Liselere OYP (OKS), üniversitelere Ö.S.S. sonucu girebilen öğrenci sayıları aldıkları puanlar ve SBS sonuçlarına bakacak olursak, ilçemizin il düzeyinde başarı sıralamasında ki yeri önceki yıllara göre çok geride.
Gerilemeye sebep birçok faktörü sıralayabiliriz ancak bu yıl yaşanan başarısızlığa en büyük sebebin alüminyum tesislerinin özelleşmesi sonucu alanda görülen standart sapmalarının etkili olduğu kanaatindeyim. Yönetici kadrolarının neredeyse tamamının ve yüksek ücretle çalışanların terk-i diyarı, paraya dayalı eğitim sistemimizi tepetakla ettiğinden yola çıkarsak, ilçemizin başarı durumunun geçtiğimiz yıllara göre kıyasının çokta gerçekçi olmayacağını düşünüyorum.
Kaldı ki! İlköğretimizin son beş yıllık puan ortalamasında görülen düşüş daha çok ilçe merkezindeki okullarımızda görülüyor? İki okul hariç, kasaba ve köylerimizin neredeyse tamamı, önceki yıllara göre daha başarılı? Buda gösteriyor ki! İlçe merkezin de yaşanan göç gerçeği, eğitimdeki başarı çıtamızı aşağılara inmesinde önemli etkenlerden bir tanesi?
Başarısızlığa başkaca sebepler gösterip haddimi aşmak niyetinde değilim. Dolayısı ile bu kısa tespitten sonra yazıma esas konuya geçmek istiyorum?
İlköğretim camiamız, adı zorunlu ama kendisi sorunlu bir sistem manzumesi içerisinde, yüz metre koşusu hızında engelli bir maraton yarışına başladı?
Yarışın başında okullarımızın geçtiğimiz yıla esas başarı durumlarını kapı önlerine kadar taşıyıp tartışırken; özellikle ilköğretimde görevli idareci ve öğretmenlerin 2009-2010 Eğitim Öğretim yılına hangi zorluklarla başladıklarını ve karşılaşacakları bir türlü çözülemeyen kısır döngü sorunlarını acaba konuşuyor muyuz?
?Kayıtlar internet ortamında yapıldı. Veliler okullara gitmek zorunda kalmadı. Dolayısı ile kayıt parası derdinden kurtulduk? seslerini duyuyorum. Haksızda değiller. Zira çocuklarımızı güya devlet okullarında ücretsiz okutuyoruz ?Madem ücretsiz okutuyoruz bizden kayıt parası ya da her başka ad altında hiç bir para talep edilmesin?? deniliyor? Yerden göğe kadar haklıyız? Düz mantıkla bakarsak amenna?
Tamam da!!! Dünyanın en gelişmiş ülkeleri, bütçeden en büyük payı, eğitime ayırırken. Ülkemizde Milli Eğitim bütçeden pay alan kurumlar arasında 7. sırada olduğunu yok sayamayız. Maalesef acı bir gerçek?
Buna rağmen makaleme ?her koyun kendi bacağından asılır? sözünden hareketle ?İLÇEMİZDE EĞİTİM ÖĞRETİME DAİR İKİ TESPİT?? Başlığını koyarakülke geneline şamil bu önemli konuyu yerelleştirdim. Öyle ya!!! Bana ne İstanbul?dan, bana ne Ankara?dan, Adana?dan? Bana ne Urfa?dan, Mardin?den?
Hal böyleyken kendimize soralım? Okullarımızda kapı pencere bozulduğu zaman müdür tel mi bağlayacak? Cam kırıldığı zaman öğretmen naylon mu çekecek? Çatı akınca altına leğen mi koyacak? Kalorifer arıza yaptığı zaman hizmetli bana ne çocuklar varsın üşüsün, idareci ödenek isterim gelirse yaparım mı diyecek? Su arıza verdiği zaman akarsa aksın mı diyecek? Elektrik arıza verdiği zaman karanlıkta mı ders yapacak, okulun teknik donanımları arıza yaptığı zaman devlet gelsin yapsın, yapmazsa bana ne mi diyecek? Doğru dürüst yakıt ödeneği bile alamayan bir okul müdürü bu eksikleri ve ihtiyaçları kendine zor yetirmeye çalıştığı maaşıyla mı karşılayacak? Öğretmen çocuklarımıza çektireceği fotokopi parasını, kırtasiye giderlerini cebinden mi verecek?
Bütün bu sorunların üstesinden geldikten sonra başarı çıtasını mı yükseltecek?
Devletimiz bu ihtiyaçların giderilmesinde maalesef çok cimri. Öyleyse; İlköğretim okullarının finansman problemlerin çözümünde gerçekçi olmak zorundayız. Ailelere durumu anlatmalıyız ve onların desteğiyle bu sorunun çözüleceğini açıklamalıyız. Velilerimiz ekonomik durumları elverdiği ölçüde okullarımıza yardım etmelidirler. Bahse konu olan kendi çocuklarımızdır. Bu sorunun, ?idareciler kimseden para almayacak? açıklamaları yapmakla çözülmediğini anlayacak yeterli tecrübeye sahibiz. Bir veli okula 10 TL eğitime katkı payı vermek istemiyor fakat çocuğunu dershaneye gönderip birkaç bin lirayı harcayabiliyor, sigaraya günde en az 3?5 TL verebiliyor bunun nedenini sorgulamalıyız.
İlçemizde başarı çıtasını yükseltebilme adına birey olarak katkılarımızı esirgememeliyiz. Bütün gayretini okullarının ihtiyaçları için gerekli finansın bulunmaya harcayan özellikle ilköğretim idareci ve öğretmenlerini ?Modern dilenci? konumuna düşürmemeliyiz.
Başarının yolu birlikte hareketten geçer?
Bu vesile ile; Yaşamlarındaki HAYAT merdiveninin ilk basamaklarına adım atan, okul öncesi ve 1. sınıf öğrencilerimizin heyecanla atan yüreklerinden öpüyorum. Öğretmen idareci ve tüm eğitim camiasına kolaylıklar diliyorum.
