? Rüzgâra sordum ? Neden Süleyman?a hizmet ediyorsun? ?
Bana cevap verdi: Onun mühründe Ahmed?in adı yok mu? ?
Peygamberin ( sav ) hastalığının şiddeti, cemaatine artık namaz kıldıramayacak kadar artmıştı.
Öyle ki; yakınında bulunan sahabelere ? Allah, beni iki dünya arasında özgür bıraktı. Bu kul Allah?ın katını tercih etti ? diyerek artık ayrılık vaktinin çok yaklaştığının haberini veriyordu.
Ashab ile haber göndererek Hz. Ebubekir?in kendi yerine cemaatine namazları kıldırmasını, imamete geçmesini emretti.
Hasta yatağından kalkarak, bir sabah namazı vaktinde Mescid ? i Nebi?ye gelerek üzerinde kul hakkıyla ahirete göçmemek için Müslümanlarla bile helalleşmişti artık?
Kızı Fatıma başta olmak üzere herkes gözyaşları içerisinde ? alemlerin kendisi için yaratıldığı ? mümtaz şahsiyetin aralarından ayrılacak olmalarına dayanamıyorlardı.
Ve daha şimdiden Allah?ın Peygamberini özlemeye başlamışlardı bile?
Takvimler 8 Haziran 632 Pazartesiyi gösterirken, bir kuşluk vakti, ? Refik ? i Âla?ya ( En Yüce Dosta ) ? diye duada bulunarak ruhunu teslim etti en güzel insan?
Müslümanlar büyük bir şok ve şaşkınlık içerisindeydi. Öyle ki büyük sahabelerden bazıları bu bir şaka olmalıydı, Muhammed aramızdan ayrılamaz demeye bile başlamışlardı.
Hz. Ömer gibi ? Tevhid Dinini ? en ince ayrıntılarına kadar benimsemiş ve Kur?an?ı kendisine hayat rehberi edinmiş olan biri dahi, bu duygusal yıkımdan dolayı kendisini kaybediyor ve elini kılıcına götürerek ? Kim Muhammed öldü derse onun kellesini alırım ? diyecek kadar üzüntü içerisinde kalıyordu.
Bu vahim durumu gören ve tekrar insanların eski cahiliye adetlerine dönmelerinden endişe eden Peygamberimizin hicret ve mağara arkadaşı, Kur?an ? ı Kerim?in ifadesiyle ? ikinin ikincisi ? olan, ? İlk Müslüman Erkek ? olma şerefine nail olmuş Hz. Ebubekir, büyük bir soğukkanlılıkla olayı yatıştırıyor ve Müslümanların yüreğine su serpen, üzüntülerini hafifleten şu sözleri söylüyordu: ? Sizden kim Muhammed?e inanıyorsa bilsin ki Muhammed ölmüştür. Kim de Allah?a inanıyorsa bilsin ki O, ölmemiştir. ?
Sonra Zümer suresinin şu ayetlerini okumaya başlıyordu?? Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse siz geri mi döneceksiniz. Kim sözünden geri dönerse Allah?a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenleri ödüllendirir.?
Peki Hz. Muhammed nasıl bir insandır ki; vefat ettikten sonra bu kadar insanın arkasından gözyaşı dökmüş, ölümünü kabul etmek istememiştir?
Nasıl bir hayat yaşamıştır ki milyarlarca insan onun izini, ? sünnetini ? takip etmekten kendini alıkoyamamıştır?
Hangi insan için canınızı ve evladınızı bile düşünmeden feda edebilirsiniz?
Yılın sekiz ayı savaşıp dört ayı barış içinde yaşamaya çalışan bir topluluğu; kadının ve kölelerin konuşma hakkının dahi olmadığı bir coğrafyayı; insanların en büyük geçim kaynağının gasp ve faiz olduğu bir milleti; tarihleri boyunca tek bir bayrak altında bir araya gelememiş kabileler halinde yaşamayı ilke edinmiş Arapları; kan davalarının sıradan bir vaka haline geldiği, Akif?in deyimiyle ? dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi ? anlayışının egemen olduğu insanları ne yapmıştır da Allah?ın Rasülü tek bir millet ve birbirleriyle ? kardeşler ? haline getirmiştir?
Muhammed Abduh gibi önemli müfessirlerden birisi, neden ? Hz. Muhammed?in asıl mucizesi tek bir millet yaratmasıdır ? deme gereği duymuştur?
Kuranın ifadesiyle ? onları ateş çukuruna düşmekten ? ne yapmıştır da son anda kurtarmıştır kendilerini?
Kısaca söylemek gerekirse; Hz. Muhammed ilk önce kendi yaşantısıyla insanlara örnek olmaya çalışmıştır. Yani ? ilk önce kendi evinin önünü süpürmüş ? tür.
Vahiy alıyor olmasının ve Allah?ın Peygamberi olmasının yanı sıra insanlarla olan ikili münasebetleri, onlarla olan diyalogları, ? ahlaken mükemmel ? olması O?nu en üst mertebeye çıkaran özellikleri olmuştur.
İnsanları aldatmamış, konuştuğu zaman yalan söylememiş, emanete ihanet etmemiş, verdiği sözü mutlaka yerine getirmeye çalışmış, en kızgın anında bile sesini yükseltmemiş, çocuklara ve eşlere iyi davranmayı tavsiye etmiş, hoşgörü ve barış içerisinde bir yaşam sürdürmelerini insanlara tavsiye etmiştir.
Eski bir Hint atasözünde de ifade edildiği gibi ? Sen doğduğunda bütün dünya gülüyordu sen ise ağlıyordun. Öyle bir yaşam sür ki; öldüğünde sen gülesin ve bütün dünya ağlasın. ? tarzında bir yaşam sürmüştür.
Onun izinden gidebilen ona layık olan insanlar olabilmek ümidiyle?.
NOT ETTİKLERİM:
? Sen Ahmed ? i Mahmud ? i Muhammed?sin Efendim?
Haktan Bize Sultan ? ı Müeyyedsin Efendim? ? ( Şeyh Galib )
