2 Şubat 2026, Pazartesi
09:32
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

3-6 yaşında okul öncesi eğitime başlayan çocuklarımızı 7 yaşında ilköğretime, 15 yaşında da ortaöğretim kurumu olan liselere ve 19 yaşarında da üniversite veya meslek yüksek okullarına göndermekteyiz.Çocuklarımız hayatının ilk yıllarında  sınav sözcüğünü duymakta, bilinç altına sınav kavramını yerleştirmektedir.Kimi  zaman anne ve babaları kimi zaman da öğretmenleri sınav kavramının önemli olduğunu , çocuklarımızın hayatlarında bu sınavlar sonucunda yapılacak değerlendirme sonucunda  başarılı olup olmayacağının önemini vurgularlar.Çocuğumuz  bir sohbet ortamına gittiği zaman önce derslerdeki başarısı sonra kendisinin nasıl olduğu sorulur.Toplumumuzda sınav ve sınav sonuçları önemlidir önemli olmaya da devam edecektir.Ama yapılan sınavlardan ve sınav sonuçlarından kimse memnun gözükmemektedir.

 

Gelişmekte olan ülkemizin kıt kaynakları, artan nüfus hızı nedeniyle sunulan  eğitim hizmetlerinin kalitesini düşürdüğü bir gerçektir.Okullardaki eğitim ve öğretim faaliyetlerini, öğretmenin niteliği, okulun fiziki donanımı, öğretim materyallerinin yeterlilik durumu ,okul çevresinin demografik yapısı ve öğrencilerin sosyo ekonomik durumu direk olarak etkilemektedir.Okulun  dolayısıyla öğretmenin ve öğrencinin başarısı sınav sonucuna göre değerlendirilmektedir.Bu değerlendirme ölçütü okullardaki sadece öğretim adımının değerlendirilmesi olarak algılamak gerekir.1973 yılında yürürlüğe konulan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunun Birinci Kısım ,Birinci Bölümünde, Türk Milli Eğitim Sisteminin düzenleyen genel esaslarının amaçları bölümünü içeren 2. maddesinde;

?Türk Milli Eğitiminin genel amacı,Türk Milletinin bütün fertlerini,

1. (Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;

2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;?

denilmektedir.

            Şimdi günümüzde eğitim açısından yaşadıklarımızı ve çocuklarımıza yaşattıklarımızı Türk Milli Eğitim Sisteminin genel amaçları doğrultusunda değerlendirelim.

            7 yaşında  ilköğretim birinci sınıfa başlayan öğrencimizi önce yetiştirecek öğretmen için arayışına geçiyoruz.Bir veli tipolojisine göre  öğretmen öğrencine her gün ödev veren onu yetiştirmek için aşırı gayret sarf etmesi gereken bir kişidir.Bu veli tipolojisi işi sadece öğretmene ve okula bırakır, bir kenara çekilir, beklentisi gerçekleşmese ona göre çocuğunun okulu ,dolayısıyla öğretmeni başarısızdır.Diğer bir veli tipolojisi de çocuğuyla her gün ilgilenir,çocuğunun psikolojik ve fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamakla birlikte   eğitim ve öğretim faaliyetlerinin her aşamasında öğretmenle ve okulla işbirliği içerisindedir.Bizim eğitimciler olarak beklediğimiz ikinci veli tipolojisidir.Öğretmenin kalitesini öğrenci belirler.Sadece eğitim ve öğretim faaliyetlerini sınav sonucuna göre analiz edecek olursak eksik  bir değerlendirme yapmış oluruz.Çünkü biz öğrencilerimizi bir yandan  hayata hazırlamak için temel vatandaşlık bilgileri ile donatmak için eğitim faaliyetleri sunarken bir  yandan da bir üst öğrenim kurumu olan okulların öğretim faaliyetleri için öğrencilerin hazırbulunuşluluk düzeylerini artırmaya çaba sarf  etmekteyiz.

 

            Öğrencilerimizi yetiştirmek için derslere göre  öğretim faaliyetlerinin  içeren kazanımları ölçmek ve ölçüm sonuçlarını değerlendirmek için hassas bir çalışma yapılması gerekmektedir. Bakanlık müfredat programları gibi   ölçme  ve değerlendirme  materyallerini de   merkezden hazırlamalı ,bunun için bakanlık internet  sitesinde bir soru bankası oluşturulmalı, öğretmenler okullarda  öğrettikleri konularla ilgili kazanımları ölçmek için  ölçme materyallerini bakanlığın sitesinden alarak uygulamakla yükümlü olmalıdırlar.Soru bankasında bulunan soruların geçerlilik , güvenirlilik ve kapsayıcılık ilkelerine uygun olması sağlanmalıdır.Bu sistem hayata geçirilmediği takdirde  öğretmen tarafından hazırlanan  yazılı yoklama sorularının geçerlik ve güvenirlikleri hesaplanmadığından dolayı yapılan yanlış değerlendirmelerin ve hak kayıplarının önüne geçilemeyecektir. Bu nedenle ortaöğretim yerleştirme  sisteminde 27,2 etkisi olan yılsonu başarı puanının objektif olabilmesi her yıl tartışma konusu olmaya devam edecektir.

            Sınav tabiî ki önemlidir.Ama çocuğumuzdan önemli değildir.Öğrencilerin girilen sınavlarda başarılı olamaması sadece kendisinin , sadece öğretmeninin veya sadece velisinin suçu değildir.Bu başarısızlıkta suçlu arayacağımıza özelde kendi çocuğumuzun başarılı olamamasının nedenlerini belirlememiz, başarısızlık nedenlerini ortaya çıkarmamız ve buna yönelik çözüm önerileri geliştirmek için profesyonel bir yardım almamız daha yerinde olacaktır.

Genelde ise eğitime yön verenler başarısız olan öğrencileri yetiştiren öğretmen eğitimi sistemini gözden geçirmeli, mevcut öğretmenlerin iş başında hizmet içi eğitimi ile eksiklerinin giderilmesi konusunda ivedi olarak projeler üretmelidirler.Yoksa her yıl  biz palyatif çözümlerle meseleye yaklaşırsak , girmiş oldukları sınavlarda sıfır çeken öğrencilerinin başarısızlık nedenlerinin araştırmaktan ziyade ,her yıl suçlu aramakla zamanımızı geçiririz.Suçlu aramaya gerek yok .İnsanın doğası gereği başarıyı herkes sahiplenir ama  başarısızlık hep sahipsiz kalmıştır.Önemli olan başarısızlığı bir sorun olarak algılayıp, başarısızlık nedenlerini ortaya çıkartarak başarının önündeki engelleri ortadan kaldırmaktır. 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı