8 Nisan 2026, Çarşamba
12:39
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

“AK Parti Genel Başkanlığı” adına açılan 500.000 liralık tazminat davası için ilk savunmamı yaptım.

Doğrusu niçin “AK Parti Genel Merkezi” adına değil de, “Genel Başkanlık” adına açıldı, onu anlayamadım!. Benim yazımdan kim ne kadar üzüldü, bu tazminat da kimin üzüntüsünü hangi ölçüde telafi edecek onu da anlamış değilim. Tüzel kişilik üzülmez, üzülen üyelerdir, ya da yöneticiler. Onlar bu parayı nasıl paylaşacaklar, partilerine hibe edeceklerse, kim hangi oranda bağışta bulunmuş olacak.. Bu “Genel Merkez”in mi üzüntüsü, “Genel Başkanlığın” mı, taşra teşkilatları da buna dahil mi, onu da anlayamadım!. 

Tek bir dava yok. 81 ilden gelen davalar var. Ayrıca, AK Parti Genel Başkanlığı da davacı olmuş, Kadın Kolları dışında. KADEM de davacı olmuş, hem de hem KADEM hem de Saliha Okur Gümrükçüoğlu kendi adına, suç duyurusunda bulunmuş.

Daha geliyor, daha şimdiden 1000 sayfayı geçti ve gelmeye devam ediyor. Halkın Kurtuluş Partisi üyelerinin açtığı bir dava var bir de il ve ilçelerden suç duyuruları gelmeye devam ediyor.

Bu arada Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de soruşturma açmıştı, şikayet var diyorlardı. Şikayet ne, şikayetçi kim, bilgimiz olsun ki, ona göre savunma yapalım dedik, ama savunma yapmadığımız gerekçesi ile ihraç kararı almışlar. Onlar daha çok, “Toplumsal cinsiyet”, “Cinsel tercih” ve “Cinsel yönelim”e takmışlar kafayı.

Ben “AK Parti içindeki FETÖ’nün zihniyet ikizi AKP’liler” diyorum, AK Parti’nin tamamına söylemediğim bir söz için, birileri bunu kendi üstüne alıyor. KADEM kendilerine hakaret edildiğini düşünüyor, AK Parti tüzel kişilik olarak, içlerindeki AKP’lilere söylenilen söz için, bütün olarak kendilerine hakaret edildiğini savunuyor. Biri çıkıyor beni kadın düşmanı ilan ediyor. Yahu benim de annem, hanımım, kız kardeşim, kızım, gelinim, yeğenim var. HKP’ye göre, İstanbul sözleşmesini savunanlara “Fahişe” demişim. Bir başkası “İstanbul sözleşmesi” kapsamında “Pozitif ayırımcılık” yapılan LGBT+ türevlerine demişim. Bu arada “Onur” yürüyüşünde, ellerindeki pankartlarda kendilerine “Fahişe” diyenler değil mi bunlar.

Ankara Barosu Ayasofya’nın açılışında Hilafetle ilgili yazılarım ve konuşmalarım sebebi ile hakkımda suç duyurusunda bulunmuştu, hâlâ bana bir tebligat gelmedi.

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK  İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı