2 Şubat 2026, Pazartesi
11:04
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Geçenlerde bir kuşluk vakti hanımın kaynatıp kuruması için evin önüne serdiği bulgurun bekçisiydim. Değerli komşum Hüseyin hoca yanıma kadar gelip selam verdi oturduk 15 dakika kadar sohbet ettik Allah razı olsun hani derler ya ağzından bal damlıyor diye işte Hüseyin ağabeyimin de ağzından bal damladı 15 dakika boyunca.

Konu, günümüz insanlarının yaptırdığı lüks evlerden açılarak insanoğlunun azami 80 yıl kadar yaşabileceği dünya evlerine verdiği metanetti. Aslında diyordu hocam, ?Burası için değil de öbür taraf için bir şeyler yapmak lazım? 60 yıl kadar önceleri köylerinde bir hüyüğün kazılması ile meydana çıkan ve kral sarayı olduğunu tahmin ettikleri bir örende mermer sütunlar ve evin taban kısmında da üzerlerinde gemilerin resmedildiği fayansların olduğunu anlattı. ?Ağabey bu ne demek biraz açar mısın?? dedim. ?İşte lüks yaşamın sonu azgınlık o da felaket getirir son yıllarda ne yazık ki dünya yaşamına çok metanet vermeye başladık. Görüyorsun her lüks evdeki dekorlar birkaç fakire ev yaptırmaya yeter dedi? Ve şöyle bir düşündü.

Sözü kıyamete getirmişti bende sordum, ?Ağabey dünya kurulalı olan bazı olaylardan Ad kavminin batırılışı Nuh tufanı gibi benzeri felaketler acaba birer kıyamet midir?? ?Yok? dedi. ?Kıyamet bir defa kopacak zaten ondan sonra yeryüzü kitap gibi dümdüz olacak o dağlar taşlar her şeyler birbirine çarparak pamuk atılırcasına toz duman olacak? ?Ağabey Nuh tufanına sebepler nedir?? dedim. Devam etti Hz Nuh (As) Ma kavmi çok eziyet ediyor onun sözlerini dinlemedikleri gibi onu dövüp çarpıyorlardı. Hz Nuh, ?Allah?ım bu insanlara bana itaat etmiyor senin dinin üzerine anlattıklarımı dinlemiyor bana da eza cefa ediyorlar? diye Allah ilticada bulundu. Rabbi Teala, ?Ya Nuh sen bir gemi yap sana itaat edenleri o gemiye al ben onların başlarına tufan göndereceğim? deyince Nuh (AS), ?Yarabbi ben nasıl gemi yapayım? deyince Yüce Allah, Tavuğun göksünden misal gösterip gemiyi nasıl yapacağını tafsilatıyla anlattı. Nuh as gemiyi yapmaya başladı inanmayan kâfirler yanına gelip sordular, ?Ya Nuh bu nedir?? ?Gemi? ?Bu ne olacak?? ?Suda yüzecek? Deyince, ?Sen delisin hani bunun yüzeceği su nerde? deyip onunla alay ettiler. Nihayet gemi yapıldı bitti gemi rivayete göre 124 bin 8 tahtadan oluşmuştu diye ekledi. Müfessirler bunu şöyle yorumlamışlardır: ?124 bini bütün peygamberleri işaret ediyor. 4?ü dört büyük meleği Azrail, Mikail, Cebrail, İsrafil?i 4?ü de dört İslam halifesini temsil eder. Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali?yi? demişleridir. Hz. Nuh yine kavmine günlerce tufan olacağını anlattı yine kimse inanmadı. Hatta oğlu Kenan bile inanmadı ve babasının sözlerini gaileye almadı. Şöyle dedi;  ?Tufan olursa bak koca yüce dağlar var ben onların zirvesine çıkar kurtulurum?

 

Bu arada inanmış bir ihtiyar kadın vardı. Nuh?un yaşadığı beldeye biraz uzakta yaşıyordu. O bazen Nuh (AS)?a ineğinden süt sağıp getiriyordu ve tufan olacağına inanıyordu. Şöyle dedi; ?Nuh?a ey Nuh tufan olacağı zaman bana da haber ver ve beni gemiye al? O da, ?Tamam? demişti. Gün geldi, Rabbi Teala göğe emir verdi. ?Yağmurunu yere bütün şiddetiyle yağdır? diye, yere toprağa emir verdi. ?Karnındaki olanca suyu boşalt? diye emir verince, yer ilk işaretini bir tandırın içersinden su fışkırtarak verdi. Adından gökten bardaktan boşanırcasına yağmur inmeye başladı. Bir anda yer gök allak bullak oldu. Nuh (AS), gemiye her hayvandan birer çift aldı inan insanlar bindi, yiyecek içecekler dolduruldu. Sular yükselmeye başlayınca gemi harekete geçti. Nuh?un en büyük oğlu Kenan babasının sözünü dinlemedi ve gemiye binmedi. Dağlara doğru kaçtı. Onun bu kaçışını gören Nuh (AS), ?Allah?ım bu benim oğlum ona akıl izan ver? diye yalvardı. Allah?ü Zülcelâl, ?Ya Nuh inanmayan senden değildir üzülme? dedi. Kenan bir dağın zirvesine çıktı. Burada çiş yapma ihtiyacı hissetti ve küçük çişini yaparken onun kabarması ile boğuldu helak oldu. Gemi yalpalar yaparak dalgalarla boğuşarak yol aldı ve 6 ay sonra bir yerde durdu. Gemide son kalan bütün yiyeceklerden bir çorba yapıldı yendi. ?İşte aşure budur? dedi. Nuh (AS) unutup tufanı haber veremediği kadını buldu. ?Tufan oldu duymadın mı?? diye sorunca, ?Yok duymadım ama bir gün ineğimin ayakları ıslak ve çamurlu gelmişti demek ki o zaman olmuş tufan? dedi. Allahın koruduğunu kim korur ki.

Ben yine sordum, ?Ağabey peygamberlere vahiy getiren melek Cibril  acaba her şeyi biliyor muydu?

 

 

 

 

?7 kat göklere gidip geliyor bu 7 kat gök ve arş nasıldır?? dedim, durdu. ?İsmail Efendi bunları insanların aklı fehmetmez bu olaylar insan aklının dışındadır. Mucize üstü bir durumdur anlatması zor ama anlatmaya çalışayım ama sana şu kadarını söyleyeyim Allah katında peygamber efendimizin ayrı bir özelliği vardı bu âlemleri senin için yarattım ya Habibim sözünün muhatabı odur? dedi. Vahyi anlatıyordu. Cebrail bir gün yine geldi ?Ya sin velkurenil hakiym? dedi. Resuli Zişanda okumaya devam ederek, ?Oku ya kardeşim oku? dedi. Cebrail, ?Ya Resulallah ben bu ayetleri makamdan alıp sana getiriyorum ama ben hiç anlayamıyorum bunlardan sen ise ne dendiğini hemen anlıyorsun ve benden evvel okuyorsun bunun hikmeti nedir?? Peygamberimiz, ?Ya Cibril senin bu vahyi aldığın yerde bir yeşil perde var mı?? diye sordu. ?Var Ya Resulalah? dedi. ?Bir daha vahiy alırken o perdeyi kaldır bir bak? dedi Cibril yine, vahyiçün gittiğinde o perde aklına geldi perdeyi şöyle kaldırdı baktı ki Resuli Zişan orada oturtuyordu. Derken, Hüseyin Hoca sustu göz pınarlarından iki damla yaş geldi. Nutku tutuldu. Neden sonra, ?İsmail?im bunlar insan aklını aşan şeyler demiştim. Ben şöyle biraz gezineyim bir şeyler oldu bana? dedi.  Bastonuna dayanarak gözden kayboldu. ?Diline aklına sağlık ömrüne bereket değerli Hüseyin Ağabey? dedim. Saygılarımla   

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı