8 Nisan 2026, Çarşamba
09:25
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Ben oğluma aylardır sarılamıyorum...

Bizi görmeye geldiğinde sokak kapısının dışında bir sandalyeye oturuyor, öyle uzaktan maskelerimizle bir kaç kelam edip dualarımızla yolluyoruz onu... Benim gibi yüzlerce hekim annesi de kuşkusuz aynı durumda. Evlatlarımızın birer nefer gibi, cephede düşmanla mücadele eden birer asker gibi, küresel hastalığa karşı bizi korumak yolunda seferber olduklarını biliyoruz...

Ya anne babası hekim, hemşire veya sağlık görevlisi olan binlerce yavru, onlar ne yapıyorlardır dersiniz... Annelerine babalarına sarılamadan büyüyor onlar. Hekimler, hemşireler, evlerine bile gidemiyorlar, pansiyonlarda, otel odalarında, yurtlarda yatıp kalkıyorlar... Onlar olmasa, bizi ambulansa kimler bindirecek, sedyemizi kimler taşıyacak, hastalığımızı kimler tedavi edecek? Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, insanlığa yönelik şiddettir. İnsanlığın var oluş hakkına yönelik şiddettir...

Pandemi süreci de bize dayanışmanın anlamını öğretemeyecekse, ne öğretir acaba? Geçen gece Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi’nde vicdanlarımızı çatlatacak bir zorbalık yaşandı. Ankara’nın merkezindeki bu hastaneyi gayet iyi biliyorum. Bir arı kovanı gibi, ışıklarını söndürmeden, gece gündüz nasıl yüksek bir tempoyla çalıştığına şahidim. Bir silahlı çatışma olmuş, çatışmada ağır yaralanan iki kardeşten birisi kurtarılmış, diğeri ise vefat etmiş. Allah rahmet eylesin. Eylesin de, ölen hastanın yakınlarının hastaneye hücum ederek çıkarttıkları nümayiş, sağa sola saldırmaları ve ameliyathaneyi basmaya kalkışmalarını dilimizi yutarak izledik...

Zavallı hekimler, üzerlerindeki ameliyat önlükleriyle kapıları zor tutuyorlar, sedyelerden barikat yapmışlar, kapı dışarıdan yumruklanıyor, açmaya zorluyorlar, ameliyathaneye kıstırılmış doktorlar ise birer karınca gibi kapıya yapışmışlar... Allahım o kapı ne olur açılmasın diye dua ettim videoyu seyrederken... O korkunç manzarayı unutmamız imkansız...

Kimse buna dur demeyecek mi? Bu çocuklar o kadar ağır bir ders programı altında okudular, o kadar çok zorlu sınavlardan geldiler ki bugünlere! Hastalar ve hastalıklarla çevrili yaşamlarında, her gün ölümün içinden geçiyorlar! Hayat-memat arasındaki o ince çizgiyi tutan kişiler onlar... Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşıyız deyince bitecek mi bu iş? Sadece kamu spotlarında, temennilerde, sosyal medya kampanyalarında mı kalacak bu iş? Yahu, hayatlarımızı borçluyuz, her gün hasta yakınlarından şiddet gören doktorlara? Onlara vuran el taş kesilir!

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN  TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı