Samimiyetine güvendiğim bazı dostlarım kocaman Seydişehir bir vekili idare edemediniz, neyi paylaşamıyorsunuz diye zaman zaman şahsımı ve dostlarımı öz eleştiriye tabi tutuyorlar. İlçe teşkilatında bulunan insanların paylaşabilecekleri hiç şeyin olmadığını, ancak vekilin kaybetmek istemediği çok şeyin olduğunu bütün akıl sahipleri bilir.
Değerli dostlarım! şehrimizin ufkunu sekiz senedir karartan malum şahısla Seydişehir?de bir zihniyet mücadelesi yapılmıştır.
Bu mücadelede ki samimiyetimizi, davamıza olan sadakatimizi, çok uzun süre önce Başbakanlığa göndermiş olduğum mektubu okuduğunuz zaman neyin kavgasını verdiğimizi daha iyi anlayacağınızı ümit ederim.
SAYIN BAKANIM* (1)
Sizi 1977 yılından beri tanıyorum ve izinizi takip ediyorum, Sizin samimi ve ihlâslı çalışmalarınız benim hayatımda her zaman örnek oldu, sizin samimiyetinize olan inancım bu mektubu size yazma cesareti verdi ve davamız adına beni mecbur etti.
Böyle sıkıntılı bir zaman da şunu düşünebilirsiniz biz neyle uğraşıyoruz taşra neyle uğraşıyor, ama biz biliyoruz ki taşra sağlam zemine oturursa Ankara daha güçlü olur.
Sayın Başbakanımızın ve sizlerin dünya vizyonu oluşturma yanında birilerinin taşra da sizin vizyonunuzu temsil edememesi hatta partinin dünya vizyonunu kavrayamayıp şahsi küçük hesaplar yapması, bana bu mektubu yazdırdı.
Teşkilatta bir geçmişi olmayan ama temiz ve efendi, olarak gördüğümüz tahsilli, genç olan, Harun Tüfekçi o zaman Seydişehir de yeni avukatlık bürosu açmış bir kardeşimizdi. İlçe Başkanlığı teklif etmemize rağmen kabul etmemiş zorla ilçe başkanı yapmıştık.
Sonra Harun Bey 2002 de milletvekili oldu, daha 2004 öğretim görevlisi olan İbrahim Halıcıyı aday yaptık ve Konya Seydişehir de yıllarca verilen mücadele sonunda belediyeyi ilk kez aldık, çok sevindik ve inşallah bir daha kaybetmeyiz dedik, ilk kez bizim düşüncemizde içimizden biri Seydişehir de belediye başkanı olmuştu..
Bu süreçte belediyede çok hayırlı hizmetler yapmak nasip oldu.2007 de Harun Bey yeniden milletvekili seçildi, ancak gelişen süreçte sayın vekil Harun Tüfekçiyle 2.dönem vekilliğinde sıkıntılar oluşmaya başladı.
Birinci dönemde belediyeyi, teşkilatı tabanı dinleyen Harun Bey, ikinci dönem kimseyi takmaz oldu.
Etrafında bizim düşünce dünyamızdan uzak, kendisinin hatasını söyleyemeyen, onu ve partiyi kullanan bir azınlık gurupla hareket eder oldu.
Bizim eleştirilerimiz ona hoş gelmedi, biz her hafta sonu kırmızı plaka meclisin arabasıyla gelme dedik ?Beni kıskanıyorsunuz? dedi.
Şunu özellikle söylüyorum. Yola çıktığı insanların hepsini tek tek harcadı. Şu anda yola çıktığı partili arkadaşlarımızdan bir tanesi bile yanında değil.
Ankara da siyaset geliştirme, partinin vizyonunu kavrama yerine, sürekli Seydişehir de küçük işlerle uğraşmayı tercih etti.
Öyle ki hastaneye, belediyeye vb. yerlere alınacak şirket işçileri ile uğraşır hale geldi,her yere kendi köylüsünü katma derdine düştü.
Örneğin devlet hastanesine alınan 90 şirket işçisinin 13 tanesi kendi köyünden 3500 nüfuslu bir kasabadan 3 kişi alınmış o büyüklükte 2 başka kasabadan hiç adam alınmadığı halde küçük bir köyden 13 kişinin alınmasını, biz teşkilat olarak hiç kimseye izah edemedik.
Ayrıca son iki yılda devlet hastanesine iki müdür yardımcısı atandı ikisi de kendi köyünden birincisine tamam dedik ama ikincisini teşkilata rağmen atadı, çok eleştiri aldık. Yani 63.000 nüfuslu ilçede 8 yılda iki müdür yardımcısı atadık ikisi de sayın vekilin köyünde belediyede de aynı tasarrufta bulunmak istedi başkan Halıcı dediklerinin bir kısmını tabanın eleştirilerine rağmen yaptı ama vekil bey tatmin olmadı artık ikinci dönem vekil oldum diye, kimseye eyvallahı olmaz oldu.
Birde kırmızı plaka ile Seydişehir?e her hafta geldi ve ?şehir benden sorulur bu şehri Ankara benden tanır ve bana sorar? havasına girdi?
. Devam edecek?
* (Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç)


