Konya-Seydişehir-Antalya birinci sınıf devlet yolu ulaşıma açıldıktan sonra yolu kullanan sürücülerin sayısı her yıl katlanarak arttı. Karayolları verilerine göre bu yoldan son bir yıl içinde 4 milyon araç kuzeyden güneye, güneyden kuzeye geçti, geçmeye de devam ediyor.
Yolun ulaşıma açılması ile birlikte bazı bölgelerde kazaların yoğun yaşanması beraberinde ?Acaba yolun bu bölgelerinde yol yapım hatası mı var?? sorusunu gündeme getirdi. Örneğin Seydişehir-Antalya yolu 9. kilometrede çoğu ölümle sonuçlanan kazalar meydana geliyordu. Benim de sık sık gündeme getirmem dolayısı ile yetkililer konuyu gündemlerine aldı.
Bu bölgeye Karayollarının ?acil kaçış rampası? yapması ile kazalar parmakla sayılacak kadar azaldı .?Acil kaçış rampası? yapıldıktan sonra ise bu bölgede bir tane bile ölümlü kaza olmadı. Emeği geçenlere teşekkür.
Aynı şekilde Seydişehir-Konya yolu 23 ile 29. kilometreler arası da kazaların yoğun yaşandığı bölge olarak dikkat çekti. Her kaza olduktan sonra konuyu gündeme getirdik ve Karayolları bu bölgede de geçen yıl ilk etabı 3 kilometre olmak üzere bölünmüş yol yapım çalışması başlattı.
3 kilometrelik yolun yeterli olmadığını sürekli olarak gündeme getirmemizden sonra Karayolları yeni bir planlama yaparak bu bölgede bölünmüş yol yapımı çalışmalarını 12 kilometreye çıkardı.
Karayolları burada yol yapım çalışmalarına geçen yıl başladı. Belli bir mesafe de alındı. Ancak, bu yıl şu ana kadar hiçbir çalışma yapılmadı.
?Yolu ben yaptırıyorum.? Diye açıklama yapan Milletvekili Harun Tüfekçi yetkililere gecikmenin nedenini soracaktır herhalde.
Seydişehir-Konya yolunun önemli bir kısmına geçen yıl Karayolları asfalt kaplama yaptı. Ama ne hikmetse yeni kaplama eski yolu aratır hale geldi ve yüzlerce kazanın yanı sıra binlerce aracın camları kırıldı. Bir çok vatandaşımız yaralandı. Bu yol tam bir çile yoluna döndü.
Şu anda Antalya Karayolları Seydişehir-Antalya arasının önemli bir bölümüne asfalt kaplama yapıyor. Bir taraftan asfalt kaplama yapılırken, diğer taraftan araçlar yolu kullanıyor, araçların tekerlekleri mıcırları kurşun gibi sağa sola fırlatıyor. Otomobiller kaza yapıyor, insanlar hayatını kaybediyor, yaralanıyor,araçların camları parçalanıyor.
Geçen hafta içinde Antalya yolu 40. kilometrede 36 yaşında bir avukat yeni dökülen mıcır dan aracını kaydırarak 150 metre uçuruma yuvarlandı ve feci bir şekilde hayatını kaybetti.
Kaza sonrası olay yerine gittiğimiz zaman yolda asfalt kaplama yapıldığına dair bir tane uyarı levhası veya buna benzer hiçbir şey yoktu.
İşin tuhaf yanı kazadan bir gün sonra aynı yerde Karayolları bütün uyarı levhalarını koymuştu. İşte ben buna ihmal falan demiyorum. Bu cinayettir ve sorumlularından hesap sorulmalıdır.
Yine geçen hafta Antalya yolu 29. kilometrede dört kişilik bir aile mıcır kurbanı oldu ve otomobilleri taklalar atarak dağa çarptı. Bereket versin otomobil dağa çarptı, şayet dağ değil de uçurum olsaydı biri 4,diğeri 8 yaşında iki çocuk annesi ve babası belki de feci bir şekilde can verecekti.
Sürücü: ?Yolda bir tane bile uyarı levhası olmadığını söyleyip,Karayollarını şikayet ve dava edeceğim ? Dedi.
Neticede bu işler ?Ben yaptım.? demekle olmuyor. Şayet bu işin ilmi yönü bilinmiyorsa araştırılsın, gelişmiş ülkelerde nasıl yapılıyor ise ona göre önlemler alınsın ve ondan sonra çalışmalara başlansın.
Bir de Seydişehir Yeni Oto Sanayi Çıkış Yolunun olmadığını defalarca dile getirdim. Yine geçen hafta burada akşama düğünü olan damat tır ile çarpıştı, bereket versin damat ve sadıcı hafif yaralandı. Buradan yetkililere sesleniyorum şayet buraya çıkış yolu yapılmazsa bir gün burada çok daha büyük bir felaket yaşanabilir.
O zaman bu işin hesabını kim veya kimler verecek bilmiyorum. Ama vicdanlarda mutlaka birileri kendini suçlu bulacaktır..
Sonuçta görevlerini yerine getirmeyenler telafisi mümkün olmayan sonuçların ortaya çıkmasına sebep oluyor.
Benim için bu ihmal boyutlarını aşıyor, cinayet oluyor.
Peki, sizce de böyle değil mi?
