2 Mayıs 2026, Cumartesi
14:05
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

Ülkemizde garip işler oluyor. İnanın, olanlara akıl sır erdirmek ne yazık ki marifet ister hâle geldi. Sözde okumuş, eğitimli, düzenin ve sistemin bir numarası pozisyonundaki bir aile; yetiştirdiği çocuğuna “hasta, tedavi olması gerek” diyen öğretmenlerinin uyarılarını, yine sözde bir öğretmen olan annenin dikkate almaması; güvenlik görevlisi olan, asayişten sorumlu baba tarafından fantezi niteliğinde sorunlu çocuğuna silah kullanma ve atış eğitimi verilmesi ve bu sorunlu çocuğun yaşattığı acılar ortadayken, onca idareciyi geçip Milli Eğitim Bakanı “istifa” denmesine gel de akıl sır erdir, erdirebilirsen.

Ne yapmış bu Bakanımız? Metresiyle otelde, makamda ya da okulda mı basılmış; milyonları cebine mi indirmiş; özel jetlerde âlem mi yapmış; baklava kutuları içerisinde rüşvet mi almış; ruhsat verilmesi için astronomik tutarlarda sterlin, dolar mı istemiş/almış? Ne yapmış? Sözde aydın, kendilerini farklı sanan bir ailenin başıboş bıraktığı şımarık, doyumsuz, maneviyattan yoksun, kibirli birinin yaptığı bir eylem için istifa etmeliymiş. Bunlara, rahmetli Erbakan hocanın dediği gibi “Haydi oradan, haydi!” diyoruz.

İnanın, “istifa” diye bağıran, kendini fuzuli yere paralayan bu güruhun ne derdi yaşanan vahşet ne de yaşanacaklardır. Onların yegâne derdi, tıpkı çocukların mehter takımına sırtlarını döndükleri gibi, geçmişlerini hatırlatan Ramazan ayında tamamen gönüllülük ilkesine bağlı, dinî vecibelere uygun etkinlikler yapılsın diye Bakanımızın verdiği talimatlardır. Ezan sesini ıslıklayarak protesto edenleri, Taksim ve Kadıköy’e cami yapılmaması için eylem yapanları da üzülerek görüp şahit olmadık mı?

Dertleri budur. Çünkü bunların sorunu bu milletin geçmişi, dini, örfü ve adetleriyledir. Yoksa mehterde, Ramazan etkinliklerinde, ezan sesinde ya da camide kim ve kimler rahatsız olabilir? Rahatsız olanlar olsa olsa hâlâ düşmanın kulaklarında yankı yapan mehter sesiyle irkilenler, ezan sesiyle kuduranlardır.

Unutulmamalıdır ki cephede bu ezan sesleri yankılanarak vatan, vatan kılınmıştır. Bu milletin bağrından çıkanlar mehterden, dinden, örf, adet ve töreden asla ve asla rahatsızlık duymaz ve duymamıştır. Rahatsızlık duyanların tek dertleri vardır: geçmişiyle bağı koparılmış, maneviyatsız, ne idüğü belli olmayan bir nesil yetiştirmektir. (İşte yetiştirilen o neslin 9 cana kıyarak yaptığı vahşet ortadadır.)

Lakin bunu başarmaları mümkün olmayacaktır. Çünkü bu aziz millet, peygamber aşığı; İslam ahlak ve medeniyetinde zirve yapmış bir milletin torunlarıdır. Fıtrat değişmez ve değişmemiştir. Gelin, bunu böyle bilin; boş yere çaba sarf etmeyin. Bu vatan hepimize yeter, durun durduğunuz yerde.

Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in şiirinde dediği gibi:

“Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!

Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!...”

Bizden söylemesi…

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı