7 Nisan 2026, Salı
22:01
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Hep en iyi şeylerini hatırlıyorum ölenin.

Kötü şeylerini hiç hatırlamıyorum.

*

Hep hayırla yâd etmeye çalışıyorum.

Hayırsızca yâd etmek istemiyorum.

*

Hep “İyi bilirdik” diye haykırıyorum.

Başka türlü haykırmak içimden gelmiyor.

*

Hep ayağa kalkıp saygıyla önümü ilikliyorum.

Kayıtsızca oturamıyorum.

*

Hep rahmet dilemek istiyorum.

Rahmeti esirgemeye kıyamıyorum.

*

Hep ölümün bir son söz olduğunu düşünüyorum.

Defteri hemen kapatıyorum.


HEY GİDİ BURHAN HOCAM HEY

- Korona olduğunu bile bilmiyorduk! Koronadan vefat ettiğini duyunca fazlasıyla şaşırmam bu yüzden herhalde.

*

- 65 yaşındaymış Burhan Hoca... Vay be! Hiç de çok yaşlı değilmiş. Oysa ben kendimi bildim bileli onun epey yaş almış olduğunu düşünürdüm.

Ölüm gelince ben hep şöyle yapıyorum


*

- “Falanca benim talebem, filanca benim talebem” deyip durmasının bu yaşlılık imajında bir etkisi var mıydı? Bilemiyorum.

*

- Yüz yüze hiç tanıştınız mı kendisiyle? Pamuk gibi bir adamdı. Sohbeti tatlıydı. Kamer Genç’le şakalaşmalarını anlatmaya doyamazdı.

*

- Hep dikkatimi çekmiştir: Burhan Hoca ne zaman gülse, yüzü bir çocuğun yüzü gibi olurdu. Gülünce çocuklaşırdı.

*

- Bir şey talep edildiğinde anında telefonu eline alıp o talebi yerine getirmek için sağa sola telefon açardı. Hatta bu özelliği başına dert de oldu ömrünün son deminde.

*

- Bakan olamayışını mesele edip de bunu dışa vuran ilk ve tek siyasetçi oydu. Bu yönü nedense bana samimiyetinin bir göstergesiymiş gelirdi.

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı