8 Nisan 2026, Çarşamba
20:12
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Olay şöyle gelişti: Cumartesi günü öğleden sonra...

Joe Biden’ın 8 ay önce yaptığı açıklamalar, sosyal medyaya düşmeye başladı yavaş yavaş...

*

Ardından olay çarpan etkisiyle büyüdü.

Büyüdü, büyüdü, büyüdü.

Kılıçdaroğlu istese Joe Biden olayını kolayca savuştururdu


Bir fırtınaya dönüştü.

*

AK Parti açısından bulunmaz nimetti bu sözler.

*

Neden?

Çünkü AK Parti, çok uzun bir süredir şu iki tezi dillendiriyor:

- BİRİNCİ TEZ: Dış mihraklar, bilhassa Amerika iktidarımızı devirmek istiyor.

- İKİNCİ TEZ: Türkiye’de muhalefet milli değil, dış mihraklarla işbirliğine açık.

Joe Biden’ın açıklamaları, işte bu iki tezin de kanıtı gibiydi.

*

Cumartesi günü akşam sosyal medya, resmen bu tartışmayla “yıkılıyordu.”

*

İktidara yakın kesimler...

Bir yandan ABD’ye, bir yandan da muhalefete yükleniyorlardı.

*

Muhalefete yakın kesimler ise...

“Sekiz ay önce yapılan bir açıklama” ve “Bu AK Parti’nin işine yarar” cümlelerini devreye sokuyorlardı.

*

Tam da fırtına bu şekilde devam ederken...

İçimden şöyle dedim:

*

- Şu anda CHP Genel Merkezi’nden tüm haber merkezlerine “acil” kodlu bir davet gitse...

- “Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, saat 22.00’de ‘Haddini bil Joe Biden’ isimli bir basın toplantısı düzenleyecektir” dense...

- Kemal Kılıçdaroğlu, saat 22.00’de basın toplantısına çıksa...

- Konuyu oraya buraya hiç çekiştirmeden... Joe Biden denilen adama şöyle gürül gürül bir had bildirse...

*


Bekledim... Saat 17.00’de böyle bir davet yok.

Saat 18.00 yok... Saat 19.00... Saat 20.00... Yok, yok...

Saat 22.00 gelip geçti gözümün önünden... Basın toplantısı falan yok...

*

Bir zamanların çok meşhur bir sorusuydu:

AKP neden hep kazanıyor, CHP neden hep kaybediyor?

*

Anlattığım hikâye, bu sorunun en ama en önemli cevabıdır.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı