Namazın faydalarından biride, namazı kılan kişiyi uyarmasıdır.
?Bak, bir muhasebe yap! Soğukta sıcakta azda olsa namaz kılmanın bir zahmeti var. Hem namaz kılmakla cebine maddî bir şey girmedi. Şeytan da yeteri kadar engel çıkardı. Bütün bu engelleri aştın ve namazını kıldın, fakat Kur?an?ın sair emirlerin de yapacağın lakaytlık ve tembellik bütün önceki yaptıklarını iptal edebilir veya istifaden azalır.
Namaz, sahibine bu noktaları ihtar edip, kalplere İlâhî azametin yerleşmesini ve sürekliliğini sağlar. Bu ikaza kulak verenin bazen bir tek namazı, onun bütün günahlarını affettireblir Allah?ın tevfik ve inayetiyle.
Böyle bir namazı kazanmak için namaza devam etmek gerekir. Çünkü o tek namaz, bütün namazların içinde gizlidir. Bunun için de camiye ve cemaate devam edilmelidir. Kadir gecesi, senenin bütün günleri içinde gizli olduğu gibi, veliler de kullar içinde gizlidir. Cuma günlerinde duaların kabul olduğu mübarek saat, yirmi dört saat içinde gizlidir. Senin kurtuluşuna vesile olacak, makbul namazın, bütün namazlarının içinde gizlidir. O faziletli namazı yakalayabilmek huşu içinde namaza devam etmekle mümkündür.
Kur?an-ı Kerim bu noktayı hatırlatmak için şöyle ifade buyurur:
?Onlar namazı saygıyla, huşu içinde eda ederler! İşte asıl kurtuluşa erenler de bunlardır.? (1)
Kur?an kurtuluşun reçetesini böyle sunuyor.
Ebu Hüreyre? nin (ra) rivayet ettiği bir hadis?i şerif?te de Allah Resulünü şu ifadelerini görüyoruz:
?Allah, hatalarınızı silecek, süpürecek, affettirecek ve derece derece sizi yükseltecek, evc-i kemâle çıkaracak, makâm-ı muallâyı ihraz etmenize, vesile olacak, bir hususu söyleyeyim mi??
Ashap: ?Evet ey Allah?ın Resulü!? dediler.
Efendimiz devamla şöyle buyurdu:
?Mükemmel abdest almak, namaz için hazırlanmak ve çok zor olduğu zamanda dahi tastamam abdest almak, camilere çok sık adım atmak, bir namazı kıldıktan sonra ikinci bir vaktin gelmesini beklemek.? (2)
İşte Allah?a bağlılık ve irtibat budur. İnsan Allah? ile arasında kuracağı bağı Resulü Ekrem (sam) böyle açıklıyor. Hatta ashabı kiramdan, Ebu Hüreyre (ra), bu mükemmel abdeste riayet etmek için, elbisesini koltuk altına kadar, ayaklarını da diz kapaklarının altına kadar sıvar, öyle abdest alırdı.
Ashap:
?Ya Ebu Abdullah, mübalağa yapıyorsun, dediler.
Ebu Hüreyre (ra) Allah Resulü buyurdu ki: ?Mü?min abdest suyunun değdiği yere kadar süslenir,? ve Ebu Hüreyre ilâve etmiştir:
?Her kim yüzünde ve ellerinde parlaklığın artmasını isterse, abdest organlarını mübâlağalı yıkasın, ben böyle yıkarım? demiştir.
?Allah Resûlü buyurmuşlardı ki? ?Cenâb-ı Hak benim ümmetimi elleri, yüzleri pırıl pırıl olarak haşredecek.?
-Neden Yâ Resülellah, diye soruldu.
?Abdestin tesirinden.? buyurdular. (4)
Yine bir başka rivayette şöyle buyurdular:
?Abdestinizi tas tamam alın, topuklar için ateşten azap vardır, ( cehennem azabından sakının.)?
Topuklarda ve ökçelerde kuru yer kalanların abdestsiz namaz kılmalarından ötürü onların cennete gidemeyeceklerini ihtar etmişti.? (5)
Allah Resulü, bir taraftan namaz ve abdestin faziletleri, diğer taraftan abdesti tam almamanın neticesinde, insanın manen sukut edeceğini haber vermiştir.
Ribat Nedir?
Ribat; sadakat, bağlı bulunduğu şeyi muhafaza etmek döneklik yapmamak anlamına gelir.
Abdesti mükemmel alır, namazı tadil-i erkânla kılar ve namazdan sonra ikinci bir vaktin namazı beklenirse Allah ile olan bağ kopmamış olur.
Namaz kılan bir insan bu haliyle şunu demiş oluyor:
?Ben Allah?a kul olduğumu itiraf ediyorum. Allah?ın ipine sımsıkı bağlılığımdan şeref duyar ve neşe alıyorum.?
Nasıl ki mübarek bir insan evimize misafir gelse, ona hizmet etmeyi bir şeref sayar ve ona hizmetimizle övünürüz. O hizmeti yaparken çektiğimiz zahmet bir iftihar vesilesi olur. Aynen bunun gibi, kul namaz ile Rabbinin hizmetine girmiş olur. Bu da o kul için bir iftihar vesilesiyle olur. Çünkü kul ile Rabbi arasında yüksek bir bağ ve ulvi bir dostluk kurulmuştur.
Namaz öylesine nezih bir ibadettir ki, çok defa tarifinden aciz kaldığımız manevi bir zevki tattırır. Evimize misafir gelen büyük âlime hizmet ederken nasıl büyük bir zevk ve lezzet alıyorsak; Allah?ın huzuruna gelip el bağlayıp namaza durduğumuz zaman da büyük bir lezzet ve zevk alırız. Saygı ve huşû içerisinde namazı eda ederiz.
?Namaz, Hâlık-ı Zülcelâl tarafından her yirmi dört saat zarfında tayin edilen vakitlerde manevî huzuruna yapılan bir davettir. Bu davetin şen?indendir ki, her kalp kemal-i şevk ve iştiyakla icabet etsin. Ve mi'racvari olan o yüksek münacata mazhar olsun.
Namaz, kalblerde azamet-i İlahiyeyi tesbit ve idame ve akılları ona tevcih ettirmekle adalet-i İlahiyenin kanununa itaat ve nizam-ı Rabbanîye imtisal ettirmek için yegâne İlahî bir vesiledir. Zâten insan medenî olduğu cihetle, şahsî ve içtimaî hayatını kurtarmak için, o kanun-u İlahîye muhtaçtır. O vesileye müraat etmeyen veya tenbellikle namazı terkeden veyahut kıymetini bilmeyen; ne kadar cahil, ne derece hâsir, ne kadar zararlı olduğunu bilâhere anlar, ama iş işten geçer.?(6)
Ey insan! Eğer namazı kılsan, o âlemin yaratıcısı olan Rabbine yönelsen; birden sana bakan âlemin aydınlanır, karanlık odanı elektrik düğmesine basıp aydınlattığın gibi namazla manevi âlemini aydınlatırsın.
?Ey insan ?Sakın deme, Benim namazım nerede, şu hakî katı namaz nerede? Zira bir hurma çekirdeği, tıpkı bir hurma ağacı gibi, kendi ağacını tavsif eder. Fark yalnız icmal ve tafsildedir. Senin ve benim gibi bir âmînin-velev his etmese de- namazı, büyük bir velinin namazı gibi şu nurdan bir hissesi var, şu hakikatten bir sırrı vardır, isterse şuuru taalluk etmesin. Yalnız derecata göre inkişaf ve tenevvürü ayrı ayrıdır. Nasıl bir hurma çekirdeğinden tâ mükemmel bir hurma ağacına kadar merâtip var. Öyle de namazın deracâtında da daha fazla mertebeler bulunabilir. Fakat bütün o mertebelerde o hakikat-ı nûrâniyenin esâsı bulunur.?
Dökülür bedenden cümle günahlar
Namaz işin abdest aldığın zaman
İki melek iki yanında durur
Sabah namazını kıldığın zaman
Dahi namazını terk etme sakın
İster isen ola imanın bütün
Hak kulum der sana Resul ümmetim
Öğle namazını kaldığın zaman
Gökten yere iner bütün melekler
Meleklere müştak olur felekler
Kabul olur anda bütün dilekler
İkindi namazın kıldığın zaman
Cennet bahçesini Hak kendi bezer
Şad olur müminler içinde gezer
Kiramen Kâtibin sevabın yazar
Akşam namazını kıldığın zaman.
Bu namazdır müminlerin burağı
Hak Tealâ yakın eder ırağı
Cennet Alâ olur anın durağı
Yatsı namazını kıldığın zaman
Ecel yastığına koyunca başın Dökülür gözünden kan ile yaşın
İman Kur'an olur senin yoldaşın
Azrail?e canın verdiğin zaman
Kaynaklar
1. Mü?minun Suresi 23/1-2.
2. Müslim, Taharet, 41, Sa, 219; Cemü?l-Fevaid, Büyük Hadis Külliyatı, No, 509, Çeviren: Naim Erdoğan, İz, Yayıncılık, İstanbul, 2006
3. Müslim Taharet, 40, Sa, 219; Cemü?l-Fevaid, Büyük Hadis Külliyatı, No, 609, Çeviren: Naim Erdoğan, İz, Yayıncılık, İstanbul, 2006.
4. Cemü?l-Fevaid, Büyük Hadis Külliyatı, No, 606, Çeviren: Naim Erdoğan, İz, Yayıncılık, İstanbul, 2006,
5. 500 hadis, No:13, Ömeri Nasuhi, Diyanet işleri reisi, Eski, Bas, Basım yayın, İstanbul, 1961 6.Üstat Bediüzzaman?ın İşarat-ül İ?caz, Sa, 43.


