Gençler pek bilmez:
Eskiden darbeler şu iki parolayla “Geliyorum” derdi:
*
- BİR: Genelkurmay’ın ışıkları yanıyor.
*
- İKİ: Genç subaylar rahatsız.
*
Bu iki cümle ortaya çıktığı anda tüm darbeseverler...
Anayasa Mahkemesi palyaçoluk yeri değildir
- Heyecanlanırlardı.
- Yerlerinde duramaz hale gelirlerdi.
- Keyiften uçarlardı.
- Coşarlardı.
- Selama dururlardı.
- “Oh be!” çekerlerdi.
- Yatar yuvarlanırlardı.
*
Anayasa Mahkemesi üyesi Engin Yıldırım’ın geçen gece Twitter’da Anayasa Mahkemesi binasının fotoğrafını, “Işıklar yanıyor” diye paylaşması...
İşte bu eski ve berbat hatıraya yapılan gayet bilinçli ve gayet kasıtlı bir göndermeden başka bir şey değildir.
*
Engin Yıldırım denilen bu zat, yaptığı bu palyaçolukla şunlara neden olmuştur:
*
- Anayasa Mahkemesi üyeliği gibi saygın bir konumun tüm ağırlığını, tüm vakarını, tüm ciddiyetini ayaklar altına almıştır.
*
- Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının hiçe sayılmasının tartışılmasının önüne geçerek gündemi bambaşka bir yere taşımıştır.
*
- Anayasa Mahkemesi’ni tartışmaya açanlara “Çok haklısınız bayım çok haklı” dedirtmiştir.
*
- “Bu adamı buraya kim atadı?” sorusunun sorulmasına yol açmış, kendisini oraya getirenleri de tartışmalı hale getirmiştir.
*
Kısacası...
Engin Yıldırım, Twitter denilen gayya kuyusunda yaptığı basit ve ucuz trollükle bir çuval inciri değil, binlerce çuval inciri berbat etmiştir.
Ve yatacak pek yeri kalmamıştır.