Ülkemizin top yekûn yeni özgürlükçü ve katılımcı bir anayasaya ihtiyacının olduğu bu coğrafyada yaşayan vicdan sahibi olan herkesin ortak kaygısı ve beklentisidir.
Milletin beklentilerine cevap verecek bir anayasanın yapılması mecliste grubu bulunan partilerin ortak ittifakı ile mümkün olacağından, topyekûn bir anayasa değişikliği, yakın zamanda pek ihtimal dahilinde değil.
1921 anaysayası son derece ileri, milletin birebir temsilcilerinin katılmış olduğu milli egemenliği kayıtsız şartsız ortaya koyan bir anayasadır. Ne yazıkkı 1960 ve 1980 ihatilleri ile ortaya çıkan anayasalar millet egemenliğini rafa kaldıran, millet egemenliğini ?ama?larla kısıtlayan bir anayasal düzenin kurulmasına neden olmuştur. Bu anlamda Türkiye?nin çok partili siyasi hayatıda aslında,60 ve 80 anayasalarında dile getirilen bürokratik oligarşinin ve statükonun yanında olanlar ile değişimden ve millet egemenliğinin önünü açmaktan yana olanlar arasında süre gelmiştir hep.
Ak Parti 3 Kasım 2002 seçimlerinde tek başına anayasayı değiştirebilecek çoğunluğa sahip olmasına rağmen, milletimiz 22 Temmuz 2007 seçimlerin de de, özellikle seçim öncesinde oluşan anti demokratik havayla %47 ile çok büyük oy vermiş olmasına rağmen ne acıdır ki katılımcı demokratik ve millet egemenliğini esas alan yeni bir anayasa yapma iradesini ortaya koyamamıştır.
Ak Parti ye milletimiz, özellikle son seçimde bir tarafta 367 garabeti, diğer tarafta e-muhtıra, bir taraftan parlamento içindeki baskılardan dolayı millet, ?buyur kardeşim al şu yüzde 47 oyu doğru dürüst bir anayasa yap? dedi. Dolayısıyla bu anayasayı yapma vaadi, Ak Parti için bir fanteziden ibaret, ?yapılırsa iyi olur? diye değerlendirilecek bir konu olmaktan öte bir milli sorumluluktur haline gelmiştir.
Mevcut 12 Eylül anayasasına ilişkin bir takım iyileştirmeler iktidarın yapmayı düşündüğü 30 maddelik anayasa değişiklik paketinde görülüyor. Ancak bu değişiklik paketi daha önce yapılan anaysa değişiklikleri gibi 12 Eylül anayasasına yapılan bir yamadan ibarettir. Yamalı bohça haline dönen 12 Eylül anayasasına bir yamada iktidar partisi eklemeye çalışmaktadır. Bu iktidardan aziz milletimiz mevcut durum yanlısı bir takım değişiklikler yerine bütün milletin egemenliğini sağlayan reformcu bir anaysa yapmasını beklemektedir.
Anaysa değişikliği bir ülkeyi bütünüyle ilgilendiren bir hususken, anayasalarda herhangi bir siyasi partinin, herhangi bir siyasi görüşün anayasası konuşulmaz. Akp nin, chp nin mhp nin sp nin anayasası olmaz. Partilerin anayasa teklifleri olur ve partiler gerçekten demokratik bir ortamda, bütün sivil toplum kuruluşları ve toplum farklı kesimleri tartışarak bu anayasa üzerindeki görüşlerini olgunlaştırır ve anayasalar böylece ortaya çıkar.
Ancak iktidar partisinin bu konuyu bir kamplaşma konusu haline getireceği endişeleri bu süreçte bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Statükocular değişimciler , muhafazakârlar, sekülerler ,anayasa değişikliğinden yana olanlar ve olmayanlar gibi bir kamplaşmanın üzerinden bu anayasa sürecinin tartışmasının sürdürülmesi fevkalade yanlış bir tutum olur.
Aynı şekilde CHP başta olmak üzere mecliste grubu bulunan bütün siyasi partilerin bu kamplaşmayı sürdüren tavır, söz ve davranışlarının da türkiyede anayasa tartışma sürecini bir kördüğüme döndürmekten başka bir işe yaramayacaktır. Onun için bütün siyasi partilerin anayasa tartışmalarında ve olası bir referandum sürecinde siyasi bir propaganda içine girmekten, burada kamplaştırırız ve buradan birkaç puan fazla alırız gibi yanlış bir siyasi hesaptan geri durması lazım. Muhalefet partilerinin milletin karalarını başka mercilere düzelttirme yerine milletin kararına saygı duyması en akılcı muhalefet politikası olacaktır. Seçimleri referandumun gölgesinde bırakmak, kamplaştırıcı politikalar, iktidar partisinin ekmeğine yağ sürmekten ileri gitmeyen basiretsiz bir muhalefet anlayışı olur ancak.
Ülkemizin meseleleri ortadadır. Çözüm yollarıda ortadadır. Meseleleri çözmek ve yeni bir anayasa yapmak fırsatı varken kıytırık değişikliklere talip olmak kadar abes bir iktidar politikası, kıytırık anayasa değişiklik paketinde az da olsa millet menfaatine maddeler olasına rağmen sonucu iktidarın ekmeğine yağ sürmek olan millet Egemenliğine karşı çıkan bir muhalefet anlayışı nı unutmayın ki azizi milletimiz ayan beyan görmektedir.
