Ah nerde o eski bayramlar diyerek gençlik ve çocukluk anılarının yâd edilip hatırlandığı hatta özlendiği günler çok olur. Avrupa da ise buna ek olarak bir de ?Ah nerde o memleketimizdeki bayramlar? diye atıfta bulunulur.
Aslında bayramlar hiçbir zaman eskimez, onlar hep taptazedir, eskidiği sanılan bir şey varsa o da geçmişte kalan yıllardır.
Almanya?da bayramlar ise yaşlıların memleketlerinde geçirdikleri o eski yıllarını ve doğup büyüdükleri köylerini daha çok hatırladıkları birer zaman dilimidir.
Avrupa?da gözünü dünyaya açan gençler ise anne ve babalarının anlattıklarını dikkatle dinliyor ve o hatıraların bazen hangi manaya geldiğini anlamaya çalışıyorlar. Üçüncü kuşağın ise henüz bunları idrak edecek seviyede olmadıklarından onlar daha çok ninelerinin şefkat dolu kucağı, dedelerinin vereceği harçlık veya anne, babalarının aldıkları hediyelik eşyalarla meşgul oluyorlar.
Bayramlar akraba, eş ve dostların bir birleriyle kaynaştığı ve sevgi bağlarının kurulduğu mübarek günlerdir. Bayramlar birbirine dargın olanlar için barış köprülerinin kurulduğu, dost ve ahbablarla beraber sohbet edip yeme, içme ve meşru dairede gülüp eğlenme günleridir.
Bahsinde bulunduğumuz konuyla ilgili olarak Nübeyşe el-huzelî? in (ra) rivayet ettiği bir hadis-i şerif?te, Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor:
?Haberiniz olsun, bayram günleri yemek, içmek ve zikir günleridir.?(1)
Zikrin bir manası da Allah?ı çokça hatırlamaktır.
Burada Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir önemli hususa nazar-ı dikkatimizi çekmektedir; yani böyle neşe ve sürur dolu günlerimizde de dikkat edip Rabbimizi zikirden uzak kalmamaya ve ibadetlerimizi yapmaya devam etmemiz için öğüt veriyor.
İnşallah Rabbimiz, şimdiye kadar yapmış olduğumuz ibadetlerimizi kabul etmiştir. Biz elimizden geldiği kadar ona kulluk etmeye çalıştık. Ramazan?da oruç tutmanın farz olduğuna ve sevabının Allah tarafından verileceğine inanarak bu görevi yerine getirdik.
Bu konuda Ebu Hüreyre? nin (ra) rivayet ettiği bir hadis-i şerif?te Efendimiz, şöyle buyuruyor:
?Kim ramazan ayında oruç tutmanın farz olduğuna ve sevabının Allah tarafından verileceğine inanarak orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.? (2)
Almanyada Bayram sabahları bir başkadır.
Müslümanların yoğun olduğu küçük şehir ve kasabalarda, çok muhteşem tablolar oluşur.
Sabahın erken saatlerinde yaşlı, genç ve çocuklar temiz kıyafetler içerisinde caminin yolunu tutmuşlardır. Grup-grup giden bu yabancılar Almanların dikkatini çekiyor ve bazıları arabalarını iyice yavaşlatarak bu durumu anlamaya çalışıyorlar. Acaba bir olay mı çıktı, birinin evini mi yaktılar fakat bu kıyafetler içerisinde, hayır olamaz, sonra bu çocuklar, bunlar nereye gidiyorlar derken bazıları medeni cesaretini toparlayıp arabanın camını açarak sorar ?Arkadaş neler oluyor nereye gidiyorsunuz? der. Ramazanın bittiğini ve bayramın geldiğini duyunca iyi bir olay yokmuş diyor, bakışlarından sevinci belli oluyor.
Yaşlı Almanlar daha çekingendirler, olayı uzaktan ve çaktırmadan takip edip anlamaya çalışırlar.
Müslümanların bayram namazlarını edadan sonra Caminin önünde musafaha edişleri bir başka manzarayı oluşturur, bir nizam ve düzen içerisinde sıcak ve engin bir muhabbetin ifadesini sergileyen bu atmosfer Avrupalıların çok dikkatini çeker.
Bu manzara karşısında kendilerinde bulunan büyük bir eksikliği hissederler.
Böylece herkes tekrar evine döner. Evlerde kahvaltı yapıldıktan sonra bayramlaşma ve hediyeleşme yapılır, çocuklar sevindirilir. Memlekete telefonlar açılıp, varsa anne baba ve yakınların bayramları kutlanır.
Almanya?da Müslümanların bayram tatilleri olmadığından iş yerlerinden izin alamayanlar işe gitmek zorundadırlar, şayet bayram bu yıl ki gibi pazara denk gelirse ailece bayram bir arada kutlanmış olur. Komşular birbirlerini ziyaret ederek bayram sevinci paylaşılır. Türklerin yoğun oldukları mahallelerde geleneksel âdetlerin unutulmaması için, çocuklara komşular ziyaret ettirilip el öptürülür. Yaşlılar kapıya gelen çocukları şefkatle karşılar, onlara çikolata ve para vererek iltifatta bulunurlar ve bu çocuklar onlara kendi çocukluk yıllarını gençliklerini ve memlekette geçirdikleri önceki bayramları hatırlatıp ister istemez bir daha ?Ah eski bayramlar, ah memleketimizdeki bayramlar? dedirtir.
Tüm İslam âleminin bayramını tebrik eder, Almanya?dan selamlarımızı iletiriz.
(1) Müslim, Siyâm 144, (1141).
(2) Buhâri ve Müslim
