2 Şubat 2026, Pazartesi
15:13
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Önümüzdeki Pazar günü bayram. Bayramlar, toplumsal kaynaşmanın en yoğun yaşandığı ve insanların birbirlerinin hal ve hatırlarını en içten duygularla paylaştıkları günlerdir.

Ramazan Bayramı, oruçlu günler sona erdi, yemek ve içmek serbest oldu anlayışından kaynaklanan bayramlar değildir elbet.

Yaradan'ın, Ramazan ayı boyunca kullarından yerine getirmesini istediği bireysel ve toplumsal bazı sorumlulukların gereğini yerine getirebilmiş olmanın coşkusudur Ramazan Bayramı. Onun içindir ki, bu bayramın adı dinimizde ve geleneğimizde Ramazan

Bayramı olarak geçmektedir. Ramazan Bayramı'nın kimi zaman şeker bayramı olarak anılması, Ramazan Bayramı adının ifade ettiği anlam zenginliğini yansıtmakta yetersiz kalmaktadır.

Ramazan'ın öğrettikleri

Ramazan ayının bireysel ve toplumsal hayatımıza yönelik bizlere kazandırdığı bazı disiplinler, Ramazan sonrasında da üzerimizde çeşitli etkiler yapmaktadır. Yemek ve içmek imkanımız olduğu halde iftardan önce yeyip içmememiz ve açlığı hissetmemiz, imkansızlıkları nedeniyle sürekli aç ve açık gezen insanları bizlere daha yoğun şekilde hatırlattığı gibi, yardımlaşma duygusunu da güçlendirmektedir. Vaktinden önce kesinlikle yeyip içmememiz, hayatımızı bir başka açıdan disipline etmemize yardımcı olmakta ve soframızda bize aitmiş gibi duran yiyeceklerin gerçek sahibinin aslında Allah olduğunu bizlere hatırlatmaktadır. Bu duygular insanı Yaratıcı'ya daha da yakınlaştırmaktadır. İftar soframızı dostlarımıza açmamız ve yoksullara yardım etmemiz de, ihtiraslarımızı bir ölçüde frenlememize ve paylaşma duygusunu daha yoğun hissetmemize katkıda bulunmaktadır.

Bayramda ziliniz çalmıyorsa

Bayramlar  kaynaşma duygusunun en yoğun yaşandığı günlerdir. Eğer bayramda çoluk çocuğunuz, konu komşunuz, hısım ,akrabanız, torun torbanız tarafından kapınız çalınmıyorsa bir sorun var demektir.

Bayramda bizzat gelemeyecek kadar uzakta yaşayan birinci derece yakınlarınız, en azından bir telefonla hal ve hatırınızı sormuyorlarsa, bunun nedenlerini araştırmaya önce kendinizden başlamalısınız. Göreceksiniz, çözüme daha kolay ulaşacaksınız. Bu durumda kendinize, 'Ben nerede yanlış yaptım, ben neden bu insanları kendimden uzaklaştırdım?' sorusunu bir sorunuz.

Konu komşunuzdan ve yakınlarınızdan bayramda hal ve hatırınızı soranlar olmuyor, kapınızın veya telefononuzun zili bu amaçla çalmıyorsa, insanlarla iletişiminizde bir sorun var demektir. Sevgi karşılıklı yaşanan bir süreçtir. Sevdiğiniz kadar sevildiğinizden emin olabilirsiniz. Başkalarına göstermediğimiz duyarlılıkları, başkasının bizlere göstermesini beklemeye hakkımız olabilir mi? Dostluğunu kazanmayı düşündüğünüz insanlardan gelen mektuplara, e-mail'lere, telefonlara cevap vermemeyi ve onları görmezden gelmeyi adet edinirseniz, zaman içinde görmezden gelineceğinize emin olabilirsiniz.

Eğer, bayramda arkadaşlarıyla birlikte grup halinde kapıları dolaşan apartmanın veya mahallenin çocuklarına kapınızı açmaz veya onları en azından bir şeker veya çikolata vermeden asık yüzle kapıdan uğurlarsanız, bir sonraki bayramda kapınıza gelmeyeceklerine emin olabilirsiniz. Onlara birer şeker vermek için imkanınız olmadığı zamanlar da olabilir? Böylesine güç durumlarda bile, onlarla sıcak bir göz teması sağlar ve en azından saçlarını şöyle bir okşarsanız, ertesi bayramda yine kapınıza geleceklerinden ve sizleri görmekten hoşlanacaklarından emin olabilirsiniz. Onlarla yolda karşılaştığınızda, sizi gördüklerinde gözlerinin ışıldadığını farkedeceksiniz.

Bayram ektiğini biçmektir

Aile içi eğitim, tamamen görerek ve yaşanarak elde edilen bir süreçtir. Çocuklarınızın sizlere nasıl davranmasını istiyorsanız, anne ve babanıza da o şekilde davranınız. Çocuklarınızda görmek istediğiniz güzel alışkanlıkları, onlara bizzat yaşayarak gösteriniz.

Örneğin, yaşayan veya ölmüş olan anne babanızı çocuklarınızla birlikte ziyaret etme alışkanlığı edinmemişseniz, çocuklarınızın da bir gün sizin evinize veya mezarınıza uğramayacaklarından emin olabilirsiniz. Dostlarınızla ilişkilerde de aynı durum geçerlidir.

İkramda dikkat

Millet olarak izzet-i ikrama karşı özel bir düşkünlüğümüz bulunmaktadır. İsteriz ki, misafirlerimize bir şeyler ikram etmeden onları kesinlikle bırakmayalım. Özellikle Ramazan Bayramları'nda tatlı ikramı tüm ülkemizde yaygındır. Şeker Bayramı adı da buradan kaynaklanmaktadır.

Günümüzde insanları aşırı ikramdan dolayı düşmanlarından çok dostları zarar vermeye başlamıştır. Yüksek şekere bağlı hastalıklar günümüzde oldukça yaygındır. Bu durumdaki misafirler için, 'benim ikramımı kabul etsin de, gittiği yerde yemeyiverir' şeklinde düşünülmemeli ve sizi kırmamak için yemek zorunda kalacakları şekilde ölçüsüz ısrarda bulunulmamalıdır. Bu gibi durumlarda, ekonomik duruma göre, daha farklı hediyeler verebilir.

Bu vesileyle, hepinizin kadir gecesi ve bayramını kutlar, dostlarınızla birlikte, sağlık içinde nice bayramlara erişmenizi dilerim.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı