2 Ocak 2026, Cuma
14:29
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Bugün İlimiz dışında cereyan eden ancak  adını paylaşmayacağım bir hastanemizde şahit olduğum bir olayı siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Devletimiz, sağlık hizmetlerine hiç şüphesiz büyük önem vermektedir. Şehir hastaneleri, devlet ve üniversite hastaneleriyle birlikte ciddi yatırımlar yapılmakta; evde bakım hizmeti ile hastaya evinde ulaşılmakta; bir telefonla ambulans hatta gerektiğinde helikopter ambulansı bile kapımıza kadar gelmektedir. İlaçlarımızı eczaneden temin edip evimize kadar getiren sistemler kurulmuş, Sağlık Bakanlığı’na bütçeden her yıl ciddi miktarda kaynak ayrılarak,  yeterli düzeyde doktor, hemşire ve yardımcı personel istihdam edilmektedir.

Peki bunca yatırım, çaba ve gayret vatandaş tedavi olmaya geldiğinde karşılığını buluyor mu? Maalesef sahada yaşananlar gösteriyor ki bu soruya her zaman gönül rahatlığıyla “evet” diyemiyoruz.

Bizzat yaşadığımız olay şöyle:

Ayakta tedavi için gittiğimiz serviste önceki hastadan kalan ranzanın çarşafının değiştirilmesini talep ettik. Beş-on dakika bekledik, gelen giden olmadı. Tekrar hatırlatmamız üzerine bilgisayar başında görevli olan personel, yüzünde memnuniyetsiz bir ifadeyle elinde çarşafla geldi. Eski çarşafı çıkardı, yenisini serecek… Fakat o da ne! Altındaki şilte kurumuş kan, serum ve tentürdiyot lekeleriyle dolu. “Bunun üzerine mi çarşaf sereceksiniz?” deyince, “Evet, bunlar yıkanmış ama çıkmıyor.” dedi ve çarşafı üzerine geçirdi.

Bunu kabul etmedik, durumu görevlilere tekrar ilettik. Hemşire “Tamam, değiştirtelim.” diyerek gitti. Bir süre sonra aynı personel, yine benzer durumda başka bir şilte çarşafı ile geri geldi. “Bu da aynı, lekeler çıkmıyor, bir şey olmaz bakın ağzıma sürüyorum.” diyerek şilte çarşafının kenarından bir kısmını ağzına sürmesi ise gördüklerimizin en şaşırtıcı tarafıydı. “Madem lekeler çıkmıyor, o hâlde bu şilte çarşaflarını kullanmayın, stoktan yenisini çıkarın ya da en azından hastaya göstermeyin.” dememize rağmen sonuç değişmedi. Personel geri götürdü ve şiltenin çarşafını değiştirilmedi.

Burada iki ihtimal vardır:

Bu durumda temiz şilte  çarşafı varda getirilmediyse kasıt ya da umursamazlık vardır.

Eğer tüm şilte çarşafları bu hâldeyse bölüm sorumluları görevini yeterince yerine getirmiyor demektir.

Biz vatandaş olarak işin perde arkasını bilemeyiz. Ancak denetim ve kontrollerin eksik olduğu açıktır. Devletimizin milyarlarca para harcayarak yatırım yaptığı sağlık sisteminde, kan ve serum lekeleri içindeki çarşaf ve şiltelerin hastaya reva görülmesi akla ve vicdana sığmaz. Bunun devlet politikası değil, sahadaki dikkatsizlik ve ilgisizliğin bir sonucu olduğu kanaatindeyim. Yetkililer görürse çözer, görmezse sorun büyür.

Dolayısıyla yetki ve sorumluluk sahibi herkes, görevini layıkıyla yapmak zorundadır. Devletin bunca gayretini çöpe atmaya kimsenin hakkı da yoktur, haddi de.

Bu budur ve böyle bilinmelidir.

 

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
Alt Banner Reklamı