlı karnelerine bu defa da İran’a yönelik saldırıları eklediler ve dünya adeta sarsılıyor. Peki dünya ne yapıyor? Ne yazık ki tek tük cılız sesler dışında önemli ve ciddiye alınacak bir tepki yok.

Başta İslam ülkeleri olmak üzere İran’ın dirsek teması içinde olduğu ve belki de arka planda destek gördüğü Çin ve Rusya’dan da kayda değer bir ses çıkmıyor. Amerika, İslam ülkelerindeki askeri üsleriyle İran’ı adeta kıskaca almış durumda. İran ise bu üsleri savaşta öncelikli hedef haline getirerek füze saldırıları düzenliyor.

Uluslararası hukukun teminatı olduğunu iddia eden Avrupa Birliği ise bu vahşeti adeta görmezden geliyor. Avrupa’da bu konuda farklı bir tavır sergileyen tek ülke ise İspanya oldu.

Çünkü İran’a yönelik saldırılarda iki askeri üssünün kullanılmasına izin vermedi. Basında yer alan bilgilere göre İspanya Başbakanı PedroSánchez başkent Madrid’de yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası dünyanın nereye gittiğini kimsenin tahmin edemediğini, hatta saldırıyı gerçekleştirenlerin bile ne istediklerini tam olarak bilmediklerini söyledi.

Birinci Dünya Savaşı ve Irak Savaşı’ndan örnekler veren Sánchez, 23 yıl önce nükleer silahları ortadan kaldırma hedefiyle Saddam Hüseyin’e karşı başlatılan savaşın gerçekte daha fazla terörizm, göçmen akını ve hayat pahalılığı yarattığını ifade etti. Bu savaşın dünyayı daha güvensiz hale getirdiğini ve yaşam koşullarını kötüleştirdiğini belirterek “Tarihten ders almalıyız. Milyonlarca insanın hayatıyla Rus ruleti oynayamayız.” dedi.

Dünyanın süper gücü olan Amerika Birleşik Devleti sahip olduğu üstün teknoloji ve silah gücü ile İran’ı yok etmek istiyor. Gerekçe ise İran’ın nükleer silah elde etmek istemesidir ancak şu soru akıllara geliyor: Bu nükleer silah sizde var, müttefiklerinizde var;hatta Vladimir Putin’in ifadesiyle küçük domuzcuklarında bile var. Peki bu hakkı size kim verdi de İran’a vermedi? Bu nasıl bir dünya düzenidir?

Belki de tek çare onlar kadar güçlü olmaktan geçiyor ancak şunu da unutmamak gerekir: Şii İran, mezhepsel politikalarıyla yıllardır Irak, Suriye, Yemen, Lübnan, Afganistan ve daha birçok yerde yaşanan çatışmalarda rol oynamış; İslam coğrafyasındaki iç savaşları teşvik ederek desteklemiştir  hatta zaman zaman Amerika ile iş birliği yaptığı da görülmüştür. Dün yanında olan bu büyük güç, bugün karşısına geçmiştir. İslam coğrafyasının sessizliğinin bir nedeni de belki budur. Kaldı ki  gerekçeleri bu olsada bile Amerika ve bu konudaki müttefiklerinin yaptıkları haydutluğa, hukuksuzluğa kayıtsız kalmak demek yarın için olacaklara davetiye çıkarmak demektir. Bu mübarek günde Müslümanlara çektirilen çile ve ıstırap artık tahammül sınırlarını çoktan aştı.

Ancak savaşın da bir sınırı, bir ahlakı olmalıdır. Okullarda, hastanelerde ne istiyorsunuz? Gazze’de, Bosna’da, Karabağ’da ve daha birçok yerde aynı vahşet yaşandı.

Son örnek ise İran’ın güneyindeki Minab kentinde bir ilkokula düzenlenen saldırıdır. Bu saldırıda çoğu küçük yaşta öğrenci olmak üzere en az 163 kişi hayatını kaybetti. İşte size medeniyet!

Rahmetli milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi:

“Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.”

Sözün bittiği yer işte tam da burasıdır.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı