Ramazan ayında oruç tutulmasının hikmetlerinden biride Kur?an-ı Kerim?in bu ayda indirilmiş olmasıdır. Onun için çokça Kur?an okumaya ve dinlemeye çalışmalıyız. Cenab-ı Hak, Kur?an-ı Kerim?de şöyle buyuruyor.
?İnsanlığa rehber olan, doğru yola götüren, hakkı batıldan ayıran en açık ve parlak deliller ihtiva eden Kur?an Ramazan ayında indirildi.?(1)
Kur?an-ı Kerim, madem Ramazan ayında nazil olmuştur, öyleyse bu ayda Kur?an?a daha ziyade saygılı olmak, emirlerine daha fazla itaatkâr olmak, Kur?an okumaya ve dinlemeye daha çok zaman ayırmalıyız.
Müslümanlar da öyle yapıyorlar. Ramazan-ı Şerif?te nefsin süfli ihtiyaçları olan adi işler terk ediliyor.
Kur?an ayını güzel karşılamak ve onun bereketinden daha fazla istifade etmek için sanki yarışıyorlar. Camilerde hatimler okunuyor, teravihler kılınıyor, televizyon ve radyolarda daha ziyade Kur?an sohbetleri yapılıyor. Hazret-i Osman?ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Allah Resulü (sav) şöyle buyuruyor:
?Sizin en hayırlınız, Kur?an?ı öğrenen ve öğretendir.? (2)
Hayırlı ümmet olmak için, Efendimizin tavsiyesine uymak gerektir. Bu sebeple Kur?an okuma ve okutmaya Müslümanlar, daha çok zaman ayırırlar. Kur?an okumasını bilmeyenler, bu fırsatı kaçırmamalıdır. Bu ayda mutlaka Kur?an?ı öğrenmelidirler. Böylece hem Ramazan ayının bereketinden faydalanmış hem de Allah?ın kelâmını öğrenmiş olurlar. İnsana maliyeden bir mektup gelse, yanlış bir şey olmasın diye titizlikle okur. Kur?an da Allah?ın mukaddes bir mektubudur, ondan daha fazla özen göstermeliyiz.
Ayşe validemizin (ra) rivayet ettiği bir başka hadis-i şerifte Efendimiz, şöyle buyuruyor:
?Kur?an okuyan ve okumada becerikli olan kişi, mukarreb melekleriyle beraberdir. Kur?an?ı kekeleyerek güçlükle okuyan kimse için iki kat sevap vardır.? (3)
Bu iş Ramazan?da olursa sevaplar katlanır.
Allah Resulü (sav) buyuruyorlar ki:
?İki insan imrenilmeye layıktır: Birisi; Kur?an?ı öğrenmiş olup gece gündüz onunla meşgul olan ve onunla amel edendir. İkincisi de Allah?ın kendisine verdiği maldan gece gündüz hayırlı yolda harcayan kişidir.?(4)
Müslüman, bilhassa bu ayda malayani konuşmaları terk ettiği gibi, ne dünyaya ve nede ahrete yaramayan davranışları da terk eder. Yemeyi içmeyi de terk ederek melek gibi bir vaziyet alır. Sanki Kur?an yeni nazil oluyor gibi okumaya ve dinlemeye bütün benliğiyle yönelir. İnsan o hitabı Resul-i Ekrem?den (asm) veya Hz. Cebrail?den işitiyor gibi dinlemelidir. Hatta doğrudan doğruya Mütekellim-i Ezeli olan Cenab-ı Hak?tan geliyor gibi dinlemeye çalışmalıdır.
Ramazan-ı Şerif?te güya İslam âlemi bir mescit hükmüne geçiyor; öyle bir mescit ki, milyonlarla hafızlar, o büyük mescidin köşelerinde, o semavi hitabı yeryüzündeki tüm varlılara işittiriyorlar ve Ramazan?ın Kur?an ayı olduğunu ispat ediyorlar.
Ramazanda nefsin bayağı isteklerine tabi olup yiyip içerek bu ayın sevap ve bereketinden istifade etmemek büyük bir kayıptır. Hele oruçlu olan Müslümanların önünde yiyip içmek ne kadar çirkin düşer. En azından empati yapmamak ve inanan insanlara saygı duymamak anlamı da taşır. Ayrıca oruç yiyenler, tüm İslam âleminin manevi nefretine hedef olurlar.
Ramazan?ın kadir ve kıymetini bilmeli, gece ve gündüzümüzü Kur?an okuyarak nurlandırmalıyız.
(1) Bakara,185.
(2) Riyazü?s-Salihin, 997.
(3) Riyazü?s-Salihin, 998 .
