2 Şubat 2026, Pazartesi
09:32
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Üniversite eğitimi için ilçe dışına çıktığım zamanlardı. Yeni bir ortama girmişsin, kimseyi tanımıyorsun, yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorsun? Bu arada herkes meraklı bakışlarla soruyor? Nerelisin? Nerelisin? Nerelisin?

Birisi Ferdi?nin memleketi Adana diyor, diğeri Gencebay?ın memleketi Samsun, bir diğeri hamsili pilavın memleketi Trabzon diyor?

Sıra bana geliyor nerelisin kardeş diyerek? Seydişehir ? Konya diyorum? Odadaki herkes aynı ses tonuyla cevap veriyor:  ? Alüminyum fabrikası vardı demi orda, boksit madeni çıkıyordu. Duymuştuk Seydişehir?i coğrafya dersinden?Üniversite sınavında da çıkmıştı soru olarak.. ?

Şehir dışına çıktığımız, askerlik görevini yerine getirdiğimiz ya da çalışmak için şehir değiştirmek zorunda kaldığımız zamanlar hepimizin bir şekilde şahit olduğu, yüz yüze geldiği bir durumdur.

Boksit madeninin işlendiği Alüminyum Fabrikasının burada olması; Seydişehir?i Konya?nın diğer ilçelerinden farklı kılan ve reklamını yapan en önemli faktörlerden biridir.

Yoksa ekonomik yönden ve tanıtım açısından Seydişehir?i Konya?nın diğer ilçelerinden farklı kılan, artı bir özellik olmadığını hepimiz bilmekteyiz.

İşte bugünkü yaşadığımız durumda ortadadır. Beş yılın öncesinin esnafı ile günümüzdeki esnafın durumu bellidir. İki bin, üç bin kişinin çalıştığı fabrikanın ilçeye ekonomik getirisiyle, yedi yüz kişinin çalıştığı günümüzdeki işletmenin getirisi bellidir.

Eğer Seydişehir sürekli göç alan ve gelenin bir daha gitmemek üzere ikamet ettiği bir şehir haline geldiyse bunda ekonomik kalkınmışlığının ve Alüminyum Fabrikasının rolü çok büyüktür.

Cicero?nun da ( Roma?lı devlet adamı, bilgin, hatip ) dediği gibi ? Bütün büyük işler, küçük kıvılcımlarla başlar ? tezinden yola çıkarak bu fabrikanın kurulmasına ve binlerce kimsenin buradan ekmek yemesine ve şehir ekonomisine katkıda bulunmasına sebep olan bir kıvılcım, faktör vardır.

1956 yılında bulduğu bir taş parçasının, diğer taşlardan farklı olduğu şuuruna varıp, araştırılması ve analiz edilmesi için yetkililer ile görüşen,  MTA?nın kapısının çalınmasına vesile olan, yurt dışından gelen Alman Jeologla kırk beş gün dağlarda gezerek inceleme yapan, belki de Seydişehir?in geleceğini kurtaran ilk adımları atan kişidir Mümin Demiroğlu.

Peki, kendi araştırmacılığı ile boksit madeninin ortaya çıkmasını sağlayan ve ilçemize Dünyanın en büyük ikinci fabrikasını kazandıran Mümin Dede?ye vefalı davranabildik mi ilçe olarak?

Maalesef bugüne kadar vefalı olamadık? Bu yazıyı okuyanların çoğu bile bilmiyordur haklı olarak kimden bahsettiğimi?

Mümin Dede bugün doksan yedi yaşında. Yani artık ömrünün sonbaharında? O da haklı olarak sitemkâr bir şekilde gereken ilgiyi ve değeri görememekten şikâyetçi?

Gelin klasik bir şekilde yaptığımız gibi öldükten sonra insanların değerini anlamak, onların isimlerini bir yerlere vermek yerine bir değişiklik yapıp da bunu Mümin Dede hayatta iken bunu yapalım ve isminin yaşaması için bir parka, caddeye, mahalleye veya hiç olmazsa sokak başındaki bir çeşmeye ismini verelim, bir şekilde de olsa bizlere bu nimeti kazandıran insanın kalbini almaya çalışalım?

Ne dersiniz? Çok mu şey istedim acaba? Bence ? hayır. ?

NOT ETTİKLERİM:  ? Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümünden sonra anılmaz.  ? ( Şeyh Sadi )

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı