Kur?an?ı kerim?de Yusuf suresi vardır, bu surede Rabbimiz kullarına pek çok mesajlar vermektedir. Bu gün o mesajlardan birini, siz değerli okuyucularımla paylaşacağım.
Yusuf Peygamberin başından geçenler, bu surede çok uzun ve detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Yusuf (asm) çocuk yaşta iken kardeşleri tarafından kuyuya atılmış, kuyunun yanından geçmekten olan bir kervan onu bulmuş. Oradan alıp Mısır?a götürmüş, köle olarak Mısır Aziz?ine satmıştır. Kur?an?ı Kerim?de bu olayın anlatılması, Yusuf Peygamberin örnek ahlakını insanların kendilerine rehber etmeleri içindir. Kur?an?ı Kerim tarihten bahseder ama tarih kitabı değildir.
Yusuf (asm) sarayda delikanlılık cağına gelince, Mısır Aziz?inin hanımı, kendisiyle beraber olmaya çağırır. Yusuf peygamber kanının kaynadığı çağda, böyle çirkin bir işi şiddetle ret edebilmiştir.
Yusuf (asm) bu ahlak dışı davranış karşısında, nefsine karşı nasıl bir savaş verdiğini ve gösterdiği o yüksek ahlakı Kur?an?ı Kerim şöyle anlatır:
?Doğrusu ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis daima fenalığı ister kötülüğe sevk eder, ancak Rabbimin merhamet edip korudukları hariç. Doğrusu rabbim gafurdur, Rahimdir (affı ve merhameti bol olandır).? (1)
Şu mübarek ayet insanların dikkatini nefisten gelecek tehlikelere çekerek, onunla barışık olursanız sizi aldatır. Yusuf (asm) da öyle diyor ?ben nefsime güvenemem, o savaşta başarıyı Rabbimin merhametiyle elde ettim? diyor. Ama imtihan bitmiyor ki; bir başka türlü imtihanla karşı karşıya kalıyor. O bütün müsabakaları on üzerinden on puanla tamamlamıştır.
Sonunda da ne gibi nimetler elde ettiğini, yine kıssaların en güzeli olan Yusuf suresinde anlatılıyor. Fakat bizim konumuz, Yusuf peygamberin (asm) hayat hikâyesi değildir. Onun hayatı boyunca sergilediği örneklerden birine dikkat çekmektir.
Rabbimiz bu olayı bize naklederek manen diyor ki: ?Ey Âdemoğlu! Kulum Yusuf nefsiyle yaptığı savaşta zafer kazandı, biz de onu memnun olacağı bir makama çıkardık. Ey Âdemoğlu! Haydi, ileri atıl sana yol açıktır. Bütün sıkıntının anası ve tüm rezilliğin yuvası olan nefsin tembelliğini bırak, Yusuf (asm) gibi hem dünya hem de ahret sefasını kazan.
Nefisle mücahede etmek öyle kolay bir mesele değildir. Çok çetin ve zorlu bir iş olduğu bu ayetin Emmar kelimsinden de anlaşılıyor. Nefis, hırsla, şiddetle baskıyla emreden, hoşuna giden her şeyi yapmak isteyen, asla sınır tanımayan bir duygudur. Nefsin sahip olduğu bu özelliği Kur?an-ı Kerim Emmar kelimesiyle anlatmaktadır. Şeytan?ın da yardımıyla çok defa sahibine galip gelir, olmadık işleri yaptırır. Yusuf (asm) bile ?Nefse itimat edilmez, onun belasından ancak Allah?ın merhamet edip korudukları kurtulur? demektedir.
Madem Yusuf (asm) böyle diyor, öyleyse onun tavsiyesine uymak ve nefis karşısında takındığı tavrı takınmaktır. Nefis ve şeytanla yapılacak savaşta, galibiyeti Allah?tan ısrarla istemektir.
Peygamberler Allah?tan aldığı emirleri uygulamada, gösterdikleri olağan üstü sabır ve tahammül ile Allah?ın koruması altında kalıyorlar. Bir de Allah peygamberlere ayrıcalık tanımıştır, onlara tanıdığı ayrıcalığı bizlere tanımayabilir.
Cenab-ı Hak Kur?an?ı Kerim? de din düşmanlarıyla, savaşanlara mükâfatlar vereceğini şu ayetiyle bildiriyor: ?Alla din uğrunda savaşa gidenlerin derecesini gitmeyenlerden üstün tutmuştur. Savaşa iştirak edenler için çok büyük mükâfatlar vereceğini, onlara derece ve rütbeler, hususi bir mağfiret ve rahmetle imtiyazlı kılmıştır.?( Değil mi ki Allah bağışlayıcıdır, merhameti, affı ve ihsan-ı bol olandır. (3)
Cephede düşmanla savaş yapanlara, Kur?an dilinde mücahit denildiği gibi, nefisle kavga edenlere de mücahit denilir. Konumuza ışık tutan ve Fadâle İbni Ubeyd (ra) haber verdiği bir hadis?i şerif-te, Efendimiz (sav) buyuruyor ki:
?Gerçek mücahit, Allah rızası için nefsiyle savaşandır.? (2)
Ayeti kerime de de ?Uğrumuzda cihat edenlere elbette yollarımızı gösteririz. Şüphesiz Allah iyilik yapanlarla beraberdir. Buyrulmaktadır: (4)
Bir başka ayeti kerime?de de Rabbimiz şöyle bir müjde veriyor:
?İman edip iyi işler yapanları içinde ebedi kalmak üzere girecekleri, altıdan ırmaklar akan cennetlere koyacağız.? (5)
Artık eskisi gibi dış düşmanla savaşa çağrılmıyoruz, şimdi düşman içerde her an savaş devam ediyor. O vakit Allah?ın vereceği mükâfatı elde etmek için, büyük düşman olan nefisle savaştan taviz vermemek gerektir. Nefisle savaş yaparken, işin hafife alınmaması ve nefisten gelecek tehlikelerden sakınılması için, Efendimiz bizi şu hadis?i şerifiyle uyarıyor:
?Senin en büyük ve en zararlı düşmanın iki tarafın arasında bulunan nefsindir.? (6)
Bu büyük düşmanın karşısına büyük bir iman kuvvetiyle çıkmak gerektir. Çünkü nefis, Şeytan?ında desteğiyle her gün taktik değiştirerek hücum edip insanın ayağını kaydırır. İnsan nefsin oyununa gelmemek ve imanı güçlendirmek için, her gün imanı takviye eden bilgiler almak zorundadır. Yoksa nefsinin kazdığı kuyuya haberi olmadan düşer. İnsanın günlük olarak şahsında ve âleminde her an değişmeler olur. Bu sebeple imanı zayıflatan günah kirleriyle karşı karşıya kalır. Sonra da yaptığım işten pişmanım der, ama ne fayda tetiği çekmiş, adam ölmüştür. İnsanın bir dakika nefse teslim olması, senelerce hapis yatmasına sebep olur.
İşte Efendimiz tamiri imkânsız yıkımlara sebep olan nefsi terbiyeye çalışmak en büyük cihat olduğunu haber vermiştir.
Rivayete göre, Allah Resulü (sav) bir savaştan çok büyük zafer havası içinde dönen ashabına, ?kahraman ordu zaferiniz mübarek olsun, ancak ( şunu) iyi bilmelisiniz ki:
?Küçük cihattan büyük cihada geçiyoruz, (onda da zafer kazanırsak davayı kazanmış oluruz.?)
Bedir gibi çetin bir savaştan dönen ashapta bu haber şok etkisi yaptı. Dediler ki, ?Ey Allah?ın Resulü! Bundan büyük hangi cihat vardır??
Allah Resulü (sav) buyuruyorlar ki: ?Bundan daha büyük cihat, nefis ile yapılan cihattır.?(7)
Hariçteki düşmanla savaşmak kolaydır, çünkü cephe bellidir, kullanılacak silah da bellidir. Ama tehlike içeriden geliyorsa, kurt gövdenin içindeyse karşı koymak çok güçtür. Bu durumda silahla savaş olmaz, silah yerine kitap kullanılacaktır nefisle yapılacak savaş da böyledir. Çünkü nefsin içerde belli bir cephesi yok, nereden ve ne zaman saldıracağı bilinmez.
Kur?an?ı Kerim?de iç düşmana karşı kullanılacak silah açıkça belirtilmiştir. Rabbimiz, Furkan Suresinde Efendimize şöyle buyuruyor:
?Sen o kâfirlere itaat etme ve Kur?an-a dayanarak onlarla büyük cihadı gerçekleştir.? (8)
Bu sure Mekke?de nazil olmuş, Efendimize henüz silahla cihat yapma izni gelmemiştir. Demek içerde yapılacak büyük savaş kitapla olacaktır. Konumuzu küçük bir fıkrayla bitirelim.
Merhum Dr. Ayhan Songar?a Trakya?dan bir hasta gelmiş, Ayhan bey hastaya sormuş ?soyadınız nedir?? Hasta demiş, ?efendim kavgalı? Songar hoca tebessüm ederek tekrar sormuş ?kiminle kavgalısın?? ?Doktur bey birde soruyorsun kiminle olacak nefsimle? demiş. Songar hoca, ?öyleyse sen kazandın.?
(1) Yusuf Suresi,12/53
(2) İ. Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ
Yayınları: 5/19; 500 Hadis, no:379, ö. Nasuhi
(3) Nisa Suresi, 95-96
(4) Ankebut Suresi, 29/69
(5) Furkan Suresi, 25/52
(6) Risa Nurda, kutsi kay, A.Kad Badillı, Env Neşri, sa 626; 500
Hadis.no, 2
(7) Nisa Suresi, 4/95, tefsir Elmalılı Hamdi Yazır.
(8) Nisa Suresi,4/57


