Ey ibadetteki lezzet ve saadeti bilmeyen tembel insan! Şunu iyi bil ki: Cenab-ı Hak, İlâhî bir ikram olarak, hizmetin mükâfatını, hizmet içine koymuştur. Amelin ücretini, amel içinde toplamıştır.
İşte bu sır içindir ki mevcudat, taş, toprak gibi cansız katı maddeler ve hatta en küçük şeyden en büyük şeye, (atomdan güneşe) kadar her şey bir vazife ile mükellef kılınmıştır.
Bütün çalışmaları ve gayretleri Allah?ın takdir ettiği bir program çerçevesinde cereyan ediyor. Arıdan, sinekten, tavuktan tut; da Güneş ve Ay?a kadar her şey, kendine has bir lezzetle vazifesine çalışıyor. Demek ki hizmetlerinde bir lezzet var. Akılları olmadığı halde, akıbeti ve neticeleri düşünmeden, mükemmel olarak görevlerini tavizsiz yerine getiriyorlar. Kur?an?ı Kerim?de ifade buyrulduğu gibi her şey yaradılıştan gelen vazifelerini eda ediyorlar.
O vakit akıllı insan da boş duramaz, dilediği gibi değil, emir olunduğu şekilde yaşamaya çalışır.
Mesela, ibadetler içinde birinci sırayı alan namazdır. Namaz kılan bir adamı, Kur?an?ı Kerim şöyle tarif eder:
?Muhakkak ki namaz insanı ahlak dışı davranışlardan ve meşru olmayan işlerden uzak tutar.? (1)
Namaz kılan adamın namazı onu uyarır:
Ey insan yaptığın işlerde kusur varsa, ölçü ve tartında başkaları tarafından eleştirili-yorsan, kısacası istikametinde arızalar tespit ediliyorsa bir yerde yanlışlık var demektir.
Allah, kusurdan münezzehtir, verdiği haberlerin hepsi doğrudur ve haktır. İnsan namaz kıldığı halde günah işlemeye devam ediyorsa, kıldığı namazda bir noksanlık vardır. ?Namaz sahibini kusur işletmez, onun eğri büğrü yaşamasına mani olur.
Namaz kıldığı halde bilerek kusur işlemeye devam ediyorsa, borcu ödenmiş olsa bile namazla elde edilmesi gereken sevabı kaybeder.
Ey insan, yaptığın işlerde, alış verişlerinde ve diğer davranışlarında, elif gibi dosdoğru olmaya çalış. Çünkü sen günde kırk defa sünnetleriyle beraber namaz kılıyorsan Rabbim beni doğru yola ilet diyorsun. Eğer sen eğri büğrü yaşarsan, Allah seni doğru yola iletir mi?
Sen iradeni yanlış yolda kullanırsan Allah da hükmünü ona göre verir. Nitekim Kur?an?ı Kerim?de şu ifadeleri görüyoruz:
?Bir millet kendilerinde bulunan güzel ahlakı ve meziyetleri değiştirmedikçe Allah da onlara verdiği nimetleri, o güzel vaziyeti değiştirmez.? (2)
Madem Rabbimiz, hakkımızda vereceği hükmü bizim tutumumuza bağlamış, öyleyse kendimizi iyi kontrol etmeliyiz. Yanlış yapmamak için çaba harcamalıyız. Cenab-ı Hak insanı mükerrem yaratmıştır. İnsan, kendine verilen aklı ve zekâyı Allah?ın emrettiği yerde kullanması lazım. Ama o kendi iradesiyle hilede ve çirkin işlerde kullanırsa, Allah da ona ihsan ettiği nimetleri elinden alır.
Kur?an?ı Kerim ve hadis?i şerifler, bize ikram edilen nimetlere baktırıp şöyle diyor: ?Yerleri, gökleri ve içinde bulunan dağları, taşları ve canlı, cansız tüm eşyayı atomdan güneşe kadar bütün kâinattaki her şeyi sizin istifadenize sundum. Sizlere bu kadar ikramlarda bulunan Rabbinize ibadet edin ve sizlere yaptığı ikramlara karşı liyakatinizi gösterin.?
Gösterdiğiniz tüm gayretlerinizi Allah karşılıksız bırakmayacaktır diye, Kur?an?ı Kerim?de müjdeler veriliyor:
?Allah imanlarınızı (ibadetlerinizi) boşa çıkaracak değildir, çünkü Allah insanlara karşı pek şefkatli ve çok merhametlidir.? (3)
Kaynaklar:
1. Ankebut Sûresi, 45)
2. Enfal Suresi, 8/53
3. Bakara Suresi, 2/143.


