8 Nisan 2026, Çarşamba
09:25
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

‘Doğu Akdeniz, Ege, Yunanistan ve Ata..’ tartışmaları son haftaların en çok ‘zaman öldüren’ programları, ekranlarda.. Ve çoğu boş olmanın ötesinde, tuhaf da..

Bu arada, Akdeniz’e sahili bulunan Güney Avrupa Devletleri’nin geçen hafta Korsika-Ajaccio'da yapılan Med7 Zirvesi kararları konusunda Fransa Başkanı Emmanuel Macron’un, türkçe bir twitter mesajı yayınlaması bile, sırf türkçe olması yüzünden, tipik bir aşağılık duygusu ile sevinçle karşılanıyor. Halbuki, Macron, ‘Türkiye'ye net bir mesaj gönderdik: iyi niyetli, naiflik olmaksızın sorumlu bir diyalogu yeniden açalım. Bu çağrı bundan böyle Avrupa Parlamentosu’nun da çağrısı. Görünüşe göre de işitilmiş. İlerleyelim.’ derken, açık ki, Güney Kıbrıs’a gönderdiği Charles De Gaulle Uçak Gemisi ve Mirage savaş uçakları filosunu ve Yunanistan’la Fransa’nın (NATO üyesi iki ülkenin, NATO dışında yaptığı başka bir) Savunma İşbirliği Andlaşması’nı hatırlatmış oluyordu.

 

 

***

 

Ege Denizi ve Akdeniz üzerine yapılan tv. tartışmalarının hüzün verici olduğu kadar eğlendirici de olan birisine değinilmesi gerekiyor.

Bir tv. kanalında, emekli bir amiral inciler saçıyor ve kimse itiraz etmiyordu. Bu kişi, hattâ 1930’larda, ‘Sümerler, Hititler, vs. gibi 2 bin yıl öncelerdeki Mezopotomya devletlerinin de türk devletleri oldukları’ şeklinde okutulan ‘kemalist tarih safsataları’nı bile geride bırakıyor, türklerin Anadolu’da 18 bin senedir olduğunu ileri sürüyordu.

Ama, em. amiralimiz bununla da yetinmiyor, ‘Aslında, Ege kelimesinin türkçedeki ‘Aga’ kelimesinden geldiğini’ de söylüyordu. (Hatırlayalım, 1934-35’lerde de, ‘Niagara Şelâlesi’nin; türkçe ‘Ne yaygara’dan; Kanada’nın başkenti Ottava’nın i da türkçe ‘ot ve tava’ kelimelerinden geldiğini, bütün dillerin türkçeden doğduğunu iddia eden ‘Güneş-Dil Teorisi’ vardı.)

 

 

***

Ehh, bu kadar yelken açtıktan sonra, bu ‘bahriye’li emekli paşa, ‘Agamemnon’ isminin de türkçe olduğuna, ‘Memnun Ağa’ ibaresinden geldiğine dair saçma- seçme cümleler de kuruyordu.

Gerçekte ise, Agamemnon’un, antik Yunan mitolojisinde yer alan bir kral’ın ismi olduğu ve Truva’yı (Çanakkale’yi) ele geçirmek için dev bir donanmayla geldiği halde, başarılı olamadığı; ama, o zamanın en güçlüsü sayılan bir donanmayla alınamayan Truva’nın, ‘dev bir tahta at’ın içine yerleştirilen askerler eliyle ele geçirildiği hatırlanmalıydı. (Dev ordularla ele geçirilemeyen nice ülkeler de, Truva atı yöntemiyle, içeriye sokulan veya içeriden elde edilen kuklalar eliyle ele geçirilmedi mi?)

Daha da ilginç olan şu ki, ‘Agamemnon’un ‘Memnun Aga’dan geldiğini ekranlarda milyonlarca muhatap karşısında iddia eden em. amiral, galiba, Agamemnon Zırhlısı’ndan da habersizdi. Dahası, Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı sonunda yenilgiyi kabul ettiği ‘Mondros Mütarekesi’ (silah bırakma) anlaşmasının Yunanistan’ın Agamemnon Zırhlı Savaş Gemisi’nde imzalandığından da habersiz gözüküyordu.

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı