8 Nisan 2026, Çarşamba
10:57
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun Taksim toplantılarında Mustafa Kemal demesi CHP’de Atatürk krizinin patlak vermesine yol açtı.

Partideki fay hatları harekete geçti. Kimi Canan Kaftancıoğlu ile kurultaydan gelen hesabını görmek için Atatürkçülük tartışmasını kendini açısından avantajlı bir zemin olarak gördü, kimi Atatürkçülük üzerinden güç kazanmaya çalıştı.

CHP’de bir dönem Meclis’te bir milletvekilinin odasındaki Atatürk’ün resminin indirilip çöp kutusuna atılması tartışması yaşanmıştı. CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı’nın suçlandığı, Ankara milletvekili Necati Yılmaz’ın haksızlığa uğradığı, Aylin Nazlıaka’nın partiden ihraç edilip daha sonra geri döndüğü olaydan söz ediyorum.

Zaman zaman, Atatürk’ün CHP’den çektiği ne diye düşünmeden edemiyorum. Hem Atatürk’ün siyasi mirasını yiyorlar hem de parti içi iktidar kavgalarını
Atatürk’ün üzerinden yapıyorlar.


Kılıçdaroğlu’nun Atatürk tartışmasından çok rahatsız olduğu söyleniyor. Tartışmanın uzatılmaması için uyarıda bulunmuş. Ahmet Davutoğlu’nu ziyaretten sonra bu konu sorulduğunda belirli bir medya grubunun bunu öne çıkarmasının anlaşılır olmadığını söyledi. Ama Kemal Bey, size yakın bir gazete yazdı bunu. Ayrıca gazetecilik yaptılar, haberi verdi. CHP’lilere Atatürk üzerinden birbirinizi suçlayın demedi ki...

CHP bir süredir tekrar eski iç tartışmalarına dönmeye başladı. Burada görev Kılıçdaroğlu’na düşüyor. Kılıçdaroğlu, Atatürk tartışmasını kesmeleri için Özgür Özel üzerinden milletvekillerini uyardı ama bu yeterli olmadı. Kemal Bey masaya yumruğunu vurup bu tartışmaların önünü kesmezse, CHP krizlerin partisi  formatına geri dönecek. Çünkü gruplar birbirini yemek için aportta bekliyor. Benden uyarması...

CHP YENİDEN KRİZLERİN PARTİSİ Mİ OLUYOR?

CHP’de bir krizi yazmadan diğeri patlak vermeye başladı. CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke’nin özel sektörü tehdit eden sözlerinin mürekkebi kurumadan Atatürk tartışması yaşandı. Oysa Böke’nin açıklamalarının tartışılması ve CHP’nin tavrının netleştirilmesi gerekiyordu.

Halk TV’deki programda Fatih Ertürk, Kılıçdaroğlu’nun, “Hazine garantili bu tür işlerin hepsini kamulaştıracağız” sözünü hatırlattıktan sonra, “Bunu nasıl yapacaksınız?” diye soruyor. Selin Sayek Böke, “Ne müzakeresi yapacağız? Müzakere falan yok. Buraya yazacağız, ‘Bunlar artık kamunundur’ diyeceğiz. Devam edeceğiz” diye karşılık veriyor.

İttifaklar sayesinde yerel seçimlerde önemli bir başarı sağlayan CHP henüz iktidar olmadan özel sektöre parmak sallamaya başladı. Peki böyle bir CHP’nin iktidarında özel sektör kendini nasıl güvende hissedecek? 70’li yıllarda Deniz Baykal’ın Enerji Bakanı olduğu dönemde, “ATAŞ rafinerisini devletleştireceğiz” çıkışı vardı. Özel sektörü ürkütmüştü. Artık Türkiye 70’lerin Türkiye’si değil ama belli ki CHP’de bazı kafalar hâlâ 70’lerde kalmış.

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı