8 Nisan 2026, Çarşamba
09:26
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Ne günler yaşadık. İlk mahkûmiyetimi 12 Mart’ta, Milli Nizam Partisi Davasında, siyasi bir partinin gençlik teşkilatının basın bildirisinde bir ayet mealinden alıntı yaptığım için almıştım. 74 affı ile kurtuldum. Yargıtay da davayı zamanaşımından eşzamanlı bozmuştu.

Ne günlerdi o günler. İsmet Paşa; “hiç Allah demiyorsunuz” diye soran gazeteciye, “Allah ısmarladık” diye cevap veriyor. “Bak işte dedim” diyordu! Politikacıların konuşma ve yazılarında “çok Allah dediği için” sanık olduğu günlerdi o günler. Eee, ne de olsa “İstiklal Mahkemeleri”nden bugünlere geldik. Kanuna göre yargılama yapılan mahkemeler değil, kararı kanun sayılan mahkemeler. İcabında savcısı da yok, savunması da. Temyizi de yok. Sen bu mahkemelerden adalet bekle! Bir günde 5 defa, ve haftada 5 gün duruşmaya çıkan bir gazeteci düşünün. Bu da benim yaşadığım günlere ait acı bir hatıra. Beni bir günde 3 mü 4 mü defa yargılayan hakim, bir süre sonra intihar etti. Yargılamadan sonra “gel konuşalım” demişti, bazı hatıralarını anlatmıştı. Adalete güvenini kaybetmişti. Beni o davaların hepsinden berat ettirmişti o gün.

M. Doğan davasında gazetemize 312 General dava açmıştı. Ben söylemediğim bir sözden dolayı, Erkaya davasında tazminata mahkûm oldum ve evim haczedildi. AİHM’e gittim, çok uzun yargılama sonunda davayı kazandım ve daha iki yıl önce yeni, evim iade edildi. Erdoğan Başbakandı, Davudoğlu Dışişleri Bakanı, Erdoğan talimat verdi, “dostane çözüm yoluyla rızaen sulh” için, Davudoğlu “tamam” dedi, ama konuyu havale ettiği daire başkanı, konuyu savsakladı ve o iş olmadı ve ben de bir daha kapılarına gitmedim. Zaten Davudoğlu Başbakan olunca yakın çevresine ulaşmak bile artık mümkün değildi. Yıllar sonra, AİHM kararı ile konu dostane çözüme gitti. Koman ile mahkemelik olduk, Hurşit Tolon, Çetin Doğan’la mahkemelik oldum. Çevik Bir başımın belası idi. Hemen her hafta hakkımda suç duyurusunda bulunuyordu.

Fetullah Gülen Türkiye’den gitmeden, bir hafta aleyhinde yayın yapıldı, hem de tüm mediada. Gülen gitti, bana döndüler. Bir hafta da benim aleyhime yayına başladılar. Uğur Dündar, Tv’den ve yazılı mediada iftiranın bini bir para! Hakkımda onlarca dava açıldı o aylarda gitmedim, direndim. Allah yardım etti, onlar kaybetti. Askeri mahkemede 7,5 yıl yargılandım, sonuçta kazanan ben oldum.

CHP, BÇG, ÇYDD, ADD’nin desteklediği suç duyuruları oldu, hiç birinde 81 ilde aleyhime suç duyurusunda bulunulmadı. Bu iş bu anlamda 312 General davasından daha garip bir dava! 312 General tek bir avukata vekalet verdi ve tek bir dava açıldı. 81 ilden kopyala yapıştır 81 suç duyurusu! Bu hangi aklın ürünü ise! 

Sonunda işte bu tür işler yüzünden, Baro yasasında değişiklik yapılmasına rağmen, 3 büyük ilde hedeflenen ikinci barolar henüz kurulamadı.Bu bir kamuoyu yoklaması değil, somut bir gerçek. 

Adalet mülkün temelidir. Adalet camiasında avukat nerede, savcılar ne durumda, mahkemeler ne alemde!.. 

Benim hakkımda suç duyurularına, açılan tazminat davasına, bu süreçte yapılan açıklamalara bakıyorum, insan üzülüyor. Koskoca bir parti nasıl böyle bir şey yapabilir! Bunun sebebi; “güç zehirlenmesi” mi, partiyi ele geçirmeye çalışan sonradan gelenler mi? Kalkıştıkları işin sonunu nasıl düşünmezler? 

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı