İlk teravih, ilk sahur ve ilk iftarla manevi bir bahara göz ve kalp aralayacağız. Hoş geldin ey Ramazan klişesi yine dillerimize düşecek.Peki Ramazan da hoş bulacak mı bizi? Sarabilecek mi heyecanı hepimizi. Arındırıp affettirebilecek mi evimizi, yurdumuzu, hanemizi tüm şehirlerimizi. Geçen senenin hoşluğundan ne bıraktı bize Ramazan? Takvasından, Furkan’ından, Kur’an’ından verasın’dan, ihlasından, paylaşımından, kıyamından, sabrından, irfanından, siret-i Resulullah’a bağlılığımızdan ne kaldı acaba geriye?
İlk Teravih
İlk teravih dedik bu akşam yerin göklere en yakın avlusu Camilerimizde kılınacak olan. Hicri takvimde geceler gündüzden önce gelir. Ramazan gecesi gündüzünden öncedir. Önce gece kıyamı olan teravih, sonra gündüz mücadelesinin azığı sahur. En son Allah ile kavuşmanın sevincini bütün benliğine hissettiren iftar.
Varsın birileri yine teravihin olup olmadığını, cemaatle kılınıp kılınamayacağını ve rekatlarını tartışa dursun. Gece gündüzden öncedir dedik ya. Gündüzü diri bir irade ve sabırla karşılamanın, berrak bir zihin ve haşyet dolu bir kalbe sahip olmanın yolu gece kıyamından yani teravihten geçiyor. Teravihi ıskalayanın, gece rükû ve secdeye durmayanın, toplumsal bir dinamizmle saf tutmayanın, kardeşlerle omuz omuza camilerde yürek yüreğe yaslamayanın gündüzü yavan olur.
İlk Sahur
Sahur; siz buna seher öncesi kalbi ve ruhi hazırlık deyin isterseniz. Sahur da bereket vardır nebevi sözünü yemeğe indirgemek ne demek. Oysa sahura işaret geceye, gecede ki secdeye, tilavete, kıraate işaret değil miydi?
Gece kıyamına, gece tertiline, gece tazarru ve niyazına sahuru vesile kılmak olarak anlaşılmalı değil mi? Teheccüdü lügatinden ve ibadetinden çıkaran ümmete teheccüd alışkanlığını her Ramazan hatırlatma ve yaşatma olarak anlaşılamaz mı?
Sabah medeniyeti olan ümmeti bu medeniyetle tekrar mezcedip sair milletlere tekrar üstün kılma, ataleti, yılgınlığı ve bedbinliği üzerinden atıp aziz günlerine kavuşmanın yolu sahurdan, imsaktan, ilahi çağrıdan, sabah namazında saf tutmaktan geçtiğini bilmem hatırlatmama gerek var mı?
Bugün Kudüs’ü, Kaşgar’ı, Şam’ı, Ankara’yı, Mekke ve Medine’yi tekrar ümmet için Gazze için ayağa kaldırmanın yegâne zemini mescitler, biricik zaman dilimi sabah namazı değil mi? Ey sahur, seher, imsak, ezan, mescidehli söyleyin o halde sabah yakın değil mi?
İlk İftar
İşte geceniz kıyamda bir abid olarak geçti. Sahurunuz ile hem maddi hem manevi azık edindiniz ve yola çıktınız. Seheriniz kardeşlerinizin ayağına batan dikenlerin, üzerlerine yağan bombaların, onları koruyamayan çadırların ızdırabıyla geçti. Günah bataklığında ki kardeşlerinizin kederi gözlerinizden ırmakları akıttı. Bu duygular yüreğinizi dilhun etti. Duygularınız şeffaflaştı. Düşünceleriniz berraklaştı. Kâinata bakış açınız değişti. Gün boyu üzerinize gelen olumsuzluklara ve çirkinliklere ben oruçluyum diyerekçelik bir iradeye sahip olduğunuzu ispatladınız. İşte ölümü hatırlatan zaman dilimiakşam geldi. Akşam ölümü hatırlatır. Ölüm ise kavuşma ve vuslatı. Vuslat yâre ise ölüm güzeldir. İftar yârden gelen bir hediye ise özeldir. Maddi sofrayı abartıp, yeme içmeyi çoğaltıp manevi ve hikmet sofrası maide-i Kur’an’ı ve Kur’an’ın tilavet edildiği teravihi ihmal etmek gafletini göstermemek gerektir.
Ramazan gelmiş buna kulluk, fikir, şükür ve zikir gerektir. Ey aşıklar bize her günü kıyam, sıyam, maide-i Kur’an, her ayı Ramazan bilinciyle geçirip bir ömrü Bayrama çevirmek gerektir. Dünyanın lezzeti, nimeti, ihsanı, ikramı varsa Ramazandır. Bu Ramazan’ı değerlendiremeyenin sonu hüsrandır. Ramazanınız Ramazan olsun. Ahir ve akıbetimiz Bayram olsun. Allah’ın selamı üzerinize olsun.
