Her hangi bir olay ve ya olgu ile ilgili düşüncelerin dile getirilmesini düşünce özgürlüğü olarak ,başkalarının onur haysiyet ve şerefine zarar verebilecek duyguların ifade edilmesini ise düşünce özgürlüğünden ziyade bir hakaret olarak algılamalıyız.Bundan dolayı da insanlara karşı dürüst olabilmeli onların kişilik haklarına saygı göstermeliyiz.
Evet sevgili okurlar,okullar açıldı.2009/2010 eğitim öğretim yılı başladı.Öğrencilerimiz sıralarının üzerlerinde ,poşetlerin içerisinde kitaplarını aldılar.Kitap dağıtım işini yapan Seydişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne teşekkür ediyoruz.
Bu ilçe son on yıllık tarihinde eğitim, spor ve kültürel faaliyetler kapsamında pek çok başarı elde etmiştir.Bu başarılar sonucunda elde edilen ödülleri ,belgeleri okullara gidip onur köşelerini inceleme zahmetin de bulunan herkes görebilir.Bunlar kendiliğinden olan tesadüfi şeyler değildir.Hepsinde yönetici ,öğretmen ve öğrencilerin emeği vardır.Kısacası bu bir ekip çalışmasıdır.Bu ekibin başı da İlçe Milli Eğitim Müdürü?dür.Her şeyden önce insan da ahde vefa duygusu olmalı, eleştirilerini sağlam temellere oturtarak yapmalı ve çağdaş bir anlayışla olumlu veya yapıcı eleştiri yapmalıdır.
Bir önceki yazımızda ?Seydişehir?de Eğitim Nereye Gidiyor ?? diye sormuştuk.Bu yazıyı kaleme almamızdaki hedefimiz; göçle birlikte daralan Seydişehir ekonomisinin ilçemiz eğitimine yansımaları ,2009 yılında öğrencilerimizin katılmış oldukları sınavlardaki başarı durumlarını analizi ve ilçemizdeki eğitim ve öğretim çalışmalarını kalitesini nasıl artırırız konularında görüşlerimizi paylaşmıştık.Ancak bazı köşe yazarları bizim durum tespitlerimizden de yola çıkarak olayı başka mecralara çekmeye , sınav sonuçlarındaki başarı durumunu sadece eğitim yöneticisi ve öğretmene mal etme gayretinde olduklarını gözlemlemekteyiz. Bundan da eğitim camiası olarak rahatsız olduğunuzu belirmek istiyorum.
Biz eğitim camiası olarak her zaman eleştiriye açığız.Ama yapıcı ve olumlu eleştiriye.Hatasız kul olmaz ama bütün olumsuzlukları birisine güzellikleri de herkese mal edemezsiniz.Böyle yaparsanız hata edersiniz.Kamu sektöründe hiç kimse vazgeçilmez değildir.Ama her kurumun iç dinamikleri vardır.Bu dinamikleri harekete geçiren, amiyane tabirle insanları gaza getiren bir lider vardır.Siz onu yok sayamazsınız.Onu yok saydığınız zaman o ekip ekip olmaktan çıkar toplumsal bir yığın olur.Dolayısıyla toplumsal yığınlarında bir hedefi olmaz.
Bu ilçede yaşayan herkesin hedefi bu ilçenin eğitim öğretim seviyesini bulunduğu konumdan daha ileri nasıl çıkartabiliriz olmalıdır.Bu konu ile ilgili her zaman beyin jimnastiği yapmalıyız.Rakamlara takılmak yerine fotoğrafın tümünü görebilme yeteneğini kazanabilmeliyiz.Bu noktadan hareketle ilçemizin eğitim durumunu bizi ilgilendiren konular kapsamında iki başlık altında değerlendirebiliriz.
1.Okulöncesi eğitim durumu
2.İlköğretim eğitim ve öğretim durumu ve ortaöğretime geçiş
Bu başlıklar çoğaltılabilir.Her başlığın altında alt başlıklar oluşturulabilir.Ama bu sütün da bu başlıklara kısaca değinerek ilçenin eğitim durumunun bir fotoğrafını oluşturmaya gayret sarf edeceğiz.
İlçemiz okulöncesi eğitiminde Türkiye ve Konya ortalamasının çok üstündedir.(Türkiye Ortalaması % 33 ,Konya Ortalaması %56) Şehir merkezimizdeki tüm ilköğretim okullarında ve kasaba ve köylerinde anasınıfı açılarak öğrencilerimize hizmet vermektedir. Bu eğitimin batı Avrupa ülkelerinde %100 olduğu düşünülürse Seydişehir?deki ortalamanın ve okulöncesi eğitimim öneminin kavranmasında yöneticilerin duyarlılığı küçümsenmemelidir.
İkinci olarak ilköğretim okulları eğitim ve öğretim durumu ve ortaöğretime geçiş oranı incelenmelidir.1739sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve 222 sayılı ilköğretim kanununa göre İlköğretim okullarının iki hedefi vardır.Birincisi temel vatandaşlık becerileri kazandırmak ikincisi ise liselere öğrenci hazırlamak.Bu hedeflerin biri diğerine feda edilemez.İkisi de birlikte götürülmeye çalışılmalıdır.Ancak ilköğretim okullarında başarıyı sadece bu okullardan mezun olan öğrencilerin sınavla öğrenci alan liselere girme oranına göre değerlendirsek eksik bir değerlendirme yapmış oluruz.Çünkü bu okulların kanunla belirlen hedefinde yazıldığı gibi her türlü liselere devam eden öğrenci oranı başarı kıstası olarak ele alınmalıdır.Çünkü öğrencilerin başarı yada başarısızlığında öğrencinin kişisel becerisi, okulun ve velinin sosyo ekonomik yapısı, öğretmen kalitesi ,eğitim materyallerine ulaşma durumu ve yörenin demografik yapısı gibi faktörler etki etmektedir.Bu nedenle öncülü olmayan bir yıllık istatistiki verilerle öğrencilerin ve okulların başarı durumunu değerlendirmek eksik saptama yapmamıza neden olur.Böyle olduğu takdirde bile 2009 SBS sınavında Konya Ortalaması 314.000 Seydişehir ortalaması da 313.000?tür.Bu nedenle ilçemiz eğitimcilerine haksızlık etmeyelim.Önceki yıllarda elde edilen başarı oranlarını görmezlikten gelerek şu andaki durumu başarısızlık olarak göstermek bir haksızlıktır. İlçe genelinde ilköğretimden mezun olup liselere giden öğrenci sayısının %90 bulduğu ilçemizde başarısızlıktan bahsetmek eksik bilgi ile eğitim yöneticilerine vurmak, moral bozmak bu ilçeye hiçbir şey kazandırmaz İlçede sorun yok mu? Tabiî ki var.Ama bu sorunları çözebilecek kapasitede yöneticilerde var.İlçemiz eğitim ve öğretim açısından başarılıdır.Ama daha başarılı olabilmesi için sivil toplum örgütlerinden ,belediye yetkililerine, veliden öğrenciye yöneticiden öğretmene kadar herkesin elini taşın altına koyması gerekir.Bundan sonra da başarı kendiliğinden gelir. Onun için felsefe olarak herkes üzüm yemeli ,bağcıyı dövmek lüksünden vazgeçmelidir.Boş lafların ,gerginlik yaratacak demeçlerin , yazıların kimseye bir faydası olmaz.
Ayrıca okulların içine düştüğü durumu özetleyen Hakkı BALCI Bey?e de eğitim camiası olarak teşekkür ediyoruz.
