26 Nisan 2026, Pazar
08:11
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

1982 Anayasası?nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin tasarının mecliste görüşülmesinin ardından yapılan oylama neticesinde meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun sağlanamaması ve sonraki gelişmeler, ülkemizde altıncı kez referandum sürecinin başlamasına neden oldu.

         Referandum öncesi gerçekleşen propaganda süreci, toplumsal duyarlılığın artması anlamında olumlu geçse de özellikle bazı siyasal partilerin bunu bir seçim propagandasına çevirmesi (belki de gelecek sene yapılması düşünülen genel seçimlerin de etkisiyle?) olumsuz durumların yaşanmasına neden oldu. Hem siyasi parti liderlerinin üsluplarının sertleşmesi ile toplum içi kutuplaşmalar belirginleşti ve sertleşti; hem de halkın esas tercih yapacağı konularda eksik ve hatta yanlış bilgilendirilmesine neden oldu.

         Bir önceki yazıda da ifade edildiği üzere referandum, doğrudan katılım yöntemlerinden birisi olması nedeniyle halkın iradesinin de en iyi yansıtılabildiği bir yöntem ve demokratik hayatın geliştirilmesinin en önemli araçlarından birisi. Tüm bu nedenlerle 12 eylül günü gerçekleştirilen referanduma katılmak ve referandum yoluyla yapılması düşünülen değişikliklerle alakalı olumlu veya olumsuz görüş belirtmek büyük önem taşımaktaydı. Nitekim halkımız, bu referanduma %77 gibi bir oranla katılım göstermiştir. Bu oranın boykotçu yaklaşımlar ve referandumun bayram ertesine denk gelmesine rağmen ortaya çıkması, bir başarı olarak görülebilir.

Referandum sonuçlarının yorumu, başka bir yazının konusu olacak kadar geniş bir kapsama sahiptir ancak birkaç cümle ile yalnızca belli konulara vurgu yapmak faydalı olacaktır. Öncelikle oyların %58?inin ?evet?,  %42?sinin ?hayır? çıkması ?evet?i savunan kesimler için bir başarı olarak kabul edilebilir. Ancak söz konusu referandumun anayasanın belli maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin olduğu da düşünüldüğünde daha geniş kapsamlı bir uzlaşma ile neticelendirilmesi gerektiğinin daha kabul edilebilir olduğu da muhakkaktır. Üstelik bu sonuç, bundan sonra yapılması düşünülen buna benzer içerikteki değişiklikler için de önemli bir uyarı niteliği taşımaktadır. Diğer yandan referandum gibi yalnızca halkın belli konulardaki görüşlerinin ölçülmek istendiği uygulamalar için böylesine farklı ve ayrıştırıcı yollardan propaganda yapmanın doğru olmadığı da ortaya çıkmıştır. Bu durumdan kimse karlı çıkmamış, tam tersine toplum içerisinde vatandaşların birbirlerine bakışında olumsuz farklılaşmalar yaşanmıştır.

Son olarak referandum ve benzeri katılım yöntemleri, mümkün olduğunca siyasal ve ideolojik kalıpların dışına çıkılarak, bu ülkenin ve milletin faydasına olacak şekilde daha ılımlı ve uzlaşmacı bir biçimde işletilmelidir. Hele ki anayasa maddelerinin değiştirilmesi ve benzeri konularda geniş kesimleri kapsayan uygulamaların hayata geçirilmesi, bir zorunluluk haline gelmiştir. Gerçek demokrasinin oluşumu ve yaşanırlığı ancak bu sayede gerçekleşecektir.

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı