2 Şubat 2026, Pazartesi
18:02
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı
Demokratik açılım mı?? desem yoksa Kürt açılımımı desem pek bilemiyorum, hatta yakıştıramıyorum bile? Ama son günlerde ülkemizde bir komedi oynanıyor ki demeyin gitsin. Bunun baş mimarı olan iyi niyetinden şüphemiz olmayan Sayın Başbakanımız belki ülke barışı için çok önemli görüyor bu oyunu ama. Ya karşısındakiler, onlar da acaba hakikaten Başbakanımız kadar iyi niyetli mi?

Oynanmak istenen hatta oynanmakta olan sinsi oyunlara bir bakar mısınız? Ey bölücüler; siz hem bu ülkede yaşayacaksınız, bu ülkenin ekmeğini yiyeceksiniz, bu ülke parlamentosundan yemin etmiş vekil olarak milyarlar lira maaş alacaksınız. Ama bu ülkenin değerlerine, bayrağına, İstiklal Marşı?na önem vermeyip ülkenin başkentinde kongre yapacaksınız, kongrenize gizli yandaşlarınız olan Avrupa parlamentosundan, ABD?den, Avrupa Birliği?nden kadınlı erkekli gözlemciler getirteceksiniz, onlarla el ele kol kola gösteri yapacaksınız, kongreyi kongre olmaktan çıkaracaksınız. Diyarbakır?da DTP yürüyüşünde yine yabancı ülkelerden insanları yanınıza alıp, kışkırtıp ülkemizi kötüleyeceksiniz. Açılım projesinin içine ediyorsunuz. Maksadınız bağcıyı dövmek mi?

Ortadoğu?da 50 yıl önce İsrail devletini kurdurup bölgeye bir terörist jandarma yerleştiren Amerika şimdi ona destek olsun diye elinde maşa gibi oynayacağı bir jandarma devlet daha mı istiyor? İç savaşlar ve çeşitli entrikalar yaratarak Kürtlerin kullanılması ne ifade ediyor sizce?

Ey halkım, şimdi size soruyorum? Bizden hangi bir vekil böyle yabancı bir ülkenin bir partinin kongresine veya yürüyüşe gidip de o ülkenin bölücüleri ile işbirliği yapmıştır? Bize kimler baskı yapıyor ve biz bu baskılara neden boyun eğiyoruz acaba? Bizim o ülkelerden eksiğimiz nedir, bu duruma üzülmemek elde değil. Zaten PKK ve onun siyasi kanadı yıllardır bu ülkenin ekonomisine maddi katkı yapmadıkları gibi trilyonlarca lira zarar vermişlerdir. Yıllardır ülkenin batısı çalışıyor onlar da hazır yiyorlar. İşleri güçleri Türk, Kürt, kadın, çoluk çocuk, genç ihtiyar demenden insanları öldürmek, köyleri yakmak, evleri yıkmak olmadı mı? Bunlar kendi halklarına ihanet ediyorlar en başta.

Ben iyi niyetli Başbakanımıza ya da çevresindeki kurmaylarına, milletvekillerine dost gördüğü ve zannettiği ülkelerin yöneticilerine çok fazla güvenmemelerini tavsiye ediyorum. Büyük ülke olmanın sorumluluğu var üzerlerinde, tabi ki rahat oturamıyorlar koltuklarında. Ancak bu gidişin sonu pek iyi görünmüyor. Sen ve ülke insanı onlara taviz verdikçe onlar azgınlaşıyor. Milli ve manevi değerlerimizi ayaklar altına alıyorlar. Dış mihrakların kışkırtması ile bu ülke geri dönüşü olmayan bir maceraya sürükleniyor sanki. Çünkü bu provokatörler Kürt halkını bile temsil etmeyen satılmış cahillerdir. İçte bölücü, dışta çıkarcı düşmanların kandırdığı bu doğu ve güneydoğulu gençler hatta güya yöreden çıkardıkları akıllı geçinen milletvekilleri bile bu oyunun hop hopuna giden figüranlarıdırlar.

Sayın Başbakanım, senin sergilediğin ve niyet ettiğin açılımla bunların niyetleri hiç birbirine benzemiyor. Bunlara bu kadar cesaret vermemeliydiniz. Hani eskilerin bir sözü vardır ?Yüz verirsen deliye gelir eder halıya? diye. İşte bunlar aynen öyle. ?Bu memlekette Kürtler ikinci sınıf olarak ezildiler? diyenlere şunu soruyorum? Bu ülkede Kürtlerden Cumhurbaşkanı, Başbakan, milletvekili çıkmadı mı? Sanat camiası, sinema, tiyatro dersen hep onlardan. Emniyette yüksek makamlara kadar çıkanları yok mu? Bunları kim dışlamış, işte yoksul yaşam diyorsanız Anadolu?nun orta göbeği Afyon?un bir köyünde eğer insanlar yaşamları için yokluktan organlarını satıyorsa nerede Diyarbakır?ın geriliği, Şırnak?ın yoksulluğu, Siirt?in Mardin?in ezilmişliği? Kısa zaman önce güneydoğuda hastanede görev yapan bir kardeşimizle SÜ Meram Tıp Fakültesi?nde karşılaştık, etrafta görülen sedye ve tekerlekli sandalyelere bakıp hayretle kafasını salladı. Sordum ne oldu diye? Cevaba bakın: O küçücük ildeki hastanede böyle eskimiş pörsümüş ne sedye var ne de sandalye var, hepsi otomatik krikolu, kaldıraçlı, hastanın hareket durumuna göre ayarlanabilen, hepsi de yepyeniler. Bu gibi malzemeleri orda asla kullanmayız.

Varın yorumu siz yapın.

Geçenlerde bir televizyon programında konuşuyorlardı sanatçı denilen hanımlar, beyler. Hülya Avşar ?Kürt tarafımla guruluyum? demiş? Eyvallah kimse kınamaz gururlanabilirsin ama sizler sanatçılar olarak çok daha dikkatli konuşmanız lazım. Müjdat Gezen ?Güneydoğu insanı tabi biraz ezilmiştir? diyerek yıllar önce albay olan dayısından işittiği espri niteliğinde halk dilinde söylene gelen bir sözü ?alavere dalavere Kürt Memet nöbete? sözünü bile ezilmişlik olarak lanse edip adeta ülkedeki yangına körük tutuyorlardı? Yazıktır, sizler ya hayır söyleyin ya da susun. Bu gibi işler siyasetçilerin işidir diğerleri mesleğini yapsın. Önemli işleri Costner?larla, Avşar?larla ayağa düşürmeyin. Vatan evlatlarını Türk Kürt, kadın, çoluk çocuk, ihtiyar demenden katleden dağdaki eşkıyaya terörist denmez diyen Emine Ayna, Fatma Kurtulan?la, Ahmet Türk, Sırrı Sakık?larla bu açılım gerçekleşmez.

Allah bu ülkenin işlerini hayra tebdil etsin. Ermeni açılımı içinde bir tek sözüm var eski manalı bir atasözümüz bu. Kırk yıllık yani olur mu kani. Onlarla da olmaz çünkü onların beyinleri yıkanmış. Bir tarafa gül verirken dostlarımızı küstürüyoruz Saygı ile?

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı